Tarantino tarzı western: Django Unchained

Quentin Tarantino en sevdiğim yönetmenlerdendir. Reservoir Dogs, Pulp Fiction, Kill Bill gibi başyapıtların yanı sıra hiç bir filminde belli bir seviyenin altına düşmez. Günümüzün en başarılı yönetmenleri arasında yer alan Tarantino filmlerinde kullandığı diyalogları, bol kanlı sahneleri ve kurgusu ile kendi tarzını yaratmış bir fenomendir. Aynı zamanda kendi filmleri de dahil bir çok senaryoya da imza atan yönetmen B tipi düşük bütçeli filmlere olan hayranlığı ile de bilinir.

2009 filmi Inglourious Basterds (Soysuzlar Çetesi) filminden sonra Kill Bill 3’ü çekmesi beklenen yönetmen senaryo yazımına ara verip Django Unchained’i (Türkçe adı Zincirsiz) karar vermiş. Merakla beklenen filmle ilgili uzun süredir pek çok dedikodu dolaşıyordu, bir western olduğu biliniyordu ancak ilk kez bu tür bir film çeken Tarantino’nun ne yapacağı merak ediliyordu.

Filmin konusu 1858 yılında Amerika’da geçiyor. Siyah bir köle olan Django’nun (Jamie Foxx) Alman bir dişçi olan Dr. King Schultz (Christoph Waltz) tarafından kurtatılmasıyla başlıyor film. Aynı zamanda bir kelle avcısı olan Dr. Schultz, aramakta olduğu Brittle Kardeşler adında bir suçlu çetesinin daha önce yüzlerini görmüş olan Django’ya onları yakalaması karşılığında özgürlüğünü vadeder. Dr. Schultz’dan silah kullanmayı öğrenen Django’nun hayattaki tek amacı esareti sırasında zorla kendisinden koparılan karısı Broomhilda’yı (Kerry Washington) bulmaktır.

Dr. Schultz’un karısının izini Calvin Candie’nin (Leonardo DiCaprio) sahibi olduğu Candyland adlı bir çiftlikte bulmasıyla ikili yola çıkar. Tanımamış gibi davrandıkları Broomhilda’yı satın almaya çalışırken, acımasız bir adam olan Candie’nin, siyahi yardımcısı Stephen’in (Samuel L. Jackson) müdahelesiyle olaylar karışır. 

Tarantino aslında Django rolünü Will Smith için yazmış, ancak onun rolü kabul etmemesiyle Jamie Foxx’ta karar kılmış. Kahramanımız Django’nun adı  1966 yapımı Franco Nero’nun oynadığı yine bir western olan Django filminden esinlenmiş. Tarantino filmde acımasız, ırkçı bir çiflik sahibini oynayan DiCaprio’yu role ikna etmek için çok uğraşmış. Film Amerika’da 25 Aralık’ta vizyona girdi. 14 Aralık’ta prömiyeri yapılacak olan film o günlerde Amerika’da bir ilkokulda yaşanan silahlı saldırı olayı nedeniyle iptal edilmişti.

Filmde pek çok kronolojik hata var ama bilmeyenler için fazla sıkıntı yaratmayabilir. Mesela filmde kullanılan sigaranın, dinamitin, Dutch Grolsch tipi bira şişesinin ve güneş gözlüğünün henüz icat edilmemiş olması, bir sahnede harp ile çalınan “Für Elise” nin o yıllarda henüz basımı yapılmamış olması gibi. Hatta filmde bir sahnede yer alan Teddy Bear’in (bildiğimiz oyuncak ayı) henüz ortaya çıkmamış olması, bu kadar hata yapması mümkün olmayan Tarantino’nun bunları fazla kafasına takmadığının bir göstergesi sanırım.

En iyi film, en iyi yardımcı erkek oyuncu (Christoph Waltz), en iyi senaryo, en iyi ses düzenlemesi ve en iyi sinematografi dallarında toplam 5 Oscar adaylığı bulunan filmin IMDB puanı ise 8,6. Film gerçekten iyi oyunculuklar ve başarılı bir hikaye ile dikkat çekiyor. Genelde yüksek bir beklenti ile filme gidenler biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Siz en iyisi iyi bir sinemada patlamış mısırınızı da alarak filmin tadını çıkarın. Bir Tarantino filmini beğenmemek olmaz ama bu kadar yüksek bir puanı hakediyor mu siz karar verin.

 

Django Unchained Fragman

YouTube Preview Image