Tanrının Unutulan Çocukları olmak…

TUCHayat bir piyangodur: Şanslı olan kazanır, şansızlar ise Tanrının Unutulan Çocuklarıdır… diyor kitabın arka kapağındaki başlık. Güzel bir tespit…

Tanrının Unutulan Çocukları, yetişkinliğe adım atan iki çocuğun bir sırla başlayan muhteşem dostluğu üzerine yazılmış, etkileyici bir roman…

Avustralya gibi bize epey uzak bir ülkenin yazarı olan Craig Silvey’in çok sayıda ödül alan romanı çok değil bir hafta kadar önce Martı Yayınları etiketiyle Türk okuyucularıyla buluştu.  Yayımlandığında Avustralya’da yoğun bir ilgiyle karşılaşan yazar, başarılı en genç yazarlar listesinde yer almayı başarmış bir isim. Kitabın meselesi nedir diyecek olursanız kısaca şöyle:

Sıcak bir yaz gecesi beklenmeyen bir misafirin penceresini tıklatmasıyla Charlie’nin sıkıcı ve sıradan hayatı bütünüyle değişir. Çünkü toplum dışına itilmiş tuhaf misafirinin kimseye söyleyemediği bir sırrı vardır.

Tanrının Unutulan Çocukları hem kurgusu hem de güçlü karakterleriyle okuyucuya bilmedikleri bir coğrafyanın edebi zevkini yaşatırken, dokunaklı bir dille sıradan yüzlerin ardına gizlenmiş birbirinden ilginç sırlar da barındırıyor. Romanın başkahramanlarından Jasper’ın, aynı okulda okuduğu Charlie’nin odasının penceresine bir gece yarısı gelmesiyle başlayan olaylar, başarılı ve merak uyandırıcı bir hikâyeyi de beraberinde getiriyor. Parçalanmış bir ailenin çocuğu olması nedeniyle kasabalılar tarafından hor görülüp dışlanan Jasper, korkunç bir olayın detaylarını tek güvendiği kişiyle, Charlie ile paylaşır. O andan itibaren çocukluklarını bir kenara bırakmaya başlayan bu iki arkadaş, bu sırrın peşine düşerek toplumun önyargılarına, bağnazlıklarına ve ikiyüzlülüğüne ayna tutmaya başlarlar.

İnsanların kendi kabuklarına çekildikleri olayların geçtiği küçük kasabada, hayatın hem solgun hem de canlı anlarına tanıklık eden iki arkadaşın yaşadıklarını okurken, çocukluğunuzun masum yıllarını hatırlayabilirsiniz. Roman aynı zamanda toplum tarafından kabul görülmenin ne anlama geldiğine, bir çocuğun gözünden bakma imkanını da sağlaması açısından kayda değer bir başarıya sahip.

DSC05181

“Cesaret, korkuya direnmek ve ona galip gelmektir” sloganından yola çıkan Tanrı’nın Unutulan Çocukları ile çocukluğun saf duygularına sımsıkı sarılan kahramanlar kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacak gibi duruyor.

Roman hakkında yazılmış bir iki yorum aşağıda:

“Ustalıkla işlenmiş, okunmasının üzerinden yıllar geçse de hatırlanacak bir roman. Bülbülü Öldürmek romanına selam eden Silvey, dokunaklı bir dille sıradan yüzlerin ardına gizlenmiş birbirinden ilginç sırları keşfediyor.”
Marie Claire UK

“Bu romanda ırkçılık, adaletsizlik, arkadaşlık ve ilk aşkın duyarlılığı bir arada sunuluyor; tıpkı dünyada iyi ve kötünün birlikte yer alması gibi.”
Sydney Writers Festival

TUC BANNER

“İki çocuk kahramanının gözünden esprili, dramatik, gizemli ve biraz da gerilimli ilerleyen bu roman, okuyucuları saklı kalmış bir yaşamın kapısını aralamaya çağırıyor.”
Readings

“Bu romanda mutlu gibi görünen aileler, toplumun dışladığı ötekiler, önyargılar, dokunaklı yaşam hikâyeleri, başka dünyalara duyulan özlemler ve masum yıllar var… Ve tüm bunlar içimizdeki öldürmediğimiz çocuğun seslenişleri.”
Daily Mail

“Mükemmel bir yetişkinliğe geçiş romanı… Her yaştan insanı etkileyecek kadar büyüleyici.”
Markus Zusak