Sarı Deniz’e Giden Yol

1127788_Yellow_Sea2

Kuşkusuz birçok kişi hemfikirdir:  Uzakdoğu sinemasını gözümüzde ayrı yere koyan ve mutlaka geri dönüşlere iten yönü sertliği, keskinliği, hiçbir şekilde sakınmadığı sefaleti ve hayatın gerçekleri olmuştur. Boyutu ne olursa olsun eğer bir hayat en dip noktadaysa, film boyunca siz de oradasınızdır. Sizi hiçbir şeyden korumaz. Uyarmaz bile.

Uzakdoğu sinemasındaki ilk göz ağrım Takeshi Kitano filmleri ve benzerleri sayesinde hepimiz Yakuza’ya, kirli ilişkilere, cezadan geri dönülmeyeceğine tanık olduk. Kuşkusuz Uzakdoğu sinemasının aksiyon yönünü Holywood filmlerinden özgün kılan şey burada yatmaktadır. Teknik detaylarla dolu hikâyelere ve görselliklere boğulan filmler aksine, Uzakdoğu sineması izleyici için hep karakterin çırpınışı, direnişi, yırtınışı şeklinde olmuştur.

The Yellow Sea (orijinal adında Hwanghae), parasızlığın çaresizliğine mahkum Gu Nam’ın hikâyesidir. Taksi şoförüdür ve sefalet içerisinde yaşamaktadır. Karısı Güney Kore’ye çalışmaya gitmiştir. Maddi durumundan ötürü çocuğu annesinde kalmaktadır. Bunların yanında kumara saplanmıştır. Karısından haber alamamaya başlar ve o sırada karıştığı bir kavga sonucunda, oranın yerel mafya babası diyebileceğimiz Myun onu gözüne kestirir. Myun’un teklif ettiği işi kabul ederek Güney Kore’ye gider. Bir yandan da karısını bulmayı ummaktadır.

yellow-sea

Taksi Şoförü, Katil, Joseon Klanı ve Sarı Deniz olarak dört bölümden oluşan film Oldboy tadında bir ağırlıkla başlar. Ancak hikâyenin artan temposuyla ilk baştaki durgun hava değişir. İkinci ve üçüncü bölüm, hikâyenin güzel bir şekilde işlenmesinin bir getirisi sonucu üçlü takibe dönüşür ve oldukça hızlı bir şekilde ilerler.

Aksiyon yönünden filmin, yönetmen Hong-jin Na’nın önceki filmi Chaser kadar iddialı olduğunu belirtmek gerek. Bu konuda seyirciyi sonuna kadar tatmin etmekte. Karakterin içine saplandığı durumu da iyi bir şekilde verilmekte. Ancak filmin uzunluğunun 2 saat 40 dakikalık sürmesinin bir hengâme olduğunu söylemek yanlış olmaz. Süresi gereği belli bir noktadan sonra hikâye takibi zorlaşmakta.

Chaser’dan tanıdığımız başroldeki Jung-woo Ha’nın Asya Film Ödüller’inde En İyi Erkek Oyuncu ödülü aldığı film, Uzakdoğu sinemasının aksiyon filmleri arasında şimdiden iyi örneklerden biri sayılabilir. Süre sıkıntınız yoksa sizi aksiyon ve artan gerilim konusunda fazlasıyla tatmin edecektir.

YouTube Preview Image