Richard Gere’dan Entrika

Yönetmen Nicholas Jarecki’nin ilk uzun metraj çalışması olan Entrika / Arbitrage gün itibariyle vizyona girmiş bulunmakta. Hakkında yaptığım küçük bir araştırma sonucu (wikipedia sağ olsun) öğrendiğim kadarıyla genç yaşlarında hackerlığa soyunmuş olan yönetmen daha sonra bu deneyimini Hackers filmine danışmanlık yaparak değerlendirmiş… Yaptığı bu alengirli çalışmalar ne kadar etkili oldu bilemiyorum ama yönetmen Arbitrage filminin senaryosunu da bizzat kendisi kaleme almış.

En son izlediğim Richard Gere filmi yanılmıyorsan, tam bir vefa ve bağlılık örneği olan köpek Hachiko’nun acıklı hikayesinin anlatıldığı yine ismini köpeğin adından alan Hachiko filmiydi. O filmde burnumun direğini sızlatan ve bütün dikkatleri üzerine çeken tek oyuncu tabii ki de Hachiko’yu canlandıran sevimli yaratıktı. Bu sebeple en son ne zaman güzel ve zorlayıcı bir Richard Gere performansı izlemiş olabilirim deyince aklıma yakın tarihli bir çalışma gelmedi.. Neyse sözün özü şu ki  Richard Gere Entrika’da ki oyunculuğu ile her dönemeçte karanlıkta kalmış farklı bir yüzünü ortaya koymak zorunda olan bir karakteri etkileyici bir biçimde canlandırmış.

Gelelim meseleye; İlk bakışta mükemmel bir hayatı varmış gibi görünen, dev bir şirketin yöneticisi ve aynı zamanda büyük bir ailenin kusursuz reisi olan Robert Miller filmin bizi içine aldığı ilk on beş dakikalık sürede aslında göründüğünden farklı bir çok gerçekliği olan bir adam olduğunu gösteriyor. Servetini güvence altına almak için oynadığı muhasebe kayıtları, şirketini yüksek fiyatla elden çıkarma üzerine kurduğu planları bütün bunların yanı sıra özel hayatında yuvanın dişi kuşu karısı ve gözle görülür bir tutkuyla bağlı olduğu metresi var… Biraz zorlamayla olsa da tıkırında giden bir hayatı varmış imajını hayli kuvvetli bir özgüvenle yansıtan Miller başına gelecek elim bir kaza sonrası işlerin kontrolden çıkacağı bir dönemece doğru sürüklenecek. Ondan sonrası paranın Entrika’sı!

Kaba taslak hikayesi bu olan filmin ilk başlarda sergilediği sürükleyici anlatım ve etkileyicilik maalesef 107 dakika boyunca sürmüyor bir yerlerde (finale doğru) aklımızda kalan soruların cevabını almadan akan yazıya kadar geliyoruz. Bahsettiğim bu ufak boşluklar filmin yaratmayı amaçladığı gerilimi çok da baltalamıyor o sebeple merak ediyorsanız rahatlıkla gidip izleyebilirsiniz. Richard Gere bana kalırsa oldukça güzel bir oyunculuk sergiliyor, karısını oynayan Susan Sarandon için bir şey söylemek zaten gereksiz olur. Bir de filmde kısa ve öz görüntüsüyle eski güzelliğine ne olmuş dedirtecek Laetitia Casta gerçeği var. Şimdiden iyi seyirler.

Filmin Fragmanı için:

YouTube Preview Image