Şakir Şenkalaycı hedeflerini anlatıyor

Yarış tarihlerinin yoğunluğundan dolayı uzun zamandır röportaj yapmak için beklediğim Şakir Şenkalaycı ile Estonya’da ilk defa düzenlenen Avrupa Enduro Şampiyonası’nın hemen ardından sıcak bir İstanbul gününde bir araya geldim. Henüz 30 yaşında olmasına rağmen 34 defa üç farklı motorsporu disiplininde şampiyon olan, dünyanın en zorlu rallisi Dakar’a katılan en genç Türk pilot ünvanına sahip Şakir Şenkalaycı BirinciBlog’un bitmez tükenmez sorularını sabırla yanıtladı.

Motorsporları merakın nasıl başladı?
Motorsporları ile ilgilenen bir aileden geliyorum. Babam da eski bir motosikletçi. Ailemizde motorsporları bayrak yarışı gibidir. Dedemden babama, babamdan bana, benden de 12 yaşındaki kardeşim Emircan’a iletilen bu bayrağı ileride çocuklarımızın taşımasını istiyoruz.

Yaptığın spora ilgiyi nasıl görüyorsun?
Hala gelişmekte olan bir disiplin. Türkiye Motosiklet Federasyonu en büyük destekçimiz. Geçmiş yıllara göre yarışlardaki istikrar ve kalitede çok büyük farklılıklar var. Federasyonun ve sponsorlarımızın maddi manevi desteği ile hiç bir sorun yaşamadan yurtdışındaki yarışlara gidip ülkemize şampiyonluklar getirebiliyoruz. Pahalı bir spor disiplini olmasından dolayı sponsor desteğine ihtiyacımız oluyor. Futbol kadar popüler olmadığından dolayı markalar yaklaşmakta korkuyorlar sanırım. Ama önümüzdeki 5 yılda motorsporlarının ülkemizde çok farklı bir durumda olacağına inanıyorum.

Motosiklet ve motorsporlarının yeterince destek gördüğünü düşünüyor musun?
Türkiye Motorsiklet Federasyonu ve başkanımız Bekir Yunus Uçar’ın destekleri çok ciddi boyutta. Federasyonumuzun atmış olduğu ciddi adımlar sayesinde bir çok sporcu eğitimlere ve yurtdışındaki yarışlara katılma imkanı buldu. Bu çalışmaların daha da büyüyerek devam edeceğini umuyoruz.  Ancak ne kadar yetenekli, başarılı, istekli sporcular olsa da maddi imkanlar konusunda sponsorların desteği çok önemli. Dünya standartlarında sporcuların yetişmesi için Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun desteği haricinde sponsorların desteği belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle buradan bir kez daha söyleyelim ki yetenek ve şans tek başına yetmez maddi ve manevi destek de gerekir, Bu nedenle firmaların desteğini her zaman bekliyoruz.

Türkiye’de bireysel sporlardaki temsilcilerimizin çok fazla tanınmamasını neye bağlıyorsunuz?
Türkiye’de spor federasyonlarının desteği ile bir yerlere gelen çok başarılı sporcular var, Ancak futbol ve basketbol dışında maalesef ülkemizde spora çok fazla yatırım yapılmıyor. Sadece federasyon desteğiyle dünya çapında mücadele etmek pek kolay olmuyor. Bu nedenle kendi çabalarımızla sponsor bulmaya çalışıyoruz. Bu da konsantrasyonumuzu sadece sporumuza değil destek aramaya yönlendirerek bölünüyoruz. Yine ekonomik sebeplerden dolayı iletişim çalışmalarımızı ya da medya ile olan ilişkilerimizi yönetecek vaktimiz kalmıyor. Sonuçta bizler sporcuyuz ve sadece yapmamız gereken işe konsantre olmalıyız. Sporcu yaptığı işi ne olursa olsun profesyonelce düşünüp belli hedefler çerçevesinde yapmalı. Bunu yaparken de kariyer planımdan tutun da, imaj, eğitim, kriz yönetimine kadar her konuyu çok iyi planlamalı. Ben spor kariyerime odaklanmak için diğer çalışmaların hepsini Sports People Turkey isimli profesyonel bir ajansa bıraktım.

Bu yılı nasıl geçiriyorsun, biraz yarış takviminden bahseder misin?
2012 yarış takvimimde, Türkiye’de, Türkiye Motokros ve Supermoto şampiyonalarını yurtdışında ise FIM Cross Country World Championship’i takip ediyorum. Birinci ayak olan Abu Dhabi Desert Challenge’ı genel klasmanda 18. kendi klasmanım olan 450 CC’de ise 16. olarak bitirdim. Katar’ da ise motorumda yaşanan teknik problemden dolayı küçük bir kaza yaptım ve yarıştan çekilmek zorunda kaldım. Sırada Mısır var.
Aralık 2011’de başlayıp Ocak ayında sona eren dünyanın en zor rallisi olan Dakar Rallis’ine katıldım. Çok iyi bir durumdayken geçirmiş olduğum küçük bir kaza sonrasında ralliye kendi kategorimde 22. olarak veda etmek zorunda kaldım. Bu seneki Dakar hedefim ise iyi bir derece ile ralliyi bitirebilmek.

Kardeşiniz Emircan Şenkalaycı’ da küçük yaşına rağmen birçok galibiyete sahip ilerde size rakip olur mu?
Emircan zeki ve yetenekli bir öğrenci, 4 yıl önce ilk kez motosiklet üzerine binmesine rağmen son 3 yıl Türkiye şampiyonu oldu. Adımlarını doğru atıyor, yaşı ve tecrübesi ilerledikçe çok daha başarılı olacağına eminim. O da bunun farkında ve kendine hedef olarak beni geçmeyi seçti. Hırsı ve azmini, yetenek ve zekasıyla da birleştirince beni geçeceğini düşünüyorum ki bu beni gerçekten çok mutlu eder.

Motosiklete başlamak isteyenlere neler önerirsiniz?
Motorsporlarında kişinin egolarını törpülemesi çok önemli. Hırs yarışma ortamında olması gereken bir olgudur ancak bu hırs sporcunun kariyerini etkileyecek bir hatayı doğurmamalıdır. Kendinden emin, olgun bir profesyonel olmak için teknik ve psikolojik olarak kendilerini hazırlamaları gerekiyor. Ülkemizde verilen eğitimler oldukça yeterli. Ama önemli olan iyi bir eğitim aldıktan sonra öğrendiklerimizi pratik yapmamız gerekmekte. Ne kadar çok pratik o kadar güvenli sürüş ve başarı demektir. Benim kurmuş olduğum ‘Team Türk’ adında bir yapılanma var. Bunun tek amacı motorsporlarına yeni isimler kazandırmak. Yaş ortalaması 7-15 arasında değişen motorsporlarına meraklı çocuklara hem eğitim hem de yarış tecribesi kazandırmayı amaçlıyorum ve bunu gönüllü olarak, büyük bir zevkle yapıyorum.

Peki, size yakından takip etmek isteyenler ne yapmalı?
Facebook sayfamı beğenmeleri yeterli. Aktif olarak her yarış öncesinde, esnasında ve sonrasında tüm detayları buradan paylaşıyorum. www.facebook.com/S.Senkalayci