Network

asdfaew

“Bu film berbat reytingleri yüzünden öldürülen Howard Beale’in hikâyesidir.” 1976 yapımı Sydney Lumet filmi bu şekilde biter. Ancak filmin hikayesi, Howard’ın içinde bulunduğu koşullara olan isyanı üzerinde durmaktadır. Çekildiği yıl itibariyle eski bir döneme aitmiş gibi dursa da, aslında hiç de yabancısı olunmayan, değişen yıllara karşın temel ölçüleri itibariyle her dönem aynı kalan bir dünyayı bize sunar.

Film, aynı sisteme bütünleşmiş üç karakterin farklı yönlerini vurgular. Diana (Faye Dunaway) tamamen materyalist düşünen, tüm başarısını sadece reyting ve paraya odaklamış bir sonuç insanıdır. “İnsanlar Watergate’den, Vietnam’dan bunaldılar. Onlara kendilerini oyalayacak yeni bir şeyler lazım.” Kariyer hırsı uğruna uçuk kaçık fikirler ortaya atar. Doğru düzgün âşık olamadığını söyleyerek, aslında en temel insani duygulardan ne kadar uzaklaşmış olduğunu itiraf eder. Onun için reytingleri, kanalına kazandıracağı paralar ve bu temel üzerine inşa olan kariyerinden hayatında başka şeylere yer yoktur.

asra443

İkinci karakter, Max (William Holden) Diana’nın tezatıdır. Duygularıyla hareket eder. Karısını terk etmiş olsa bile peşinden gittiği şeyin aşk olduğuna inanır. Sonunda pişmanlıklarına yenilir. Hata yapsa da Diana’dan daha insancıl olduğunu görebiliriz. Duygularıyla yaşadığı için Howard’a yaklaşımı farklıdır.

Film Howard Beale’in (Peter Finch) televizyon dünyasındayken içine düştüğü ayrımın bir analizi sayılabileceği için, filmin vurucu yönü Howard üzerine yoğunlaşmıştır. Hayatın kaçınılmaz doğruları ile düzenin amansızlığı ve acımasızlığı arasında gidiş gelişi sonunda gerçeği kendi özünde bulur. Biraz çatlak, o yüzden hafiften alaya alınan ama yüzde yüz ‘alışılmamış’ şeyler söyleyen bir Mesih gibi karşılanır. “Televizyon bir şovdur. Her zaman sizin istediğinizi size anlatacak. Gerçekleri anlatmayacak. Çünkü biz sahteyiz. Çözümü tanrıda arayın. Kendi içinizde arayın.” Bilindik, ancak o güne kadar önem atfedilmemiş bir başkaldırının çağrısında bulunur. Reytinglerin yükselmesiyle, Howard’a ayak uyduranların onun dediklerini yaparken aynı zamanda nefret ettiği bu düzene hayat verdiğini görürüz. Bu şekilde, Howard’ın içinde yer aldığı ironiyle karşın haklı olduğu vurgulanır.

nwdas
Film, maddeleşmiş bir dünyaya uymakta sorun yaşamayan ile duygularından ve ideallerinden vazgeçemeyen insan profillerinin çakışmasını, gerçekçi bir açıdan yorumlaması ve sonlandırasıyla oldukça başarılıdır.

Devrimci örgütün hızlı bir şekilde konuya dâhil olması ve ani geçişlerle finale gidilmesi, filmin tek kötü yanı olarak düşünülebilir.

Kadın oyuncu, erkek oyuncu, yönetmen, senaryo dallarında Oscar ve Altın Küre ödülleri kazanan Network için sinemanın her döneme hitap edebilecek ender yapıtlarından biri olduğunu söyleyebiliriz.

YouTube Preview Image