Thrash ’till death

Evet; içindeki enerjiyi çıkaran bu kadar agresif, bu kadar güçlü bir müzik türü daha bilmiyorum. 80’lerdeki Thrash Metal gruplarının güçsüz cılız gitar tonları, davul kayıtları, mixing, mastering gibi işler daha tam rayına oturmamışken bile o ruhu bize geçirebiliyorlar ve bu müziği dinletebiliyorlardı.

Günümüz teknolojisindeki gruplar daha şanslı bu konuda; gitar tonları, güçlü davul soundları, yapmak istedikleri müziği daha tatminkar kılıyor. Ama Thrash Metal‘e ilgi günümüzde artık eskisi gibi değil. Hala devam eden Exodus, Annihilator, Destruction, Vendetta, Testament gibi gruplar bu teknolojiden nasibini alsalar da festivaller dışında solo konserlerine pek ilgi ne yazık ki olmuyor. Hatırlarım; yıllar öncesinde Exodus İstanbul’a gelmişti, toplasan 250-300 kişi civarında izlemiştik konseri.

Thrash Metal’i güçlü kılan öğeleri burada farklı yönlerden anlatabiliriz; 80’lerde Heavy Metal’in yoğun olduğu dönem ve yerlerde, N.W.O.B.H.M. köklerinden (Yeni Dalga Birintanya Heavy Metali) ve punk müziğin enerji dolu saldırgan tavrından bu müziğin türediğini kabul etmeliyiz. Amerika’nın San Francisco Bay Area bölgesinde köklenip filizlendiğini de söylemek sanırım yanlış sayılmaz. Thrash metalin ilk topluluğu olarak kabul edilen grup Exodus’tur. Metallica’nın da “Kill ‘Em All” albümünün 1981 yılında piyasada olduğunu düşünürsek; Exodus ve Metallica’yı ilk Thrash grupları olarak görmemiz mümkündür. Fakat az önce belirttiğimiz gibi thrash metal köklerini N.W.O.B.H.M. ve punk müziğinden aldığı için Biritanya adasındaki kökten Thrash’ın oluşumuna katkıda bulunan grupları da yabana atmamak gerekir diye düşünüyorum. Bunlar tarzları biraz değişik olsalar da Thrash Metal’in önünü açan gruplardır; Venom, Tank, Holocaust, Chateaux, Witchfynde. Amerika’da Exodus, Slayer, Metallica, Anthrax, Testament San Francisco’da çıkan gruplardı ve müzikleri saldırgan, enerjik, hızlı ve güçlüydü. Müzik türlerinden hiçbir zaman taviz vermeyen, inatla ve gururla bu müziği yapmaya hala devam eden Exodus‘u baş tacım ilan etmişimdir hep. Yine aynı düşüncelerle Almanya’dan Destruction ve Kanada’lı Jeff Waters grubu Annihilator favorilerim arasında yer alır.

1980’lerde başlayan ve yeni çıkan her grupla da bir çığ gibi büyüyen Thrash Metal saldırgan müziğini, 90’larda zaman zaman duraklasa da bugünlere kadar taşımaya devam etti. Almanya’dan Destruction, Kreator, Sodom, Assassin, Tankard, Deathrow, Holy Moses, Coroner da bu yeni müziğe katkıda pay sahibi olmuşlardır. Şöyle bir bakalım; en başta saydığımız gruplar dışında ve ilerleyen yıllarda Death Angel, Dark Angel, Hirax, Heathen, Overkill, Onslaught, Sabbat, Possessed, Exumer, Whiplash, Death, Annihilator, Vendetta, Paradox, Hellhammer, Celtic Frost, Deathrow, Megadeth, D.R.I., Nasty Savage, Agent Steel, Forbidden, Defiance, Artillery, Devastation, Mortal Sin, Deathwish, Flotsam & Jetsam, Suicidal Tendencies, Exciter, Deliverence, Nuclear Assault, Vio-lence, Coroner, Blessed Death, Hallow’s Eve, Atrophy, Exhorder, Mekong Delta, Blind Illusion, Prong, Believer, Pantera, Sepeltura gibi grupları eklemek mümkün.

Biraz da albümlere göz atacak olursak; Exodus “Bonded by Blood” “Pleasures of the Flesh”, Slayer “Reign in Blood” “Hell Awaits”, Metallica “Kill ’em All” “Master of Puppets” , Testament “The Legacy” “The New Order” “Practice What You Preach”, Megadeth “So Far So Good… So What”, Annihilator “Alice in Hell” Thrash Metal tarihinde çığır açan dev albümler olarak göze çarpar bana göre. 90’larda Thrash Metal’in öncü ritimlerinde yeni birşeyler yapmaya çalışan gruplar ne yazık ki bu saydığımız büyük grupların gölgesinde kaldılar. Pek beklenen çıkışları yapamasalar da Pantera ve Sepeltura aradan sıyrılır gibi oldular. Sadece agresif müzik yapısı ile değil, sözleriyle de bir çok yere gönderme yapan thrash grupları (çevresel sorunlar, nükleer savaşlar, politik baskılar ve yönetimler) 90’larda ne yazık ki sadece festivallerde çalmaya çalışarak nefes alabiliyorlardı. Bunda en büyük etken ise plak şirketlerinin onlara stüdyo yollarını kapatmış olması ve bu müziğe artık itibar göstermemeleriydi. Thrash Metal’den doğan bir çok tür ise körpe gruplarıyla kendi kimliklerini bulmaya çalışarak, yeni açılan kapılardan içeri girmeye başlıyorlardı. Köklerini unutarak nankörcesine.

Thrash Metal bir devrimdir ve bu, müzik tarihinde bir gerçektir. Bir gün yine en ihtişamlı günlerine geri dönecek ve müzik yaptığını sanan bu toy ve burnundan kıl aldırmayan gruplara gereken dersi verecektir inancındayım hala. Çünkü zordur Thrash, öyle herkes yapamaz. Yeni thrash toplulukları ve eski kök thrash grupların yeni albümleri bunun bir göstergesidir adeta. Ben sabırla beklemekteyim ve ölene kadar da Thrash Metal dinleyicisiyim.

Destruction – Thrash Till Death:

YouTube Preview Image

Exodus – Dawnfall:

YouTube Preview Image

Annihilator – Alice in Hell:

YouTube Preview Image

Megadeth – Set The World Afire:

YouTube Preview Image
Comments
  1. ertugrul sanli

    thrash mod on \m/ klavyene sağlık okan abi 😀