Roma mahallesi Trastevere

Yağmurlu bir öğleden sonra Roma’nın dar sokaklarında yürüyorum. Başım yükseklerde… Sarı boyalı evlerin gökyüzüne açılan küçük pencerelerine bakıyorum. Ne çok pencere var!

Mutluluğun hesabını 21 adet uyku hapıyla gören Pavese düşüyor aklıma. Şu pencerelerden içeri sızan güzel ışıkta yapan var mıdır aynı hesabı acaba?

Önüme atlayan kedi bu hesaptan habersiz. Bir şey soracakmış gibi bakıyor önce, meraklı. Sonra dönüp uzaklaşıyor, miskin. Sokağın köşesindeki bar akşam hazırlığına başlamış. İsimleri muhtemelen Luici ile Alessandro ya da Lorenzo ile Giovanni olan iki yakışıklı garson, gürültülü italyancalarıyla şakalaşarak masaları terasa çıkarıyor. “Çok konuşuyor bu İtalyanlar. Cümlenin başıyla sonu arasında bazen kayboluyorum” diyor Barış.  “Ciao bella” diye sesleniyor biri. Bana değil sokaktan geçen yaşlı teyzeye selam veriyor meydandaki çiçekçi. Yaşlı demeyelim diyor Övgü. Ya ne diyelim peki? “Belli bir yaşı var! İtalyanlar öyle diyor”.

Roma’da akşam olurken işte böyle yaşama uğraşında Trastevere ahalisi…

Trastevere Roma’da, İtalyan şair yazar Cesare Pavese’in günlüklerine adını verdiği “yaşama uğraşı”ndaki Romalılar’ı görmek için en güzel adres. Kentin en eski mahallelerinden biri ve adı gibi nehrin öte yanında konumlanıyor.  Manavı, kasabı, çiçekçisi, şarküterisiyle bir yandan küçük sıradan bir mahalle; diğer yandan kafeleri, restoranları, butikleriyle son derece havalı ve turistik. Tıpkı İstanbul’un Cihangir’i, Londra’nın Soho’su gibi. Zamanında sadece yerliler yaşarken, yabancılar gelmiş; nasıl yaşıyor bunlar bakalım görelim kaynaşalım diye yanlarına taşınmış. Sonrası bildiğiniz hikaye… Yabancılar gelince kiralar yükselmiş, manav kivi satmaya fırın bir dilim pizzaya iki katını istemeye başlamış.

Roma bir perspektif şehri. Mimarlık öğrencilerinin mabedi olması boşuna değil. Tek tek baktığınızda eşsiz gibi görünen binalar, biraraya geldiklerinde kusursuz bir bütün oluşturuyor. Muazzam bir estetik var. Aynı estetiği Trastevere’de de bulmak mümkün. Ancak burada yine muazzam ama bu kez kusurları ele veren bir bütün söz konusu. Venüs’ün tek gözünün görmediğini, David’in yürürken topalladığını hayal edin, işte öyle bir şey.

Trastevere’nin küçük bir meydanı var. Adı Piazza Santa Maria. Meydan kafelerle ve meydana adını vermiş olan Santa Maria in Trastevere kilisesiyle çevrili. Bu kilise Roma’daki en eski kiliselerden biri, tarihi 3’üncü yüzyıla kadar uzanıyor.

Santa Maria meydanına bir dolu küçük sokak açılıyor. Bunlardan nehre doğru olanına doğru yürüdüğünüzde, mahallenin küçük müzesiyle karşılaşıyorsunuz. İlk katında sergiler oluyor, ikinci katta ise Trastevere’deki yaşamı anlatan tablolar, balmumu heykeller var. Ben oradayken bir fotoğraf sergisi vardı. Çok beğenmedim ama avlusu güzel.

Müzenin hemen karşısında ise Ombre Rosse var. O daha güzel! Trastevere’nin onlarca güzel barından biri; geleni gideni bol, hareketli, sempatik bir yer. Şarapları da pek güzel.

Roma’da son yıllarda yükselen trendlerden biri “book club”lar. Bir tür kütüphane kafe karışımı mekan söz ettiğim. Bunların da en çok konuşlandığı yer Trastevere. Benim favorim, Via dei Fienaroli’de tesadüfen keşfettiğim Libreria del Cinema oldu. Nefis bir sinema kitaplığı ve film kütüphanesi var. Sahibi bir yönetmen. Bir grup sinemacı arkadaşıyla birlikte açmışlar burayı. Hali hazırda İtalyan film endüstrisinin önde gelen isimlerini (yönetmen, oyuncu, film eleştirmeni) burada görmek mümkünmüş. Ben oradayken ünlü birine rastlamadım ama Amerikalı bir yazarla tanıştım. Bir yandan bana Carlo Cassola’nın Storia di Ada’sını anlatırken diğer yandan Hollywood’a senaryo gönderiyordu.

Trastevere’de onlarca kafe var. Çok entellektüel ortamların insanı değilseniz, daha hafif hoş bir mekanda bir keyif kahvesi içsem bana yetercilerdenseniz, Baylon’u öneririm. Via di S. Francesco a Ripa 151 numaradaki bu kafe son derece sıcak ve konforlu. Kahveleri süper.  Ayrıca oğle saatlerinde nefis açık büfeleri oluyor. Fiyatlar da makul. Bu arada yeri gelmişken İtalya’da ‘aperitivo’ diye bir olay var. Akşam yemeğine geç oturan İtalyanlar, akşamüzeri içmeye başladılarsa şayet, yanında İspanyolların tapası, bizim mezeler gibi atıştırmalıklarla takılıyorlar. Barlarda bu atıştırmalıklar açık büfe servis ediliyor ve genellikle içkinin yanında ücretsiz sunuluyor. İtalyan mutfağının güzelliğini anlatmaya gerek yok; kurutulmuş domatesler, zeytinler, peynirler, küçük pizzalar, pastalar… yok yok.

Trastevere’de bir de bit pazarı kuruluyor. Porte Portese’de. Ben şahsen çok meraklısı olduğumdan üşenmedim gittim. Pazar günleri sabah 6’da kuruluyor pazar, öğlen 2 gibi toplanıyor. Çok meraklısıysanız siz de gidin görün, birkaç antika tezgahında ilginç birşeylere, aradığınız eski bir kitaba rastlayabilirsiniz. Gitmesiniz de olur…

Ama Gianicolo tepesine mutlaka çıkın. Bilmiyorsanız hayal kırıklığına uğryabilirsiniz belki…o yedi tepeli şehir var ya masallardaki hani, işte o aslında İstanbul değil Roma. Gianicolo bu tepelerden biri. Trastevere’nin meydanından güzel havada keyifli bir yürüşle ulaşılıyor. Kolay değil, zahmetli bir yol ama değiyor çünkü tepede sizi nefis bir park ve muhteşem bir Roma manzarası bekliyor. Üşengeçlerdenseniz tepeye çıkan küçük otobüsler de var.

Bu arada Trastevere sokakları biraz bulmacalı. Labirent gibi. Ben rastgele dolanmaktan, bilmediğim yerlere girip çıkmaktan, sürprizli gezintilerden hoşlanırım. Bu yüzden sevdim. Ama siz böylesi bir gezgin değilseniz ya elinize bir harita alın ya sorun ya da en kolayı kalabalığı takip edin. Kalabalık sizi gereken her yere götürür.

Son 1 haftadır Roma’dayım. Buz gibi gıpgri Londra’dan sonra, İstanbul’u çok ama çok özlemişken, her sabah yüzüme vuran güneşi ömrümü uzattı. Mutluluk hesabınızdaki artıları yükseltmeye ihtiyacınız varsa Roma’ya gelebilirsiniz. Trastevere’yi de mutlaka görün.

Comments
  1. Just want to say your article is as astounding. The clearness in your post is just great
    and i can assume you are an expert on this subject. Well with your permission let me to
    grab your feed to keep updated with forthcoming post.
    Thanks a million and please keep up the rewarding work.

  2. Really when someone doesn’t know then its up to other visitors
    that they will assist, so here it happens.

  3. 「今日は何となしに、自由にしとこうかな?」カナフレックス2chさんをお昼に連れ出すつもりで連絡を取ったら、一言目がこれでした。

    その為、きょう、実にに久しぶりにカナフレックス2chさんに逢いました。

  4. Terence

    Hi, I do think this is an excellent web site. I stumbledupon it 😉
    I will come back once again since I saved as a favorite it.
    Money and fredom is the best way to change, may you be
    rich and continue to herlp others.

  5. Cinema21.Mx

    I like the helpful information you supply on your articles.
    I’ll bookmark your blog and test again here regularly. I am quite sure I will
    be informed a lot of new stuff proper here! Best of luck for the following!

  6. zbor.ga

    Thanks for finally talking about >Roma mahallesi Trastevere <Liked it!

  7. If you are going for finest contents like myself, ust visit this web page every day
    for the reason that it proides qualit contents, thanks