STOMP: Tencere tava, ama farklı hava…

st2

Kapı gıcırtısına oynayan bir millet olduğumuz kaçınılmaz bir gerçek. En “ay benim hiç alakam yok müzikle” diyenimiz bile, bir yerde kanını kaynatan bir ritim duyduğunda ya elindeki kalemi tahtaya vurmaya başlar, ya çay kaşığını bardağına vurup ritim tutar, ya da hiç bir şey bulamazsa, parmağını bacağına vurur yine eşlik eder o ritme! Geçtiğimiz yaz, millet olarak tencere-tava çalmayı da gayet iyi bildiğimizi göstermiştik hatırlarsanız.

YouTube Preview Image

 

Trenle seyahat ederken, trenin raylarda çıkardığı sesi duyunca, beynindeki müzikle ilgili bölge aktif hale gelmeyen var mı aranızda? Michel Gondry imzalı bu müthiş The Chemical Brothers klibi ne demek istediğimi en güzel özetleyen şey olsa gerek:

YouTube Preview Image

 

1991 yılında Luke Cresswell ve Steve McNicolas öncülüğünde İngiltere’de kurulan perküsyon topluluğu Stomp da, gündelik hayatta kullandığımız sıradan objeler ile ne de güzel müzik yapılabileceğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Bedenlerini ve basketbol topu, kibrit çöpü, süpürge, çöp kovası, naylon torba, gazete kağıdı gibi objeleri kullanarak gerçekleştirdikleri keyifli gösterilerini o zamandan beri tüm dünya ile paylaşıyor.

YouTube Preview Image

 

Üniversitedeyken bizim de sokakta tencere tavalarla, kaşıklarla müzik yapma hayalimiz vardı. Biz gerçekleştiremesek de, en azından birilerinin böyle keyifli bir fikri bir yerlerde hayata geçirdiğini bilmek güzel. Stomp, bu tarz gösteriler yapan tek grup değil tabii. Aynı mantıkla keyifli sahne şovları düzenleyen Mayumana gibi, Nanta gibi başka topluluklar da mevcut. Fakat Stomp, sahnenin yanı sıra film müziği, televizyon şovu, reklam gibi başka alanlarda da yeteneklerini sıklıkla sergilediği için, bu alanın en popüler ismidir desek hata etmiş olmayız sanırım. Gittiğiniz bir sinemada, salonun ses sisteminin ne kadar da harika olduğunu size anlatmak için şu videonun oynatıldığına şahit olmuş olabilirsiniz örneğin:

YouTube Preview Image

 

Aşağıda ise basketbol topları ile arz-ı endam ettikleri bir reklamı görüyorsunuz:

YouTube Preview Image

 

Kendinizi çok kaptırırsanız, salata yapacağım derken parmağınızı doğrama ihtimalinizin yüksek olduğu bir video:

YouTube Preview Image

 

Tadımlık bir parça da topluluğun Suspension adındaki gösterisinden:

YouTube Preview Image

 

Ülkemize daha önce de gelmiş olan, fakat çok istememe rağmen canlı izleme fırsatı bulamadığım Stomp’u önceki akşam Harbiye’de İstanbul Kongre Merkezi’nde nihayet izledim. Biletlerimiz en arka sıralardan olduğu için bazen sahneyi görmekte çok zorlandık. Bu önemliydi, çünkü Stomp’un gösterisi sadece kulağa değil, göze de hitap edecek şekilde, bir bütün olarak kurgulanmıştı. Sadece “bakın ne de güzel çalıyoruz” vurgusuna sahip bir gösteri değil, bir konsept üzerine oturtulmuş başarılı bir koreografiydi. Özellikle bazı bölümlerde dansçıların mimikleri ve sahnede kullandıkları objelerin ne olduğu da çıkan ritim kadar önemliydi.(Bazılarını sadece tahmin edebildik) Belki sahnenin iki yanına ekranlar konarak bu sorun çözülebilirdi ama maalesef ekran yoktu. Ayrıca salon çok sıcaktı ve gelmek bilmeyen ara nedeniyle çok sıkıntılı bir ortamda izledik gösteriyi. Bunlar olumsuz kısımlardı. Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen Stomp’u gerçekten çok etkileyici bulduk. Yorulmak bilmeyen dansçılarının sahnede bir oraya bir buraya koşarak ritim tutmalarını izlerken, ben koltukta onlar adına yoruldum ve aman ritim kaçacak diye gerildim. Ama onlar, sağlam bir kondüsyon gerektiren tüm o hareketleri yaparken oldukça rahattılar. Bu rahatlığın altındaysa sıkı bir çalışma ve ciddi bir emek olduğu belliydi.

st3

Klasikleşmiş gösterilerinden parçaların da yer aldığı etkinlik, ellerinde uzun fırçalarla sahneyi süpüren bir grup ile başladı ve kibritten, teneke kapağına, kovadan sopaya çeşit çeşit alet edevatla devam etti. Benim en çok etkilendiğim performanslarından biri; Zippo çakmaklarla adeta bir led gösterisi gibi hazırladıkları ışık ve ses oyunuydu. Boyunlarına zincirlerle astıkları, içi su ve bulaşık dolu LAVABOlar ile yaptıkları gösteri de çok eğlenceliydi. Alışveriş arabalarını sahnede bir oraya bir buraya sürerek, döndürerek yaptıkları şovu da oldukça etkileyici buldum ama sanırım en yaratıcı bulduğum kısım; lavabo altlarında yer alan plastik spiral hortumlar (olduğunu tahmin ettiğim nesneler-malum seçmek çok zordu!) ile yaptıkları gösteriydi.

Tüm bunlar bir yana, gösteri gayet komikti de. Sadece ritim kullanmanın, bir noktadan sonra dikkatleri çekmekte yetersiz kalacağının bilincinde olan ekip, araya oldukça keyifli ve gülümseten mizansenler de serpiştirmişti.

Kısacası eğer izleme fırsatınız olursa Stomp’u kaçırmayın derim. Daha çok fikir edinmek isteyenler, Pulse: A Stomp Odyssey adındaki şu belgesele göz atabilir: http://www.imdb.com/title/tt0292631/

 

 

Comments
  1. MiquelRagancy

    I noticed your site’s ranking in google’s search results is very low.
    You are loosing a lot of traffic. You need hi PageRank backlinks to rank in top10.
    I know – buying them is too expensive. It’s better to own them.
    I know how to do that, just google it:
    Polswor’s Backlinks Source