Residanslar niçin popülerleşti?

İstanbul hızla betonlaşıyor başlıkları eskidi. Artık bir haber olmaktan çıktı. Çünkü bunu görmek için artık okumamıza gerek yok. Etrafınıza bakmak yeterli. Atatürk Havaalanı’ndan yükselen bir uçağın penceresinden şehre baktığınızda, korkunç gerçeğin farkına varıyorsunuz. Betonla örtmediğimiz yer neredeyse kalmadı. Bakamadığımız ormanlardan geriye kalan ve bitki örtüsü ‘vasfı yitik’ olan alanlar da, hayırlı olsun artık inşaata açıldı. Hadi birkaç site yapalım.

Şimdilerde sık sık duyuyorsunuz. Bir Rezidans akımı var. Bu Rezidans’ın ne olduğunu da tam olarak kavrayabildiğimizden emin değilim zaten. Sokak aralarında bir iki binayı birleştirip, makyajlayıp adına Rezidans koyan da birçok işletme var. Peki, kapıcılı apartmanlardan çok da ileri hizmet alıyor musunuz? Tabii ki hayır.

Rezidans, ikamet edilen yer anlamına gelir aslında. Ev ile arasındaki fark, bu ikametin farklı amaçlarla da olabilmesi ve birçok hizmeti de beraberinde sunuyor olmasıdır. Yaşamak, çalışmak, konaklamak, alışveriş, yeme-içme, spor ve bazı sosyal faaliyetlerin de bir arada sunulduğu alandır. Güvenlik, otopark, spor salonu, market, kuru temizleme gibi ihtiyaçlarınıza hemen ulaşabileceğiniz, daireniz için yerinizden kıpırdamadan teknik destek alabileceğiniz, ısınma, soğutma, sıcak su ihtiyaçlarınızı akıllı çözümlerle sıkıntısız olarak karşılayabildiğiniz, aslında tamamen rahatınızın yerinde olması için birçok olgunun sizi düşünerek organize edildiği bir yaşam şeklidir. Otel işletmesinin, apartman yaşantısına uygulanmış hali desek, en doğru tarif olur belki de. Çıkış maksadı olarak aslında şehrin merkezi bölgelerinde hizmet verir.

Rezidans konsepti, ekonomik sebeplerle, proje üreten inşaat firmalarının tercihi haline gelmeye başladı. Bir inşaat yaratıyorsunuz, ancak konutlarını sadece satmakla kalmıyorsunuz, kiralıyorsunuz, daha da önemlisi binayı işletiyorsunuz. Bu şekilde karlılığın artırılması amaçlanıyor elbette. Birçok Rezidans’ın aylık aidat ücretleri, şehrin kenarlarında alacağınız evin aylık taksitlerini buluyor. Verilen hizmetler rezidansları birer otel havasına sokuyor, hatta yeni projelerin bazıları otel ve Rezidans hizmetini aynı binada, farklı katlarda veriyor. Birbirinden beslenen ve karlılığı artıran fikirler bunlar.

Dışarıdan bakıldığında yüzlerce standart daireden oluşan ve getto’yu andıran bir mimaride, dikey olarak yükseliyorlar. Yeni, dinamik, kaotik ve hızlı yaşam tarzına ayak uydurabilmenin bir formülü aslında. Kendini şehirli olarak ifade edenlere uygun yeni yaşam kültürü ithal ediyoruz.

Aslında en çok mahalle hayatını severim. Neredeyse sizin hakkınızda her şeyi bilen ve dedikodunuzu yapan mahalle esnafını her sokağa çıktığınızda selamlamak, ayak üstü sohbetler yapmak, benim için daha sıcak ve interaktif bir yaşam demektir. İsimleri ile alış veriş yaptığınız kimseleri tanımak, o mahalleye daha farklı bir aidiyet katar. Tanımadığınız mahallelerde kendi mahallenizde olduğu kadar rahat gezemezsiniz. Oysa kendi sokağınızda yürüyüşünüz bile belki değişiktir.

Size sürekli bir şeyler kakalamaya çalışan İstanbul esnafı, kendi mahallenizde sizi kollar. Domatesler yeni geldi, bu peyniri kaçırma, şimdi levreğin mevsimi gibi tüyolarıyla size daha iyi hizmet vermeye çalışırlar. Bazen bir çay içer, evine öyle gidersin. Terzi evine gelir, kuru temizlemeci yarına takımı jilete çevirir. Şehirdeki en güzel atmosferdir kendi mahalleniz. Ama park yeri derttir. Arabanızın camı itina ile sessizce indirilir, arkasına park ettiğiniz araç, sizinkini tamponundan selamlamadan gitmeyi sevmez. Hatta sabah kalktığınızda aracınızın bir lastiği ödünç bile alınmış olabilir. Apartmanların sorunu da bitmez, gelişigüzel tadilatlar, aktılar, koktular, bir de incecik duvarlardan geçen komşudaki çocuklar. Spor salonuna ulaşmak için girdiğiniz trafik, sizi birazdan rahatlatacak egzersizlerden önce, sizi bir sınar. Bu anlamda Rezidans hayatını arar olursunuz.

Otel ile bir arada inşa edilen Rezidans türevleri de mevcut bildiğiniz gibi. Standard hizmetlerin yanı sıra, dilerseniz her gün oda hizmeti alabilir, geceleri dairenize yemek servisi yaptırabilir, her sabah kapınıza gazetenizi ve ekmeğinizi servis ettirebilir yahut ütü veya temizlik için birilerini çağırabilirsiniz.

Bir de çakma Rezidans’lar türedi. Bunlar kapıcılı apartmanların biraz makyajlanmış hali kanımca. Aslında yukarıda saydığım hizmetlerin bir çoğunu sağlamıyorlar. Biraz güvenlik, biraz merkezi tesisat,  bir de her işe koşan papyonlu kapıcı koydular mı alın size Rezidans. Daha ne olsun, fazlası can sağlığı. Kirayı %50 zamlandıran taktikler bunlar. Yiyenler de var, işin hakkını verenler de. Ama bizi Rezidans kavramı karmaşasına sokmakta çok başarılı olan tüccarlar da var. Bu zihniyet 30 yıllık binayı alüminyum ve cam kaplayıp, plaza diye yutturmaya çalışanlardan çok da farklı değil.

Bir tarafta bu Rezidans kavramı epey iç gıdıklayıcı. Zamandan ve efordan size tasarruf sağlayan yaşam şekli, organize ve akıllı bina çözümleri ile bir arada, bize güncel şehirli yaşamını sunuyor. Öte yandan yukarıda bahsettiğim mahalle kavramından tamamen bizi soyutlamakta. Avantajları var, dezavantajları da muhakkak. Yaşam şeklinize göre tabii ki tercih sizindir.