Serbes’den paramparça hikayeler

“’Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir’, demişti bir seferinde dedem ama bu, mutlu olacağı anlamına gelmez…”

Emrah Serbes’in merakla beklenen son kitabı ‘Hikayem paramparça’da böyle der.  Afili Filintalar ve Galip İşhanı hikayesini bir arada sunan Serbes, kesik kesik hayatından parçaları toplamış bu kitapta. Çok da iyi yapmış. Sonuçta hem bir solukta okuyabileceğiniz hem de hayatın bazı anlarının altını çizen orta derinlikte bir kitap çıkmış ortaya…

Satır aralarında Serbes’in hayat meselesindeki yaklaşımları beni, kendimi bana hatırlatan çoğu zaman da Serbes’e hak verdiren bir haleti ruhiyeye soktu kitabı okurken. Mesela şöyle diyor bir yerinde:

“İffetimizi tesadüfen koruyor olmamız, iffetli olduğumuz anlamına gelmez. İffetine mikroskopla bakan, orada baştan çıkmaya hazır birini görür. İnsanlara gerçekten bakmak istiyorsan onların sana bakamayacağı bir yere git. Yalan mı söylüyorum yine, olsun. Sen biliyorsun nasılsa. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı.”

K itapta Serbes, Dostoyevski’ye Kazancakis’e Sokrates’e de selam göndermeyi unutmamış. Bazen aforizmalarla ufak çaplı bir melankoli haline girseniz de bu aslında Serbes’in parça parça hikayelerinin yarattığı derinlik sarhoşluğundan başka bir şey değil.

Bazı sayfalarda gülecek, bazı sayfalara da dakikalarca bakarken kendinizi bulduğunuzda hatıralarınızın gözlerinizin önünden geçtiğini fark edebilirsiniz. Bir hikayede Antalya barlarına, başka bir hikayede ODTÜ kantinlerine gidecek, hatta birinde Kurtuluş Parkı’nda Saffet Semerci’nin delirdiğine şahit olacaksınız.

“Mutluluk yokluğuyla tanınan bir merettir” sözü geçiyor bir bölümde. Serbes, mutluluğa kıskanç bir bakış da atıyor ve parçalar arasında gezinirken sevgiyi, aşkı, özlemi, dostluğu ve pişmanlığı yüzünüzde hafif bir tebessüm bıraktırarak bir solukta okutuyor.

İçlerinden hoşunuza giden sözleri bir yere not edip daha sonra tekrar okumak isteyeceğiniz Hikayem Paramparça, İletişim Yayıncılık’tan çıktı. Toplam 176 sayfa. Benden söylemesi, alın, okuyun, ihtiyaç anlarında tekrar çıkarın okuyun…

Kitapta geçen bir sözle tamamlayalım ve toparlayalım: “Düşleri gerçek sanmaya başlarsan onlarda kusur da bulmaya başlarsın.”