Yalnızlığın hikayesi…Milyarder

Eski Türk filmleri arasında çok ayrı yerde tuttuğum 3-5 film vardır. Ve bu filmlerin hepsinin bir ortak noktası. Şener Şen. Genelde hep komik rollerde bildiğimiz ve hatırladığımız büyük oyuncunun kara mizah ve biraz da sistem eleştirisi içeren filmleri bambaşkadır benim için. Züğürt ağa, Muhsin Bey, Arabesk ve tabii ki benim olmazsa olmazım “Milyarder”.

Etrafı, elinde olanlarla değil olmayanlarla ilgilenen ve sürekli imkansız olduğu halde hep daha fazlasını isteyen insanlarla çevrili bir küçük kasabada yaşar istasyon amiri Mesut Bey. Mesudiye’de, küçücük dünyasında, küçük şeylerle mutlu olmayı kendine ilke edinmiş saf temiz Anadolu insanı, Mesudiye’li Mesut’un bir piyango biletiyle değişen hayatının, paranın saniyesinde değiştirdiği insanların hazin ama bir o kadar da gerçek hikayesidir Milyarder.

milyarder

Tren garının üstündeki küçük evinde mütevazi bir hayat yaşar Mesudiyeli Mesut. Sürekli olur olmadık şeylerden şikayet eden, dırdırı bitmeyen karısı ve artık evlenme çağına gelmiş kızı ile birlikte. Karısı, sürekli bozulan, Mesut beye göre emektar kendisine göre hurda olan çamaşır makinesini evin penceresinden attığında bile sakinliğini koruyacak kadar iyi kalplidir. Karısına küçük şeylerle de mutlu olabileceğini anlattığı zaman aldığı “Mesut’un küçük dünyası ömre bedeldir” cevabına rağmen mutlu olmayı bilen, büyük hayallerin değil küçük umutların insanıdır.

Dombili ise ilçenin kalantorlarındandır. Zenginliği çenesine vurmuş, her ortamda parasının verdiği güçle küstahça tavırlar sergilemekten çekinmeyen Dombili’nin oğlu Halis ise bizim istasyon şefinin kızına aşıktır. Düğün dernek hazırlıkları derken Mesut bey yılbaşı çekilişi için piyangocu Mahmut Hoca’dan bir bilet alır ve büyük ikramiyenin ona çıkmasıyla bir anda etrafındaki kimseyi aslında gerçekten tanımadığını görür. Bir anda ortaya çıkan akrabalar, daha önce yüzüne bakmayan insanların bir anda onun en iyi arkadaşı kesilmesi ve ardı arkası gelmeyen bir yalan dolan silsilesiyle Mesut beyden bir şeyler koparma çabasına giren insanlar yığını.

unutulmayan-türk-filmleri_300188

Hikayeleri samimi yapan karakterlerdir. Büyük usta Şener Şen’in Mesudiyeli Mesut rolündeki başarısı elbette su götürmez gerçektir ama benim bu filmi izlerken aklımda kalan nedense hep piyangocu Mahmut Hoca ve yatalak eşi Boncuk Sultan olmuştur. Bilerek ya da bilmeyerek Hababam Sınıfı’ndaki ismiyle karşımıza çıkar Münir Özkul. Ve tabii ki eşini de birçok filmde olduğu gibi yine Adile Naşit oynar. Hem de ne oynamak. Hiç konuşmadan sadece yüz ifadeleriyle anlatır derdini Boncuk Sultan. Mahmut Hoca geceleri evine döndüğünde bir elinde kadehi bir elinde sigarası dertleşir durur onunla. Cevap vermeyeceğini bile bile döker içini çok sevdiği hayat arkadaşına.

En çok da filmin son sahnesi derinden etkiler beni. Mesudiyeli Mesut’un o çok sevdiği Mesudiye’sinden, bir trene binip ayrılmadan önce tepenin üstünde gün doğarken Mahmut Hoca ile yaptığı içten ve samimi konuşmasıdır akılda kalan. İkisi, Mesudiye’de kalan son iyi ve dürüst insanlardır ve Mesut’un gidişiyle Mahmut Hoca artık yalnızdır. Bugünkü sabun köpüğü kıvamında, hiçbir mesaj içermeyen, yarım saat sonra tamamı unutulan vakit kaybı filmlerinin yanında vurucu ve derinden etkileyen bir hikayedir Milyarder. Tekrar tekrar izlenesi ve ders alınası sıcak bir hikaye.

Comments
  1. NaturalBornJedi

    Daha yakın zamanda arkadaş ortamında andığımız Mesudiyeli Mesut’un pek de mesut olmayan hikayesi.. Şener Şen’in dolayısıyla da dönemin sosyal mesaj içerikli filmlerinden belki de en akılda kalanlardan.. şaşırtıcı olan benim için, filmden aklımda iz bırakmış olan sahnenin tam da dediğin gibi, Münir Özkul’un Adile Naşit’le konuşma sahnesi olması sanırım.. bu filme paralel olarak bir de Çıplak Vatandaş filmini çok tutarım.. Keza PARA ve onun değiştirdiği yüzler konusunu farklı temalarda güzel işlerler.. Eline sağlık..