Şeytanla beraber çalmak… Karanlık Taraf ile temasa geçen Entropy grubunun gerçek öyküsü… Ünlü bir rock grubu olmak için ne kadar ileriye gidebilirsiniz? Sınırınız nedir? Ya da şöyle sorayım: Ruhunuzu Şeytan’a satar mıydınız? Bu güne dek sayısız kez Rock müzik ile antik, pagan veya Öbür Dünya’dan mistik güçler, Şeytan, kara...
Kimilerine göre groupie’ler  ünlü olamayacak kadar yeteneksiz olduklarından, şöhreti rock star’ların yatağında arayan, alkol ve uyuşturucu bağımlısı, güzel ama basit genç kızlardı. Kimilerine göreyse rock&roll’un olmazsa olmazlarından! Birçok şarkıya ilham kaynağı olmuş, rock tarihinin önemli olaylarına tanıklık etmiş, medyanın ve insanların kulaklarına çok sevdikleri “ilahları” hakkında bilinmeyen küçük kirli...
Benim bu ara eski defterleri açasım geldi arkadaşlar, beğenen okur beğenmeyen de küfretmesin lütfen. Canım buralarda dolanmak istiyor bir süre. Malum gündem rezil, futbol muhabbeti bitti bitecek, bahar gelmiş ama nazlanıyor eski güzel zamanları anasım var. Hayatım boyunca doğduğum yıllarda, aklımın erdiği gençlik yıllarımı yaşamak istedim, yani 70’lerde, yani...
Yazıyı yazmazdan evvel şu vardı kafamda: ‘işteyim, günlerden de pazartesi, erken çıksam da olur.. Gideyim bir iki bölüm dizi izleyim, gevşeyim ve kendime geleyim. Sonra illa ki yazarım blog yazımı..’ Öyle olmadı, öyle kurduğum gibi güzel bir gün değildi. 09:00’da gittiğim işten, 22:00’de döndüm, bir yemeğe katılmam gerekti, falan...
Avustralya’ya gidecekseniz, ve köpek balıklarını da görmeyi planlıyorsanız yanınıza bir AC/DC albümü almayı unutmayın. Neden mi? Köpek balıkları rock müziği seviyormuş da ondan. Ve hatta favori bir grupları da varmış: AC/DC! Grubun üyeleri bunu duysa acaba ne der? Bunu nereden öğrendiğime gelince: Tahmin edersiniz ki durup dururken köpek balıkları...
Sitemizde şöyle bir en çok okunanlara bakıyorum da çok sevdiniz siz birinciblog’un onluk listelerini. Orada burada yaşamak, delirmek için on neden, on güzel balad, on disco, on film müziği, on minibüs müziği, on koşu parkuru diye liste uzayıp gidiyor. Ben devrim yaratıyorum ve onluk desteleri kırıyorum. Düzine de sevmiyorum...
Geçen hafta Mayıs ayının son haftasıydı. Yılın birçok günü sıradandır. Başlar ve biter. Hakkında hiçbir şey hatırlanmaz. Birçok günün hayatın akışına bir etkisi yoktur. Bazı tarihler ise asla unutulmaz, bir mıh gibi insan aklında tutar. Tarih 29 Mayıs 1997 gününü gösterirken Jeff Buckley son konserini vermişti. Aynı gece aniden...