Ölümlere dur demek için pedalladık

Türkiye’de bisikletli olmanın çileleri, BirinciBlog yazarlarından Aziz hocanın da sık sık gündeme getirdiği bir konu bildiğiniz üzere. Bir türlü açılamayan bisiklet yolları, duyarsız kişilerin hali hazırda bulunan 2-3 adet bisiklet yolunun üzerinde mangal yapmaya ya da araba park etmeye yönelik ısrarları, trafikteki bisikletlileri görmezden gelmeyi ya da taciz etmeyi azimle sürdüren trafik magandalarının varlığı derken, son günlerde bir de hepimizin ciğerini dağlayan ölümlü kaza haberleri aldık. Önce bayram turu için İznik’e giden 5 bisikletliden biri olan Tolga Beyenir, dönüş yolunda İnegöl-Ankara Karayolunda emniyet şeridi üzerinde ilerlerken maalesef bir trafik teröristinin kendisine arkasından çarpması sonucu hayatını kaybetti. Ardından Maltepe Dragos sahilinde sağ şeritte bisikletiyle ilerleyen Zihni Şahin, kendisine bir dolmuşun arkadan süratli bir şekilde çarpması sonucunda hayata gözlerini yumdu.

Sorumsuz, bilinçsiz ve duyarsız sürücüler yüzünden hayatını kaybeden Zihni ve Tolga kardeşlerimizin gıyabında şimdiye kadar bisiklet kazalarında ölen tüm arkadaşlarımızı anmak ve ölümlerin sorumlulularını protesto etmek için 18 Ağustos Pazar günü Caddebostan sahilinde toplandık. Facebook etkinliğinde 2500’e yakın katılımcı gözükse de, eylemin başlangıç noktasında toplananların sayısı bundan çok daha fazlaydı. Sahil, profesyonel ve amatör bisiklet grubu üyeleri, münferit katılımcılar, sahil yolundaki bisiklet istasyonlarından bisiklet kiralayanlar ve çocuğunu kapıp gelenlerle dopdoluydu.  Ne mutlu ki bisikletlilerin yanı sıra eyleme destek vermek üzere yaya şekilde gelen dostlarımız da vardı. Devasa bir bisikletli kalabalığının arasında, bu kadar medeni bir eylemin parçası olabildiğimiz için hayli gururlandık desem yeridir – tabi burasının Türkiye olduğunu hatırlatan olaylar vuku buluncaya dek…

11149_10151798064766772_388188687_n

Binlerce bisikletliden oluşa grup, Zihni’nin hayatını kaybettiği Dragos’a kadar pedallayacak, akabinde Bağdat Caddesi’ne dönerek yerde yatma eylemi yapacak ve Kadıköy’e devam edecekti. Dragos’a gidene kadar fazla sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem. Sol şeritten akmaya devam eden trafikteki arabalardan da, yolun sağında bizleri izleyen insanlardan da yer yer destek aldık. Bir-iki eğlenmek isteyen tacizci arkadaşımızın “hebereöelrelöelörlleee” diye hönkürmesinin dışında bir sorun yaşanmadan Dragos’a vardık. Basın açıklamasının ardından, karşı şeridi kullanarak Bağdat Caddesi’ne doğru bisiklet sürmeye devam ettik. Biz bisikletlerimizle karşıdan karşıya geçmeye çalışırken sabırla yol veren tüm sürücülere teşekkürü borç bilirken, arada üzerimize doğru hamle yaparak motoru bağırtan medeni kardeşlerimize de selam ettik. Ne var ki bu küçük hadiseler yalnızca cilveleşmeymiş – hadisenin büyüğü birkaç kilometre sonra yaşanacakmış…

1184863_10151513901186148_1546784920_nGrubun arkasına gelen haberlere göre, egosunu tatmin etmek için binlerce bisikletliye sataşmayı uygun gören bir vatandaşımız, sol şeritten gaza basışının akabinde el frenini çekerek son derece artistik bir şekilde öndeki grubun yolunu kesmiş. Bağırışmalardan ve yuhalamalardan anladığımız üzere olay tatsızlaşmak üzereydi ki, polis olay mahalline vardı,şikayetler alındı, tutanaklar tutuldu. Ülkemizde adaletin ne denli tecelli edeceği artık hepimizin kafasında bir soru işareti; ne var ki koskoca gruptaki herkes medeni bir eylem için bir araya geldiğinin bilincine varmış olduğundan, magandaları polise havale ederek yolumuza devam ettik.

Bağdat Caddesi’ne vardıktan sonra çevreden gelen destek göz görülür şekilde arttı. Arabada otururken bile “Arabadan in, bisiklete bin!” diye bağıran teyzeleri görmek bunun en büyük kanıtıydı sanırım. Ölümleri protesto etmek için Şaşkınbakkal ışıklarda bisikletlerimizle birlikte yere yattık – akabinde de Kadıköy’e ilerleyen grubu yolculayarak kendi yolumuza baktık.

Eylemin, bir kaç tatsız küçük kaza ve hadise haricinde temiz geçtiğini, ve amacına büyük ölçüde ulaştığını söylemek mümkün. Zira, sürücüler için trafikte ilerleyen bir bisikletliyi “görmeyebilmek” Türkiye misali bir geri kalmış ülke için bahane olabilir – ama binlerce bisikletliyi bir arada gördükten sonra bundan böyle “Etrafta bisikletli var mı acaba?” diye daha dikkatli bakacaklarından eminiz. Bizimle birlikte pedallayan herkese kucak dolusu teşekkürler. Dün Türkiye’de yaşayan bisikletliler olarak fark edilmek namına büyük bir adım attık!

 

 

 

Comments
  1. Aziz Hoca

    Sevgili Ece; pedalına yüreğine sağlık! Şehirde bisikletle yolculuk bir haktır, bisiklete bineni desteklemek araç kullanan kişilerin yararınadır. Bunu neden mi yazdım? Ne yazık ki çıkarsız hiç bir şeyin olmadığı bir toplumda yaşıyoruz.
    1990 dan bu yana günlük ulaşımını bile bisikletle yapan biri olarak şehirde ilk kask takan “uzaylılardanım”. Şimdi kasklı insana nasıl tuhaf bakılmıyorsa gelecekte trafikte bisiklete uyum sağlanacaktır. Unutmayalım pek yakın döneme kadar ülkemizde emniyet kemeri takmak bile karizmayı çiziyordu :)