Yeni Rakı’yla nostalji ‘Yeni’den

Bu topraklardan çıkan en güzel ve en bizden şey ne diye sorsam, cevapların en başında rakı gelecektir. Gelmelidir de.. Kalkıp her yerde binlerce kez okuduğunuz ‘yok efendim, rakı dünyanın en iyi içkisidir, efkârdır rakı; ağlatır, güldürür, erkek adam içkisidir, adam gibi içilir vs. vs.’ tarzı yer işgal itmek için söylenen şeyleri sıralamayacağım. Zira herkes illa bu muhabbete hayatında bir kere bile olsa girmiştir. Yine de belirteyim, bir Tekirdağlı olarak en sevdiğim içkidir bu ab-ı hayat. Öyle içmek için muhabbet sofrası ve meze de aramam. Bu yüzden biz Türklerce biraz ‘değerüstü’ edildiğini de düşünürüm rakının hep. Evet rakı güzeldir de, methiyeler düzmene de gerek yok; rakı bu, iç işte..

Şu noktadan yakalamak lazım belki; bir gün küçük İskender’le otururken şöyle demişti bana: “Rakı ilginç bir içki. Düşünsene, dünya üzerinde iki bardakla içilen kaç içki var? Biri ruh, biri beden gibi..” Bu yaklaşım güzeldi işte. Öyle ‘abi rakı ya, süper ya; erkek adam rakıyı şöyle içer, onu öper, baş üstüne koyar’ bayağılığı karşısında edebi yaklaşım daha bir güzeldi. Çok da figür var aslında bir de. Geçtiğimiz aylarda Aydın Boysan’ı yazmıştım hatırlarsanız. Babaya bakınca insan zaten direkt rakı içmek istiyor. Müzeyyen Hanım var, Zeki Müren var, Nereden Sevdim O Zalim Kadını var sonra.. Antrparantez, Zeki Müren’i o kadar sevmem..

Sıkmıyorumdur umarım. Bugün aslında rakı konusunu son günlerde gözüme takılan bir üründen dolayı açtım. Yılların Yeni’si, yani Yeni Rakı, geçtiğimiz günlerde 1950’lerde kullandığı nostaljik şişesini sınırlı sayıda olmak kaydıyla yeniden raflara taşıdı. Şişeyi gördüğüm anda da gayri ihtiyarı bir gülümseme ile ‘benim olmalı!’ düsturu oluştu içimde. 45 derecelik tırtıklı şişe, yanında ince rakı bardağıyla şu anda Migros’larda, seçkin marketler ve restaurantlarda satışta. 100 bin adet basılmış bu şişeden. Bize basın için gelen tanıtım numunelerinde ise güzel bir kutu içinde geldi bu ürün. İç tarafta bir düğmesi var, basıyorsun Zeki Müren çalıyor. Dedim ya pek sevmem rahmetliyi, ama güzel bir düşünce.

Yeni Rakı’yı burada tebrik etmek lazım. Ara ara bu ürünleri görmeyi umuyorum. Aslında sadece Yeni Rakı ile de sınırlı kalmamalı bu trend demek isterdim ama, zaten rakı şunun şurasında kaç yıldır çeşitlendi ki?.. Bir Altınbaş var eskilerden, bir Kulüp Rakı –ki o da ilk çıktığı andan bugüne hep aynı etiketle satılıyor-. Bilecik Rakısı’nı da yıllardan sonra tekrardan diriltecekleri yok.. Umarım Yeni Rakı bu konseptini devam ettirir ve diğer eski etiketli ürünlerini de zaman zaman yeniden üreterek sofralarımızı şenlendirir. Gün cumartesi, vakit sabah.. Ay sonu olsa da, akşam için kendinize bir güzellik yapmanızı tavsiye ederim. Ne mi yapacaksınız, e onu da ben söyleyecek değilim ya.. Yine de ben ‘bir büyüğe’ danışın derim.. Şimdiden hepinize afiyet olsun..