WTA İstanbul’da Serena ve seyirci kazandı

WTA Chanpionship son gün maçlarını takiben unutulmaz bir kapanışla sona erdi.

TEB BNP Paribas WTA Championships Istanbul 2012 tekler şampiyonu Serena Williams olurken çiftler şampiyonu ise Kirilenko / Petrova ikilisi oldu.

28 Ekim Pazar günü yapılan finallerde Serena Williams, Maria Sharapova’yı 6/4 6/3 yenerek tekler şampiyonu olurken, Kirilenko / Petrova ikilisi Hlavackova / Hradecka ikilisini 6/1 6/4 yenerek çiftler şampiyonu oldu.

İlk gün maçları hariç turnuvayı kaçırmadan izledim. Genel yorumum çok başarılı bir organizasyonla tüm dünyaya hiçbir maddi kaynakla ulaşılamayacak bir ülke tanıtımı oldu. Spor böyledir başka hiçbir yolla yapılamayacak işleri başarır. Bu nedenledir ki gelişmiş ülkelerde konuya alakasız firmalar bile milyonlarca doları spor dallarına kaynak olarak aktarır, sponsor olur. Sadece bizim gibi ülkelerde henüz bu bilince ulaşılamamıştır. Ülke basınının ilgisi dahil tüm kaynak tek spor dalına aktarılır ve her başarısızlıkta tekrar başa dönülür de bir türlü başka tarafa kafa çevrilip bakılmaz!

İkinci gün maçları TTF’nin halkla ilişkiler ajansı “Accor İletişim Medya” direktörü Hatem Vural’ın davetiyle localarından izledim. Buradan kendilerine spora sporcuya katkılarından dolayı teşekkür etmeden geçemem. Maçları izlerken evimin salonunda hissettirdiler… Hep var olsunlar! Bir ara maç arası mola vermek ve bir şeyler atıştırmak için çıktığımda. Türkiye Tenis Federasyonu başkan vekili Cengiz Durmuş bey’le sohbet etme şansım da oldu. Kendisine “Ülkemizde bir ATP turnuvası izleyebilecek miyiz” diye sordum. Aynı sıkıntılardan bahsetti. Tüm isteklerinin bu tür organizasyonları sürdürebilecek kaynak bulmak olduğunu söyledi. Turnuvayı organize ederken ne tür zorluklar çektiklerini ve sponsorsuz bu denli kusursuz bir organizasyonu gerçekleştirmenin çok güç olduğundan söz etti. Tahminimden de az destek alıp dünya çapında bir organizasyon yaptıklarını görmek beni çok şaşırttı!

WTA maçlarının 3 yıl süreli anlaşmaları yapılıyor ve seneye sonuncusu gerçekleşecek. Hepimizin ümidi bir ATP turnuvasını da ülkemizde izleyebilmek. Ancak bu kaynak sorununu ve firmaların sponsor olmama durumunu çözmemiz gerekiyor. En basit örneğiyle Erke ismini turnuvayı izleyen kaçımız daha önce duymuştuk. Top toplayıcı çocukların sırtında o kadar çok gördüm ki daha sonra unutmayıp kataloglarını inceledim. Piyasaya girmek isteyen ya da daha güçlenmek isteyen Türk spor markaları yok muydu acaba?

Bu sıkıntıları bir kenara bırakırsak turnuvaya seyirci damga vurdu diyebilirim. Tüm oyuncular beklemedikleri kadar iyi bir seyirci ile karşılaştıklarını dile getirdiler. Tek kadınlar Final maçı sonrası Serena Williams, Maria Sharapova karşısında 6/4-6/3 kazandı. İlk konuşmayı MAŞA yaptı ( yanılmayın adının baş harflerinden dolayı değil Ruslar Maria ismine bunu kullanıyormuş Mehmet-Memo gibi ). Sunucunun sorusuna “size cevap vermeden önce bu muhteşem seyirciye teşekkür etmek istiyorum” diyerek başladı. Serena’ da sözlerine başlamadan önce bir grup seyirciye özel teşekkür etti. Belli ki o disiplinli kort duruşu sırasında her maç onu izlemeye gelen grup gözünden kaçmamıştı. Son derece sakin yeri geldiğinde sıcakkanlılığıyla coşkusunu gizleyemeden maçları izleyen Türk seyircisi herkesten tam not aldı ( Taraflı basın ve politikacılar hariç ).

Bu tür organizasyonların açılış ve kapanışı önemlidir ve akılda kalır. Seremoni kesinlikle çok iyi planlanmıştı. Muhteşem konfeti gösterisi ve seyircinin üzerine akıp bazı seyircilerin yanmasına sebep olmasına rağmen ateş şelalesi göz alıcıydı! Ödül törenine yerel yöneticilerin gelmesine bu tür organizasyonlarda her ülkede rastlanır ancak; ortamdan politik bir içerik çıkarılmaması için politikacı gelmez. Bitişte yaşanan seyirci tepkisini buna bağlıyorum. Öte yandan dünyaca izlenen bir yayında politikacılarımıza tepki-şikayet kime? Her zamanki gibi “söyleyemedik söylendik”!

Benzer organizasyonları ülkemizde görmek için sponsor desteğinin gerekliliğini hatırlatmak isterim. Yine tribünleri dolduracağımız nice organizasyonlara diyelim!