Vampirler: Kana susamış soluk tenliler

 “Karpatyalılara hoşgeldin arkadaşım. Seni sabırsızlıkla bekliyorum. Bu gece iyi uyu. Sabah 3’te Bukoniva için parti başlayacak; senin için hazırlanmış o yerde. Borgo Pass’de  at arabam senin için bekliyor olacak ve seni bana getirecek. Umarım Londra’dan başlayan yolculuğun iyi geçmiştir ve umarım ki benim güzel evimde kalmaktan hoşlanacaksın.”

Dracula, Bram Stoker

İrlandalı yazar Bram Stoker diğer bir deyişle Dracula’nın babasının doğum günüydü 8 Kasım, hatta Google Stoker’ın 165. doğum gününü yazarın romanı Dracula’yı anlatan özel bir Doodle ile kutladı.

Oldum olası hayal ürünü olan (ki vampirlerin gerçek olduğuna dair rivayetler de var) fantastik varlıkları okumayı izlemeyi çok seviyorum, bunların başında da tabi ki vampirler geliyor. Uzun zamandır bloga vampirlerle ilgili bir şeyler karalamak niyetindeydim kısmet Stoker’in 165. Doğum gününeymiş!

Vampirlerle ilgili genel kanı çoğunlukla, 1931 yapımı klasiklerden biri olan Dracula filminde de gördüğümüz gibi kültürlü bir Avrupalı olduğu ve soylu bir aileden geldiği şeklindedir. Bu yaratıklar kocaman şatolarında gösterişli eşyaları içerisinde yaşar ve kendisini diğerlerinden ayıran en büyük özellikleri tabiki beslenme şekilleridir. Kısacası KAN’la beslenirler.

Son dönemde vampir kavramı Amerika’ya kadar yayılmış durumda. Anne Rice’ın Lestat’ı ya da Vampirle Görüşme’deki kahramanlarımız da Kont Dracula’dan pek farklı değildir. Ek olarak onlar daha şehvetlidir ve bu yönleriyle diğer olağanüstü varlıklardan ayrılırlar.

Giderek modernleşen ve çağın getirdiklerine ayak uyduran vampirler de kanla beslenmek dışında bir ortak yön daha vardır ki o da hepsinin ölü olduğudur. Soluk beyaz tenlerinin yanı sıra dikkatimi çeken diğer bir olgu da tüm vampirlerin nedense hep çok güzel ve çok yakışıklı olduğudur.

Karşısındakini etki altında bıraktıklarına birçok eserde tanık olduğumuz vampirler, günümüz yapımlarında oldukça farklı özellikler gösteriyor. Mesela sarımsak artık onlardan kurtulmak için bir çözüm değil, gün ışığında bir kısmı gezebilirken (yardımcı materyallerle) bir kısmının teni parlıyor, kimisi hızlı koşuyor kimisi geleceği görebiliyor vs vs..

Peki, bu vampir denen doğaüstü yaratığın aslı astarı var mıdır?
Bu vampir söylemleri ne zaman ortaya çıktı?

Diğer birçok efsane gibi başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor; ama vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya’daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat) nehirlerinin yakınındaki Kildani’de, kil yada taş tabletlerin üzerine yazılmış Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncil’de geçen Abraham’ın asıl evi olan “Ur of the Chaldeans” da deniyor.

Adem ve Havva’dan önce Adem’in karısı olan Lilith de Adem’e itaat etmeyi reddetmiş ve şeytanın tarafına geçmişti. İbranilerin kutsal kitabına göre Lilith, muhtemel vampirlerden biriydi, geceleri baykuş kılığına girer ve avlanmak için hamile kadınlar ve yeni doğmuş çocukları arardı.

Vampirlerle ilgili söylenceler Akdeniz’deki Mısır, Eski Yunan ve Roma uygarlıkları boyunca süregelmiş. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve kanlarını içen Strigae veya Lamiae’ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus’un aşığı olarak geçer, fakat Zeus’un karısı Hera ona karşı savaşmıştığı için Lamia delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diğer insanların çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır. Aslında vampirler, tarihte daha birçok ülkede farklı efsanelerle anlatılıyor; eski Çin’de kiang shi, eski Asyalıların inandığı Penanggalen gibi…

Gerçek ya da değil geçmişten günümüze kadar farklı yerlerde, farklı olaylar ve olgularla anlatılan bu doğa üstü fenomenler günümüzde daha yoğun olmak üzere sinema ve edebiyat dünyasında en çok satan ve takip edilen eserlerin baş kahramanları oldular. Ben vampir filmleri-dizileri izliyor, kitaplarını okuyorum dediğimde “Ergen misin?” gibi sorularla da karşılaşmıyor değilim hani ama bence izlenesi ve okunası başarılı eserler oldukça çok!

Yakın geçmişe baktığımızda okumanız ve izlemeniz için önerebileceklerim ise; Underworld serisi, Being Human, Twilight serisi ve The Vampire Diaries (hem okuyun hem izleyin)ve True Blood (Dizi yazar Charlaine Harris‘in Sookie Stackhouse Serisi veya Güney Vampirleri Serisi olarak adlandırılan kitap serisini temel alıyor), keyifli izlemeler ve okumalar :)