Senin ünün balondu, söndü

Milletçe TV izlemeyi çok seviyoruz; hatta bir araştırma yapılsa en çok TV izleyen ülkeler arasında ilk 5’te oluruz bence. Okumak, araştırmak yerine izlemek daha kolay geliyor. Aslında ona da sözüm yok; ama izliyoruz da ne izliyoruz?

Bilin ki “Canım, ben sadece haber ve belgesel kanallarını izliyorum” diyen birini duyarsanız yalan söylüyor olma ihtimali oldukça yüksek. Geçmişe doğru bakıp hatırlamaya çalıştığımda televizyondaki programların o zamandan bu zamana ne kadar yozlaşıp abuklaştığını fark etmemek elde değil. Çok eskilerde tek tük dizilerimiz vardı mesela – hem tek tüklerdi, hem de güzellerdi. Ne bileyim bir Bizimkiler, bir Baba Evi falan… Yok sabah programlarıymış, yok efendim magazinler, evlilik programları, bu gün ne giysem, yesem, içsemler filan yoktu..

Tüm bu saydığım programların bırakın bizlere bir faydası olmasını, kendilerine hayrı yok ki! Aksine bu programlar bizleri tabir-i caizse “aptal” etti. Kanallar, yapımcılar ve programlar bizleri aptal ederken, bizler de sirk maymunu gibi onları alkışladık, ellerimizle aldık yükseklere çıkardık, reytinglere boğduk, programlardaki abuk subuk insanları baş tacı ettik. Çok sıcak kanlı milletiz filan derken onlara acaip bir dünyanın kapılarını araladık. Sokakta gördüğümüzde imzalarını istedik, fotoğraf çektirdik ve bu insanları birden “ünlü” yaptık!

Ama bu hayatta inandığım bir şey varsa o da “ne oldum değil ne olacağım” denmesi gerektiğidir. İyi güzel, biz bu insanları kendi ellerimizle aldık en tepeye koyduk ama ya sonra? Bir çoğu (hatta bu oran neredeyse tamamına yakın) bu şanın şöhretin altında ezildi, bünyesi “ünlülüğü” kaldırmadı. Zaten çok kısa sürelerde de unutulup gittiler. Kısacası onları bir anda nasıl en tepeye koyduysak, aynı hızla da o tepeden aşağı saldık. Ünleri balon gibi söndü gitti.

Tabii ki bu programlar ve bu balon ünler üremeye devam edecek – bunu engellemenin yolu nedir bilmiyorum. Ya milletçe televizyon izlemeyeceğiz ya da kanallar kapatılacak falan sanırım. Ama ben ibret-i alem olması açısından traji-komik bulduğum bu balon ünlülerden bir favori liste çıkardım. Bakalım da hep birlikte ders alalım.

KAYNANA SEMRA VE OĞLU ATA
Bana göre şanın şöhretin bedelini en ağır ödeyen isimler şüphesiz ki kaynana Semra ve oğlu Ata oldu. Bir dönem meşhur olan ve reyting rekorları kıran “Gelinim Olur musun?” yarışmasının favori isimleriydiler onlar. Kaynana Semra tam bir kaynanaydı ve bir türlü oğluna gelin beğenemedi, ordaki gelin adaylarına da etmediğini bırakmadı. Yarışmayı kazanmışlar mıydı hatırlamıyorum fakat balon şöhret önce Ata’yı vurdu. Şan şöhret sahibi olan Ata, uyuşturucudan hayatını kaybetti. Kaynana Semra sonraları televizyonda programlar yaptı, hatta bir ara siyasete falan atılmaya çalıştı ama her balon şöhret gibi unutuldu gitti.

POPSTAR BAYHAN
Şimdilerde de sıkı takip edilen müzik yarışmalarının ilk örneklerindendi Popstar yarışması. Müziğe yeteneği olan birçok gencimiz jürinin önünden geçerek bu yolda telef oldu. Bu yarışmalardan benim en çok aklımda kalan isim Bayhan. Şarkılara getirdiği farklı yorum ve orijinal ses tonuyla bir anda ilgi odağı olmuştu. Gelin görün ki yanlış hatırlamıyorsam geçmişte işlediği bir suçtan ötürü hapishaneye girmiş olan Bayhan, jüri üyesi Deniz Seki tarafından kınanarak al aşağı edilmiş ve yarışmadan çıkartılmıştı. Ama ne demişler gün gelir devran döner J Bayhan ismini çoktaaan unuttuğumuz zamanların birinde Deniz Seki’nin uyuşturucudan dolayı ceza alması Bayhan’a söz hakkı doğurmuş kısa bir süreliğine de olsa yine gündeme oturmuştu.

BBG MELİH – HÜLYA

Biri Bizi Gözetliyor yarışması TV tarihimizin önemli programlarından biriydi. Bir eve tıkılmış bilmem kaç insanın yaşamını 24 saat boyunca kameralar aracılığıyla izliyorduk ve bu daha önce Türk televizyon tarihinde görülmemiş bir şeydi. BBG birinci dönem yarışmacılarından Melih ve Hülya da bu yarışmanın bana göre en balon ünlüleriydiler.

Yarışmada birinci olan Melih yakışıklılığıyla kızların ilgi odağı oldu bir süre, ama sonrası malum. Yarışmayı kazandıktan sonra bir süre Banu Alkan’la bir sitcomda yer aldı, hatta albüm bile çıkardı ama tutmamasına hiç şaşırmadık nedense. İzmir’e geri dönen Melih’in şu sıralar ne yaptığını bilmiyorum – bilmek de istemiyorum sanırım!

Hülya ise yarışmada aşk yaşadığı Melih üzerinden bir süre prim yapmaya devam etti. Aşklarını kitap haline getirdi, ayrılınca olay çıkardı programlara katıldı falan. Son olarak da “Barbie” isimli bir fuhuş operasyonu kapsamında göz altına alınmıştı.

 

CANER VE TÜLİN

“Benimle Evlenir misin?” yarışmasının bomba çifti şüphesiz ki Caner ve Tülin’di. Bir türlü evlenemeyen çiftimiz milyonları ekrana bağlamıştı vakti zamanında; kah güldürler, kah ağladılar, kah kavga ettiler. Tülin kaynanaların gözdesi tam ev kızı diye tabir edilen bir hatun kızımız, Caner ise yağız ve bıçkın bir delikanlı… Yarışma kapsamında evlenemeyen çiftimiz yarışmadan sonra da gündem olmaya devam etmişti. Sevdiceğine kavuşamayan Caner, Mecnun misali ordan oraya sürüklenmişti. Bir dönem psikolojik sorunları olduğunu ekranlardan izlediğimiz Caner, kameralar karşısında kafasında bardak falan kırmıştı. Hatta bir dönem de hastanede yattığını hatırlıyorum. Tülin kızımızınsa oyunculuk denemeleri olmuştu sanırım. Sözün özü diğerlerinde olduğu gibi onlar da unutulup gittiler.

 Ah Semra Kaynana ah:

YouTube Preview Image

Bayhan’ı hatırlayalım:

YouTube Preview Image

Tanrı bizi Melih’ten korudu:

YouTube Preview Image

Bardak krizini nasıl unutabiliriz?

YouTube Preview Image
Comments
  1. Mehmet Erdoğan

    Bir anda kendimi zaman yolculuğunda sandım:) eline sağlık Elif

  2. elif sarıoğlu

    :) beğendiysen ne mutlu :) gerçi bunların beğenilcek yanı yok o da ayrı konu :))

  3. İbrahim Sali

    Cidden cok guzel olmus, Boyle dandik yarismalar tutmuyor artik Allahtan guzel oldu guzel.

    • elif sarıoğlu

      teşekkürler, haklısın.. :)