Pi’nin Yaşamı’nı mutlaka 3D izleyin!

2012 yılının en iyi filmleri arasında gösterilen Pi’nin Yaşamı / Life of Pi yılın son vizyon haftasında salonlarımızda yerini aldı nihayet. Benim de uzun süredir merakla beklediğim film İspanyol asıllı yazar Yann Martel’in 2002 Man Booker Ödüllü aynı adlı (Life of Pi) kitap serisinden sinemaya uyarlanmış. Seriyi okuyamadım ve ‘filmi izlemiş olsam da’ üç kitaplık serinin 127 dakikalık filmde varlığını ne derece gösterebildiğini hala merak ediyorum…  Sanırım bunu tam olarak anlayabilmek için okuyanlar tarafından öve öve bitilemeyen kitabı alıp okumam gerekecek.

Kısaca hikaye dersek;

Adını Fransa’da olan bir yüzme havuzundan alan Piscine Molitor Patel okul hayatı boyunca adıyla arkadaşlarının alay konusu olmuş ‘pislemek’ üzerine yüzlerce geyiğe maruz kalır. Fakat matematik ve Pi sayısıyla tanışması virgülden sonra sonsuza uzanan sayının bilinen tüm rakamlarını yazabilmesiyle ün yapıp Pi ismini ve hak ettiği saygınlığı alnının akıyla kazanır. Hindistan’da yaşayan ve çok tanrılı dinlere inanan bir milletin mensubu olan Pi ufacık bir çocuk olmasına rağmen sürekli olarak Tanrı ve ona yöneliş şekillerini sorgulayan yemekten önce istavroz çıkarıp, namaz vakti namaz kılan kafası oldukça karışık bir çocuk profili çizer.

Ergenlik çağlarına giren Pi ve ailesi ülkenin yaşadığı siyasi sıkıntılar yüzünden işlettikleri hayvanat bahçesinin muhteşem sakinlerini de alıp Kanada’ya yerleşmek üzere bir gemi yolculuğuna çıkarlar. Artık hikaye geminin başına gelecek korkunç kaza sonrası ailesini kaybeden Pi’nin kendisini  bir sırtlan, bacağı kırık bir zebra, yavrusunu kaybeden bir orangutan ve adı Richard Parker olan bir Bengal kaplanı ile aynı kurtarma botunda bulmasıyla devam eder. Hikayenin anlatıcısı olan Pi’nin bir şekilde hayatta kalacağını biliyor olmamıza rağmen film boyunca ilk üç zayıf halkanın yaşamlarını bir kaplanla sürdüremeyeceğini bildiğimizden Pi ve Richard Parker arasında nasıl bir yaşam savaşı sürüp o bottan ve 227 günlük serüvenden sağ çıkacağını merakla izliyoruz.

Genel hikayesi bu olan film görsel anlamada insanı çok farklı dünyalara götürmesiyle ön plana çıkıyor. Özellikle hayvanların dünyasına üç boyutlu olarak bakmak insana oturduğu yerden cenneti izlediğini hissettiriyor. Film bu anlamda hayvanlara aşık sinema severler için bulunmaz bir nimet. Onun dışında din, inanç, Tanrı, hayatın anlamı sorgulamaları açıkçası film içinde zayıf ve birazda havada kalıyor. Bakış açısına göre değişir fakat birkaç peygamberin çileli hayatı sanki Pi’nin Yaşamı’nda harmanlanmış bile diyebiliriz… En nihayetinde asıl olan Hayatta Kalmaktır sonucuna varmakta mümkün.

Ang Lee yönetmenliğinde sinemaya aktarılan film birçok eleştirmen tarafından yılın en iyi 3D yapımı olarak anılıyor. Kadrosu kısaca şöyle: Surajj Sharma, Irffan Khan, Rafe Spall, Gérard Depardieu. Açıkçası bu filmi izlemek isteyenlere tek tavsiyem mutlaka sinemada üç boyutlu izlemeleri olacak. İçine gireceğiniz dünyadan çıkmak istemeyeceksiniz. Şimdiden iyi seyirler. İmdb notu: 8.4

Pi’nin Yaşamı Türkçe Altyazılı Fragman:

YouTube Preview Image

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>