The Cavern Club izlenimleri…

BirinciBlog’un İngiltere’de yaşayan değerli yazarı Hande geçtiğimiz hafta kaleme aldığı Beatlemania: Bitmeyen fanatizm başlıklı The Beatles yazısında şöyle diyordu: “Beatles’ın doğum yeri Liverpool. The Cavern ise en az 300 kez çalmış oldukları meşhur club. Sadece The Cavern değil, Liverpool’un her yeri buram buram Beatles kokuyor”

Aynen öyle. Hayatımın hiçbir döneminde The Beatles fanatiği olmadım ama Beatles’ı severim. Bu yüzden de Liverpool’a gerçekleştirdiğim seyahatin bir bölümünü de bu önemli gruba ayırdım. Hazır Hande de The Cavern’den söz etmişken bu efsane kulüp hakkında bir şeyler karalamak ihtiyacı duydum.

The Cavern’in duvarında çok güzel bir söz asılıdır: “İki tane büyük kulüp vardır. Biri Liverpool FC Club, diğer ise The Cavern Club.” İşte Liverpool’lular için Cavern bu anlama gelir.

Bu meşhur mekan 16 Ocak 1957’de Alan Sytner tarafından açıldı. Önceleri Cavern bir caz kulübüydü. Hatta mekandaki ilk konser de Merseysippi Jazz Band’indi. Zamanla Rock’a doğru bir kayış oldu.

The Beatles bu kulüpte ilk kez 9 Şubat 1961’de konser verdi. Son konserlerini verdiklerini 3 Ağustos 1963’e a kadar tam 292 kez bu mekanda sahne aldılar. Grubun son Cavern konseri She Loves You plağının kaydedilmesinden bir ay sonra gerçekleşti. Dile kolay, iki yılda tam 292 konser. Bu neredeyse iki günde bir çalmak demek. İşte bu yüzden de The Beatles ile The Cavern Club isimleri hep yan yana duruyor.

Beatles sonrasında da çok önemli konserler gerçekleşti. Bu ufacık kulüpte The Rolling Stones, The Yardbirds, The Kinks, Elton John, Queen, The Who ve John Lee Hooker gibi önemli isimler de sahne aldı. Derken 1973’te ise The Cavern kapatıldı.

Mekanın tekrar kapılını açması 1984 yılını buldu. Liverpool’un tanınan oyunlarından biri olan Tommy Smith tarafından satılan alınan Cavern, olabildiğince aslına uygun olarak tekrar inşa edildi.

1991’de The Cavern bir kez daha el değiştirdi. İki arkadaş tarafından satın alınan kulüp halen Bill Heckle ve Dave Jones’un işletmeciliğinde hayatını sürdürüyor. 20 yılı aşan ortaklık The Cavern’in aynı zamanda en uzun süren işletmeciliği de.

The Cavern şu an Liverpool’un en turistik mekanlarının başında geliyor. Bu şehre gelen turist en azından bir bira için bu efsane mekana uğruyor.  1999’da Paul McCartney’nin bir kez daha sahne aldığı mekanda şu sıralar haftada 40 grup sahne alıyor. Bu grupların büyük bir kısmı ise Tribute, yani popüler şarkıları cover’layan genç gruplar…

Benim Cavern maceram da bu gruplardan birine denk geldi. Liverpool’daki ilk akşamımda gittim. Kafanızda lüks bir kulüp izlemi oluşmasın. The Cavern’in Taksim barlarından çok da bir farkı yok. Sahnesi son derece dar. Ama içeriye girer girmez son derece etkileniyorsunuz.  Her yerinden adeta tarih fışkırıyor.

Birkaç saatlik sürede biramı alıp ağırlıklı Beatles şarkılarını cover’layan grubu izledim. Bir tarafta duvarlara yazılmış yazıları okurken bir taraftan da The Beatles ve birçok grubun konser fotoğraflarına bakıyordum. Bu tip mekanlardan ürün almayı severim. Cavern’in girişinde de tıpkı Hard Rock Cafe’lerde olduğu gibi ürün satışı gerçekleşiyor. Tshirt’ten John Lennon gözlüklerine kadar ne ararsanız var. Ben ise bir tshirt ve bardak olarak bu anı ölümsüzleştirmek istedim.

İşte efsane görüntüler:

YouTube Preview Image