Topluluk önünde konuşmak mı?!

“Aman aman, bana uzak olsun!” dediğinizi duyar gibiyim. Muhtemelen aranızda söyleyeceklerini kafasında saatlerce tasarlayıp sahneye çıkar çıkmaz kendisini kaybedenler var. Belki de elleriniz kollarınız anlamsızca çırpınmaya, gözleriniz kaçacak delik aramaya, vücudunuz yılan gibi eğilip bükülmeye başlıyor; sözcükleri denk getiremediğini anlarda “Eeeeee”ler, “Öööööiiğğ” ler havada uçuşuyor ve en fenası anlatmaya çalıştığınız konunun şirazesi kayıyor. E, ne de olsa hepimiz öğrencilik yılları boyunca “sözlüye kaldırılmak” gibi bir kavramla birlikte yaşamış, topluluk önünde konuşmayı yalnızca bize not verilmesine sebep olan stres dolu bir deneyim olarak algılamışız.

Bunlar bana da çok tanıdık meseleler. Zira arkadaş grubu içinde hiç sıkıntı çekmeden kendimi ifade edebilsem de, söz konusu sunum yapmam gereken bir topluluğun karşısında konuşmak olunca ecel terleri dökenlerden biri de bizzat benim.  Konuşmam esnasındaki bir kelime hatası ya da değinmeyi unuttuğumu fark ettiğim bir madde zihin akışımı alt üst edip tüm performansıma yansıyabiliyor. Bu gibi durumlarda işi şakalara komikliklere vurmayı tercih ediyorum – fakat takdir edersiniz ki bu taktik her zaman hedefi bulamayabiliyor.

İşte sunum gerçekleştirme ve topluluk önünde konuşma konusundaki bu ve benzeri eksikliklerimizi gidermek için, geçtiğimiz günlerde ofisten bir grup arkadaşımla birlikte 2 gün süren bir eğitime katıldık. Eğitimin “İleri Sunum Teknikleri”  şeklindeki adı her ne kadar ilk bakışta mesafeli ve iş yaşamı odaklı gibi görünse de, eğitimini tamamlayıp sertifikasını almış bir birey olarak şunu söyleyebilirim: Bu küçük kurs size yalnızca iş yaşamında değil, hayatınızın herhangi bir anında birilerine hitap etmeniz gerektiğinde yardımcı olacak, çilelere dertlere bir son verecek.

İleri sunum teknikleri eğitiminin temel amacı, size iyi bir hatip olabilmek için neler yapmanız gerektiğine dair formüller sunmak yerine, neleri yanlış yaptığınıza dair farkındalığınızı güçlendirmek. Zira yapılan hataların hepsini iki günlük bir eğitimin sonunda sihirli değnek dokunmuşçasına ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu bir süreç işi – gel gelelim bu yanlışların farkında olmak o süreci pozitif bir sonuca ulaştırmanın en önemli adımı.

Müjdemi isterim! Çünkü eğitimin sonunda,

  • Karşıdan bakanlar için aslında sandığınız kadar şeffaf olmadığınızı
  • Sizi dinleyenlerin her hareketinizi yorumlayıp yargılamak için değil de, söylediklerinizden bir şeyler çıkarmak için orada bulunduklarını
  • İzleyiciden korkmanıza hiç lüzum olmadığını
  • Sizi dinlemeye talip bir topluluğun beklentilerini nasıl karşılayabileceğinizi

öğrenmiş olacaksınız.

Hele ki eğitime küçük bir arkadaş grubuyla katılma şansınız varsa ne mutlu size. Eğlenirken öğrenmenin kazık kadar adamlar için de geçerli bir yöntem olduğunu eğlenceli uygulamalar, kamera çekimleri ve geri bildirim seansları ile deneyimleyebileceksiniz.

Eğitim hakkında detaylı bilgi almak için Nekton Eğitim ve Danışmanlık’ın web sitesine şuradan göz atabilirsiniz. Bu vesileyle eğitmenlerimiz Berna Peker Karasarlıoğlu ve Arcan Kiremitçi’ye bize yaşattıkları harika deneyim için de teşekkürü bir borç bilirim.

Comments
  1. Esra Sabunagaci

    Ben de Berna Hanım’ın eğitimine katıldım. Ne kadar arasam da sizin yazınızın tarihini göremedim. Re-blog yapmak isterdim, çok güzel anlatmışsınız. Tebrik ederim..:)

  2. Ece Budayıcıoğlu

    merhabalar :) yazıyı beğenmenize sevindim! ben eğitime katılalı 3 ay kadar oldu. yakın zamanlarda mı eğitim aldık acabaa?