Yılın kutuplaştıran filmi: Cloud Atlas

Roman uyarlaması Cloud Atlas’ın birkaç alakasız filmden çıkmışçasına birbirinden farklı havaya sahip sahnelerden oluşan fragmanından iki şey belliydi. İlki Wachowskiler ve Tom Tykwer’in büyük oynadıkları, ikincisi bu filmin tam bir “ya bayıl ya nefret et” filmi olacağıydı. Eğer Kubrick (2001: A Space Odyssey) veya Malick (Tree of Life) ayarında bir yönetmene ait değilse bu kadar büyük sorulara yanıt arayan, hem deneysel, hem büyük bütçeli filmlerin kaderi The Fountain’in neredeyse Darren Aronofsky’nin kariyerini bitirmesinden de görebileceğimiz üzre izleyicileri ve eleştirmenleri ikiye bölmektir çünkü.

Film 1849 ve 2321 yılları arasında alti farkli zaman diliminde geçen bambaşka hikayelerden oluşmakta. Bu hikayeler domino etkisiyle birbirine bağlanıp filmin temasını oluşturuyor ve aynı oyuncuları farklı zaman dilimlerinde bambaşka karakterleri oynarken görüyoruz. Köleliğe karşı gelen bir avukat, dahi bir müzisyen, gerçeklerin peşindeki bir gazeteci, kardeşi tarafından hapsedildiği huzurevinden kaçmaya çalışan bir yayıncı, özgürlüğü için savaşan bir android ve kendi inançlarına hapsolmuş ilkel bir kabilenin üyesinin hikayeleri gerçekten de görkemli bir şekilde birbirine bağlanıyor, ama Cloud Atlas yine de potansiyelinin altında kalıyor.

Kanımca Cloud Atlas, kendisini sandığı kadar derin bir film olamıyor. Film bazı temalarını zekice işlese de genel olarak 2001 veya Tree of Life’ta görülebilecek incelikten yoksun olduğu, temalarını izleyiciye bas bas bağırdığı yerler de mevcut. Bu özellikle diğer hikayelerin yanında biraz daha klişe kalan bilimkurgu/devrim hikayesinde ve ilkel kabilenin batıl inançlarının direkt onların kulağına fısıldayan çirkin bir yaratık olması gibi zayıf sembolizmlerde belli oluyor. Saf iyi ve saf kötü karakterlerin bolluğu da bu kadar büyük temalar işlemeye kalkışan bir filme yakışmıyor. Oyuncuların birbirinden alakasız karakterleri oynaması bir sürü hoş sürprize yol açsa da bazı zorlama seçimler dikkat dağıtıyor. Yine de kendinizi filmin epikliğine kaptırdığınızda bunları görmezden gelebiliyor ve filmden fazlasıyla keyif alabiliyorsunuz.Filmin kadrosu Tom Hanks, Halle Berry, Ben Whinshaw, Susan Sarandon, Hugo Weaving, Jim Broadbent, Jim Sturgees ve Hugh Grant’ten oluşmakta.

Dediğim gibi, Cloud Atlas büyük oynayan ve kotarması çok zor bir film. Özellikle Wachowskiler kanımca bu seviyede yönetmenler olmasa da Cloud Atlas ilginç bir deneme ve kesinlikle izlenmeyi hak ediyor. Zira filmden nefret etmeniz kadar hayatınızın filmlerinden ilan etmeniz de bir o kadar mümkün. Ben arada kalanlardanım.

Filmin fragmanı:

YouTube Preview Image