Siyah beyaz hayatlar

Hayatı siyah beyaz olanlar, ne istediğini bilir. Filtreleri daha incedir. Ne zaman ne de enerji boşa tüketilmez. Amaç bellidir, yol bellidir, gidiş bellidir. Bir yerden bir yere en kısa yoldan gidilir. Hayat bir yarış gibi gelir. Sanki sürekli karanlıktan kaçarcasına, ışığa doğru süratle, tam yol ileri.

İçerisinde birazcık siyah bulundu mu birşeyin, gridir. Grinin 50 tonu değil sonsuz farklı tonu vardır. Beyaza koşanlar grilerle savaşır. Savaşmak yenilmeyi ve yenmeyi beraberinde getirir. Griler adama zamanla güç gelir. Filtreler tıkanır, yaşam içinden akmaz hale gelir.

Oysa hayatın çoğu grilikler arasındadır. Hiçbirşey ne simsiyah, ne de günlük güneşlik olabilir. Griliklerin arasında dans etmek için grilikleri tanımak gerekir. Düşmanını tanı derler ya hani, onun gibi. Işığa yolculuk griliklerin arasından geçer. Griler, yaşamın gerçeklikleridir. Onla savaşmak, yaşamla savaşmak gibidir.

İçinizdeki bütün grilikleri sevmeniz, beyazın bir hedef değil de bir an olduğunu bilmekle olur. Her ton grinin içinde beyaz mutlaka bulunur. Siyahı olmadansa, beyaz kıymetsiz olur. İçinde, kimse bilmese bile, biraz siyah vardır her insanın. Olması da çok doğaldır. Kimine göre günah işleyen, kimine göre suça meğilli, kimine göre ahlaken vurdumduymaz, kimine göre bir yabancı gibi dursa da, içindedir. Seni kendinden tiksindirse bile, kendini kötü gösterse dahi, sizin bir parçanızdır.

Kendinizi sevmek, tüm griliklerinizi kabul etmek, bambaşka bir yaşama kucak açmaktır. Önemli olan içinizdeki o griliklerin olup olmaması değildir çünkü. İçinizdeki grilikleri çoğaltmazsanız, beslemezseniz, o grilikler size kötü etkide bulunamazlar. O yanlarınızı keşfedip, onu nasıl idare edebileceğinizi farkettiğiniz an ise, sadece kendinin değil herkesin grilikleri anlam kazanır.

Savaşın kendini barışa döndürmesi, kimileri için ideal olsa da, bir tarafın boynu hep bükük kalır diye düşünüyorum. Savaşmayın. Özellikle bunu kendinizle yapmayın. Grilerin güçlenmesine ve kararmasına imkan tanımayın yeter. Zamanla rengi açılır. Tüm griliklerinizle kucaklaşın ve hayatın getirdiği tüm zorluklarla bütünleşin. Yaşam asla siyah ve beyaz değildir. En sevdiklerinizin bile her şeyini sevmeniz şart olmadığı gibi, beyazı da tatmak için, bütün siyahlıklarından kurtulmanız şart değildir.

Hayat, siyah ile beyaz arasında, griliklerdedir. Siz yaşamın durdurulamaz döngüsünde, parmak izleri gibi eşsiz bir ifade şeklisiniz. Grinin diğer hiç kimseye benzemeyen tek bir tonusunuz. Orada yaşamayı öğrenin ve herşeyin nasıl değiştiğini fark edin.

İyi seyirler…

Not: Girişteki resim ”Aleksandar Atza Visnjic – Mystik Mask 528 – Being focused on the path”