Yaş 35 yolun yarısı…Peki yaş 15?

İki gündür aklımdan geçenleri yazmak istiyorum ancak ya nefret dolu sözler çıkıyor ya da çoğu zaman hiçbir şey çıkamıyor. Televizyon zaten izlemem çünkü çoğu zaman sosyal medya çok daha tarafsız ve doğru olabiliyor. Ve işte 2 gündür bu haberle yıkılıyor gündem (tabii ki belli bir kesim için). 264 günlük komadan sonra 16 kiloya düşüp, dayanmayarak yitip giden bir küçük beden daha eklendi bu ülkenin utanç duvarına.

Annesine demiş ki : “Ben daha hızlı koşarım, sen kaçamazsın fişeklerden ben alayım ekmeği” . Hiçbir şey yüreğinizi sızlatmazsa bu sızlatmalı bence. 14 yaşında bir çocuk, de ki ekmek almaya değil sapanla taş atmaya, markete değil eyleme gitti. De ki niyeti iyi değil kötüydü, sadece demekle kalırsın. Çocuk ulan bu çocuk. Daha görmediği bilmediği o kadar çok şey var ki onun. Öğreneceği, yaşayacağı her şeyi elinden aldınız.

Sadece senin değil, vicdanın, ahlakın, merhametin ve insanlığın ölümü de gerçekleşti dün bu ülkede. Parça parça bölünen insanlarla beraber insanlıklarının da darmadağın olduğunu gördük sosyal medya yorumlarında. Türkiye’de mevki ya da para sahibi değilsen ölümünün bir anlamı yoktur, gidişin bir şeyleri değiştirmez, balık hafıza unutur gider tıpkı bugüne kadarki yüzlercesi belki binlercesi gibi. Ama benim ümidim odur ki bütün bu pis düzeni değiştirecek olan belki de senin gidişindir. Elveda küçük çocuk.