Yaşasın İLBERalizm

Malumunuz son günlerin yeni internet fenomeni, hocaların hocası İlber Ortaylı… Tarihçi bir büyüğüm kendisi için “pir-i tarih” der. Yalan da değildir, bu işin piridir.

Benim kendisiyle tanışmam ise ortaokul sıralarına rastlar. Evimizde hocanın birkaç eseri benim ise tarihe yoğun bir merakım vardı. Ancak yaşım ufak eserler büyüktü, fazla okyabildiğimi söyleyemem.

Kendisi de zaten, ilk zaman eserlerinin kolay kolay herkes tarafından okunamayacağını söylüyor; daha çok tarihle uğraşanlara uygun.

Şimdilerde ise hoca,  eserleri ya da konuşmalarıyla değil daha çok internetteki “caps”leriyle (postmodern karikatür diyebileceğimiz fotoğraf üzerine monte edilmiş esprili yazılar) gündeme geliyor.

Bu bir bakıma iyi ve yapanların da iyi niyetlerinden şüphem yok. Ancak hocayı sadece ‘gülünecek bir tontiş’ konumuna düşürürler mi acaba diye ufak bir endişem var. Mesela benim ve benim gibilerin bu şüphesini ortadan kaldırmak adına arada sırada sayfalarında hocanın kitaplarını tanıtan paylaşımlarda bulunabilirler. Özellikle de son okuduğum kitabı, “Türkiye’nin Yakın Tarihi” olabilir.

ilber_ortayli_saraya_veda_etti13411736150_h897977

“Türkiye’nin Yakın Tarihi”, hocanın muazzam ifade yeteneğini kullanarak, aslında çok derin olan meseleleri, herkesin anlayabileceği bir biçimde anlattığı nefis bir kitap.

Zaten kendisi de kitabın önsözünün son paragrafında buna değiniyor:

“…Türkiye’nin yakın tarihi üzerine notlardan oluşan bu çalışma hiç şüphesiz ki bu alandaki diğer çalışmalarımın bir özet takdimidir…”

Anayasadan, laiklik meselesinden tutun, Ermeni sorununa, matbaadan Türk dış politikasına kadar birçok konuda temel bilgileri bulabileceğiniz bir eser. Bu kitap, üzerine çok ahkam kesilen gedikli sorunlarımız hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı oluyor. Tabi kitabın makale makale ele alınması, okunma açısından da kolaylık sağlıyor. Ayrıca, buradan bir konuya merak sarıp onun hakkında derin araştırmalar yapmaya da kapı aralıyor.

Sözün özü, okuması da anlaması kolay bir eser.

***

İlber hoca, sadece bir derya değil bir okyanustur. Ondan mümkün olduğunca yararlanmak gerekir.

Ve benim gönlümde yatan cumhurbaşkanıdır.

Ertuğrul Akgündüz