Sen de mi Nejat Abi?

Bir bir ayrılıyorlar aramızdan. Bu ülkede, dönemin zor şartlarına rağmen kimseye yalakalık yapmadan, gözünü para hırsı bürümeden, yeri geldiğinde herkesi eleştirebilerek üç kuruşa karakterini satmayıp bildiği yoldan giden gerçek sanatçılar yerini içi bomboş, balondan sanatçı müsveddelerine bırakıyor. Yerini bırakıyor dediğime bakmayın, bu değerlerin yerini doldurmak onların ne haddine.

Dün ne yazık ki Nejat Uygur’u da kaybettik. Tiyatronun, tiyatro olduğu dönemde sahnenin tozunu attıran, tabiri caizse lafı gediğine koyan ince esprileriyle,  tam yerinde hicivleriyle, eşsiz şive yeteneğiyle bir komedi üstadını daha uğurladık. Benim için Nejat Uygur bir başkaydı. İzmir’de çocukluğumun, gençliğimin hatıralarıydı. Babam ve arkadaşının fuar Açıkhava tiyatrosunda bizi Nejat Usta’yı izlemeye götürdüğü gün halen dün gibi aklımdadır. Hani dün ne yediğinizi hatırlamazsınız bazen ama 20 sene öncesinden bir anı tüm netliğiyle aklınızdadır. İşte o anılardan birisidir Nejat Uygur bende. Babamın arkadaşının her espriden sonra yükselen komik kahkahası, yaz havasında neşeli bir seyirliktir hep bende usta.

261020131048496765769_2

İnsan bazı şeyler hiç değişmesin istiyor ama ne yazık ki büyük ustalar gittikçe yerlerine “kolpa” ustalar kalıyor elimizde. Arkadan gülme efekti vererek bile güldürmeyi başaramayan soytarılardan ibaret komedi artık ne yazık ki. Bize de gidenin ardından en azından iki satır yazabilmek ve onu sahnede gördüm diye avunmak kalıyor. Bu yazıyı gece yarısına doğru yazdım ve müsaadenizle şimdi uzun zamandır izlemediğim Cibali Karakolu’nu açıp yeniden seyretmek geldi içimden. Güle güle Nejat Abi.

Bu da Cibali Karakolundan bir hatıra olsun bize

YouTube Preview Image