Yıl 1977

Yıl 1977. Bir punk’çı olsaydım keşke, saçımda çiçeklerle. Havada 69 devrimi kokusu vardı 77’de. Müzik önemliydi, radyo kraldı. Medya ruhunu satın alamazdı. Plakçılarda plaktan başka birşey yoktu. Futbolcuların saçları hala uzundu ve yüzleri-gözleri çamur olurdu. Saçımda çiçekler, havada başka bir koku vardı. 1976’yı 1977’ye bağlayan gece, Londra’nın Roxy kulübünde sahnede Clash vardı, Joe Strummer beyaz gitarıyla “1977”yi söylüyordu. No Elvis, No Beatles, No Rolling Stones…

Ve yurdum gazetelerinden 1977 tarihindeki haberlerden bir seçki…

“Bombalar düşmesin gül bahçelerine / Nefreti sokmayın  insan sevgimize… Nükhet Duru’nun kabare gösterisinde okunan ‘Harp ve Sulh’ şarkısının ‘komünizm propagandası’ içerdiği tespit edilmiş. Üstüne üstlük bir de perdede Stalin resimleri gösterildiği bildirilmiştir. Duru’yla birlikte sahne arkadaşları Ali Poyrazoğlu ile Korhan Abay ve  söz yazarı Mehmet Teoman, gözaltına alınarak yedi saat sorgulandı.”

“77’nin ocak ayında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, İstanbul genelinde son bir yıl içinde 510 öğrenci olayının meydana geldiği, bu olaylarda 13 öğrencinin öldüğü, 254 öğrencinin yaralandığı bildirildi.”

Elvis Presley 16 Ağustos 1977’de hayatını kaybetti. Ve bir gazete çıkan haber şu şekildeydi. “Anneler, babalar ondan nefret ediyor, bu ise gençlerin onu daha çok sevmesine yol açıyordu. Siyah saçları, dolgun dudakları, daracık pantolonuyla Elvis çokları için bir seks ilahıydı. Elvis’in konserlerinde polis birlikleri her an bir olay çıkmasın diye hazır bekletilir, bayılan kadınları hastaneye götürmek için hemşireler getirtilirdi.”

İstanbul Taksim Meydanı’nda kutlanan 1 Mayıs kanlı bitti, vurularak veya ezilerek çıkan panikte ezilerek, toplam 34 kişi can verdi. Bugünkü The Marmara Oteli’nden ve Sular İdaresi’nden halkın üstüne ateş açanların kim oldukları devlet güçleri tarafından hiçbir zaman sorgulanmadı. O günkü bir gazetenin başlığından bir örnek “Maocu vatan hainleri İşçi Bayramı’nı kana buladı: 39 ölü var.”
“Türkiye’de ilk defa hazırlanan Altın Süzme Çay adındaki Avrupai poşet çaylar yakında piyasaya çıkıyor. Çay tiryakileri için özel olarak paketlenen çay, çok kısa sürede kolayca hazırlanıyor! Bir çay bardağı sıcak suya poşetin atılmasıyla içime hazır hale gelen çayın durdukça demi artıyor!”

 “Mick Jagger, 1977 yazında, karısı Bianca’yla, Ahmet Ertegün’ün Bodrum’daki evinde tatil yaptı. Elvis’in ölüm haberini TRT’den aldı. Ayla Algan, o günlerde Ertegün’ün evini ziyaret ederek anılarını Hey Dergisi’ne aktardı: Mick Jagger bir lokantada Zeki Müren’li bir masada bulunmuş ve Müren’den “Madem derdimi sordun dinlemeye mecbursun” şarkısını zevkle dinlemiş.”

Düşünmek, hayaller kurmak, rüyalara yolculuk yapmak, gerçeklerle uyanmak, gidip gelmek, insanın iç dünyası, gündelik hayatın faşizmi, milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde edebiyatı, bilinçaltı karmaşası, beynin ücra köşesinde sıkışanlar, ben, siz ve ötekiler, çoğala çoğala tükenenler… Ve herşeyin özetine takılı kalmış fikirler..

İyi, kötü ve çirkin… Yeni yıl hoşgeldin… Umarım 2013, tüm duvarlara devrik cümlelerle “belki bir gün yeniden” yazdığımız bir yıl olur…