Yoldaş Bilic

Kişilik kazanmak, kazandırmak kolay değildir. Devrimci kararlılığı ister, sabır ister, özveri ister yani ister de ister.

Ama mesela sabır, sizde olsa bile diğerlerinde olmayabilir ve yavaş yavaş homurtular başlar. Hah işte o zaman yandınız, altınız oyulur inceden inceye, yavaş yavaş!

Ve bir bakmışınız, soluğu kapının önünde almışsınız. Neye uğradığınıza şaşırır ve mecburen arkanıza bile bakamadan çekip gitmek zorunda kalırsınız…”

bilic

Konu Beşiktaş olunca yukarıda anlattığım tablo çok defalar ne yazık ki, yaşandı.

“İyi hoş da neden şimdi bunları yazıyorsun, daha bir şey olmadı, takım ligde iyi bir yerde bulunuyor” diyenleriniz olabilir. Haksız değilsiniz ancak ben çabuk huylanan bir adamım ve şimdiden huylanmaya başladım.

Peşin peşin yazayım ki, yolun yarısında adam gibi bir adamı kaybetmeyelim. Hatta hep deriz fakat lafta kalır ya, “gerekirse bu sene şampiyonluk gitsin ama geleceğin takımını kuralım” diye, işte bir kez olsun bu sözümüz havada kalmasın isterim.

Çünkü Slaven Bilic bir devrimci, Che Guevara’nın da dediği gibi ‘devrimcinin işi devrim yapmaktır’, müsaade edelim devrim yapsın. Ekonomik devrimi başkan Fikret Orman yaptı, sahadaki devrimi ise yol verelim yoldaş Bilic yapsın.

fiko

Bir kez olsun sabrın sonundaki selameti, selametle görelim.

Bir niyaz yazısı oldu, farkındayım ama bir o kadar da uyarı yazısıdır.

Efsane başkan Süleyman Seba’nın “Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız, kimsenin adamı olmayın” veciziyle işaret ettiği, birilerinin adam(!)larına karşı erkenden alınmış bir önlemdir.

Naçizane, bugün yaşadıklarımızın dünün bakiyesi olduğunu, yarın yaşayacaklarımızın ise bugünün bakiyesi olacağının şuurunda bir çocuğum.

İşte bu nedenlerle ve bu niyetle yazıldı bu yazı.

Şimdi hep birlikte tekrarlayalım:

güzel günler göreceğiz, güneşli günler…”