Tim Walker: Masalcı

Londra’da havalar iyiden iyiye soğudu. Şehirde buz pateni pistleri açıldı, yılbaşı süsleri yerli yerinde. Artık kış geldi… Pazar öğlen Thames kıyısındaki Somerset House’da Londralılar çocuklu çocuklu eğlencedeydi. Meydandaki dev yılbaşı ağacının arasından sızan kış güneşinde, büyükler oturmuş buzun üzerindeki küçüklerin numaralarını izliyordu. Bense çok uzun zamandır merakta olduğum bir sergi için kuzey kanadındaydım.

Moda dergilerini takip edenler Tim Walker’ın adını duymuş olmalı. Walker İngiltere’nin en ünlü moda fotoğrafçılarından. Vogue, Vanity Fair, W, Harpers Bazaar, New Yorker gibi dünyaca ünlü dergilere yaptığı çekimlerle tanınıyor. Mekanik moda bebeklerinin, dev oyuncak bebeklerin, renkli hayvanların, ışıklı elbise ağacının yaratıcısı… O bir masalcı!

Tim Walker’ın fotoğrafları büyük ölçüde gerçeküstü. Sürrealizmin bir içgüdü olduğunu, dünyasının fantaziler, rüyalar ve sihirle döndüğünü söylüyor. Bulunması gereken yerde bulunmayan şeyleri sevdiğine; içeridekiler dışarıda, dışarıdakiler içeride ya da vice versa ise daha huzurlu olduğuna işaret ediyor.

Walker fotoğraflarındaki “hiçbirzaman olmamış hayali” mekanları çocuk kitaplarından, film ve illüstrasyonlardan ilham alarak yaratıyormuş. Kamerayı istediği ruh halini ifade etmek için kullandığını söyleyen sanatçı, “Fotoğraf bir şeyi tanımlamak yerine önerdiğinde çok daha güçlü. Tanımladığınız zaman hayalgücünüz için hiçbir hareket alanı kalmıyor” diye konuşuyor.

Gözümüzle algıladıklarımız kime göre, neye göre doğru? Gerçeklik algılandığı kadar nesnel bir kavram mı? Tim Walker’a göre hayır ve böylesi çok daha iyi. Gerçeklik normlarını kendi dünyasına göre yeniden betimleyip objektifinden yansıtan sanatçı, işte tam da bu nedenle “sıradışı” olarak anılıyor. Masalsı öğeler, renkler, temalarla bezenmiş fotoğraflarına bu yüzden “gerçeküstü” deniyor.

Tim Walker’ın anlattığı hikayeler ürpertici ve ilham verici. Tıpkı David Lynch’in filmleri, Dali’nin heykelleri gibi. Görselliğe kesinlikle alışılmışın dışında bir vizyonla yaklaşıyor. Olağanüstü bir hayalgücüyle müthiş etkileyici masallar anlatıyor. İçdünyasındaki renklerle gerçeği sorguluyor, size de sorgulatıyor.

Somerset House’daki sergi 18 Ekim’de başladı. Tim Walker’ın son 5 yıldaki seçme işlerinden derlenen sergide, hayat buldukları fotoğraflarla birlikte fonda kullandığı objeleri de yakından görebiliyorsunuz. (Çello çalan dev yaban arısını, 10 metrelik oyuncak bebeği, kuğu başlı kayığı, dev iskeleti…) Ayrıca sergide sadece Tim Walker’ın moda çekimlerinden kareler değil, portreleri (ki aralarında Vivienne Westwood, Helena Bonham Carter, David Lynch, Alexander McQueen var) ve bazı kişisel işleri de yer alıyor.

Bir de sergiyle eş zamanlı olarak, Tim Walker aynı adlı bir kitap yayınladı. “Story Teller”, Thames & Hudson etiketiyle kitapçılarda.

Tıpkı müzik, resim, heykel, edebiyat gibi moda da hayal gücüyle beslenir. Bunun Tim Walker tarafından yaratılmış en güzel kanıtlarını görmek için hala vakit var. Somerset House’daki sergi 27 Ocak’a kadar devam ediyor. Londra’ya yolunuz düşerse uğrayın, ilham alın derim.