Uzak Durulması Gereken 10 Kimyasal

01-

 

 

 

İstesek de istemesek de kimyasallarla çevrelenmiş olarak yaşıyoruz. Kullandığımız kozmetik ürünlerden oda parfümlerine, temizlik malzemelerinden deodorantlara neredeyse her ürünün içinde uzun ve tuhaf isimlere sahip ve eğer kimya mühendisi değilsek ne oldukları hakkında zerre fikrimiz olmayan pek çok bileşen mevcut. Bazıları elbette gerekli, ama zararı faydasından fazla olanlar da oldukça fazla. Üstelik bu tarz ürünlerin çoğunu direk vücudumuza uyguluyoruz ve evet; o çilek kokulu parıltılı harika losyon kendimizi çok iyi hissettiriyor belki, ama bize cildimizi kurutmaktan çok daha fazla zarar verebileceği de gerçek! Uzun süre kullandığımızda vücudumuzda birikerek çeşitli hastalıklara yol açabilen bu kimyasallar sadece bize değil, toprağa ve yeraltı sularına karışarak çevreye ve dolayısıyla başkalarına ve gelecek nesillere de zarar vermeyi sürdürüyorlar.

Gelin, bir mağazada elimizde tuttuğumuz ürünün “içindekiler” kısmını incelerken karşımıza çıkması halinde, o ürünü hemen rafa geri bırakmamız gereken bu kimyasallara bir göz atalım.

 

1. Paraben: Zararı artık herkes tarafından bilindiği için, raflarda “paraben içermez” işaretli ürünleri daha sık görmeye başladık. Losyonlar, kremler, deodorantlar ve makyaj malzemeleri gibi ürünlerde bulunabilen bu madde, göğüs kanserine yol açabiliyor ve ürünlerde methylparaben, butylparaben, ethylparaben ve propylparaben isimleriyle bulunabiliyor.

 

2. Sülfat: Şampuan ve duş jeli gibi köpüklü ürünlerde sıkça görülen sülfatın, gözleri ve deriyi tahriş etme potansiyeli oldukça yüksek.

 

3. BHA&BHT: Çoğunlukla makyaj malzemeleri ve nemlendiricilerde koruyucu olarak bulunan bu kimyasallar, deride alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Bazı araştırmalar, bu maddelerin insanlar için kanserojen etkiye sahip olabileceğini de ortaya koymuş.

 

4. Petrokimyasallar: Böbrek, beyin ve solunum sistemi için zararlı olan bu kimyasallar, deri aracılığıyla emilerek vücudumuza giriyorlar. Petrokimyasalları ürün etiketinde “alkol” kelimesi ya da aynı anlama gelen “-anol” son eki ile tanıyabiliriz. Örn: Isopropyl alcohol(ya da isopropanol), metil alkol(methyl alcohol ya da methanol), buthyl alcohol(butanol), ethyl alcohol(etil alkol ya da ethanol).

 

5. DEA, MEA ve TEA: New York polis teşkilatının bölüm isimleri gibi duran bu kimyasallar, güneş kreminizi, losyonlarınızı ve el sabunu ya da sampuan gibi temizleyicilerinizi kaymaksı ve köpüklü yapmak için kullanılıyorlar. Yapılan araştırmalar, cilt üzerine tekrar eden uygulamaların karaciğer ve böbrek kanseri riskini arttırdığını göstermiş. Avrupa’nın pek çok bölgesinde şimdiden yasaklanan bu kimyasalları, ülkemizde o kadar sıkı bir denetim olmadığı için pek çok üründe görebiliyoruz maalesef.

02-

 

6. Propylene Glycol & Polyethylene Glycol: Sonu “ethylene glycol” ile biten bu kimyasallara çoğunlukla losyon ve rimeller gibi ürünlerde rastlıyoruz. Deriye kolaylıkla nüfuz eden bu maddelerin verdiği en büyük zarar ise; protein ve hücre yapısını zayıflatmaları.

 

7. Triclosan: Çoğunlukla anti-bakteriyel ya da anti-mantar ürünlerde kullanılan triklosan, diş macunu ve deodorantlarda da bulunabiliyor. Bu madde de kanserojen etkili kimyasallar sınıfının bir üyesi.

 

8. Sentetik boyalar: “F&DC” ile başlayan ve çoğunlukla bir renk ya da numara ile devam eden isimlere sahip olan sentetik boyalar, deri tarafından emildiğinde vücutta bulunan oksijeni tüketiyorlar. Hayvanlar üzerinde yapılmış olan araştırmalara göre ise neredeyse hepsinin kanserojen olduğu ortaya çıkmış.

 

9. Talc: Bebekler için kullanılan talk pudrası olarak da tanıdığımız bu ürün, cildin fazla nemini alarak parlamayı önlemek ve cilde yumuşaklık vermek için de kullanılıyor. Aynı nedenle göz farlarında ya da allıklarda da karşımıza çıkabiliyor. En büyük zararı ise yumurtalık kanseri riskini yükseltmesi.

 

10. Yapay kokular: Kokusuz olarak adlandırılan ürünlerde bile aslında çoğunlukla yapay kokular kullanılır. Yapay esans barındıran bu ürünleri direk olarak cilde uygulamak cildi tahriş edebileceği gibi, bu kimyasalları solumak da astım ya da bağışıklık ve sinir sisteminde tahribata yol açabiliyor.

04-

 

Peki deodorant, parfüm, losyon gibi ürünleri hiç kullanmayacak mıyız? Kullanacağız elbette, fakat bakımlı ve temiz olmak uğruna sağlığımızdan ödün vermemek için bazı noktalara dikkat etmemiz gerekiyor:

 

• Alışveriş sepetimize mümkün olduğunca, etiketinde yukarıda yer alan maddelerin yer almadığı ürünleri eklemeliyiz.

• Buluduğumuz ortamın güzel kokması için yapay kimyasal maddeleri solumak yerine kuru bitkiler ve uçucu doğal yağlarla kendi ortam kokularımızı yapabiliriz.

• Fiyatı biraz daha fazla olsa da çevreye, yeraltı sularına ve insan bedenine zarar vermeyen temizleyiciler ve kozmetikler de mevcut. Bütçemiz elverdiğince bu ürünleri kullanmaya çalışabiliriz.

• Zararlı kimyasalları sadece temizlik ve bakım maddelerinden değil, yediklerimizden de alabiliyoruz. Yediğimiz meyve ve sebzelerde de, üretim sürecinde zarar görmemesi, üretim sonrası süreçte ise daha parlak görünmesi gibi amaçlarla pek çok kimyasal madde kullanılıyor. Organik tarım için gerekli koşulları sağlamayan tarlalarda yetiştirilen bitkilerde, çevrede ve havada bulunan toksik maddeler ürüne geçebiliyor. Dolayısıyla mümkün olduğunca organik tarım ile üretilmiş sebze ve meyveleri tüketmeye çalışmakta fayda var.

• Tekstil ürünlerinde de sentetik boyalarla boyanmamış ve mümkün olduğunca doğal kumaşlardan üretilmiş giysiler tercih edilmeli. Giydiklerimizi tüm gün vücudumuza temas halinde taşıdığımızı düşünürsek bunun da oldukça önemli bir konu olduğunu görebiliriz.

• Giysilerimizi bir sonraki mevsimi beklemek üzere dolaba kaldırırken, kansere yol açabilen kimyasallar içeren naftalin yerine giysi aralarına lavanta ya da kalıp banyo sabunu koyabiliriz.

• Deodorant ve parfümleri direk olarak deri üzerine sıkmak yerine kumaş üzerine uygulamak, zararlı maddelerin emilimini biraz olsun önlemeye yarayacaktır.

• Sadece doğal malzemeler kullanarak evde de pek çok bakım ve temizlik ürünü yapmak mümkün. İnternet bu konuda bize oldukça geniş bir kaynak sağlıyor ve çoğunun yapımı tahmin ettiğinizden çok daha kolay.

 

Comments
  1. ladies hoodies

    Hooded sweater with drawstring on hood and big pocket on front.

  2. Haremos el habitual montaje de una resistencia y un diodo led,
    afín al de la sesión 3, pero asegurándonos de utilizar uno
    de los pines digitales que pueden dar señales PWM.