Neil Gaiman’dan inanması zor hikayeler…Amerikan Tanrıları

Hani bir önceki kitap tanıtım yazımda da demiştim ya kitapları çoğu zaman kapaklarına bakarak seçerim diye, işte yine o günlerden birinde, enteresan ismi ve kapağıyla gözüme çarpan bir kitap duruyordu rafta. Yazarın adı Neil Gaiman. Bilim-kurgu ve fantastik konularına merakım olduğu için kendisini az da olsa tanıyordum ve daha da yakından tanımam için karşıma fırsat çıkmıştı bile. Ben yine kendimi zorlamak adına ingilizcesini aldım ama türkçesi de İthaki yayınlarında mevcut. Hemen yeri gemişken Gaiman’dan bahsedeyim. İngiliz asıllı yazarın en bilinen ve tanınan eseri “Sandman” çizgi roman serisidir. Bunun dışında benim de bildiğim ve izlediğim Beowulf ve Mirrormask adlı iki filme de imza atmıştır ki Mirrormask gerçekten de görülmeye değer bir film, yakalarsanız izlemeden geçmeyin.

Tanrı içimizdedir, biz ona inandıkça vardır ve bizim inancımızdan beslenir ve güç alır. Biz nereye gidersek gidelim bizimle beraberdir, ister bir dağın tepesinde tek başına oturuyor olun, isterseniz kalabalığın içinde kaybolmuş olun tek yapmanız gereken iç sesinizle ona ulaşmak. Amerika kıtası bulunduktan sonra, dünyanın dört bir yanından göç eden farklı din,dil,ırk ve milletten insanlar gelirken beraberinde sadece eşyalarını getirmediler. Kendi inandıkları “Tanrı”larını da getirdiler. Ve bu Tanrılar onların arasında kendilerini belli etmeden insan suretinde yüzyıllardır dolaşıyorlar.

Ama dijital çağın gelişiyle beraber artık insanları farklı şeylere inanmaya ve yüzyıllardır bildikleri yoldan sapmaya başlıyorlar. Artık devir “Dijital Tanrı”ların devri ve yaklaşan fırtınada “Eski Tanrılar” yok edilmek isteniyor. İşte bu fırtına yaklaşırken bambaşka bir yerde karşımıza romanın ana kahramanı Shadow çıkıyor. Birkaç kirli işe bulaşıp hapis yattıktan sonra Shadow’un tek isteği karısının yanına dönüp, basit hayatına devam etmek. Ancak dönüş yolunda, uçakta yanına oturan gizemli yabancı Shadow hakkında kendisinin ile bilmediği gerçekleri anlatmaya başlayınca işer değişiyor. Kendisini Wednesday olarak tanıtan bu ihtiyar kurt, eski bir Tanrı ve Amerika’nın kralı olduğunu iddia ediyor. Wednesday’in birlikte Amerika’nın bir ucundan öbürüne seyahat ederek bütün eski Tanrıları toplama fikri, Shadow’un karısını daha göremeden bir trafik kazasında kaybetmesiyle daha da kabul edilebilir bir hal alıyor ve macera başlıyor.

Daha önceki eserlerinden de net bir şekilde anlaşılabileceği gibi Gaiman’ın hayal gücü sınırları zorluyor. Hatta sınırları neredeyse yok dersem sanırım abartmış olmam. Fantastik edebiyatı seviyorsanız, detaylı ama yormayan anlatımı, bir çok kez sizi bahsedilen şeyi önce araştırma ve okumaya sonrasında devam etmeye iten tarzıyla, araya serpiştirdiği alakasız birkaç küçük hikayeyle bu kitap tam size göre. Bu kitabın Hugo,Nebula,Bram Stoker,SFX ve Locus ödüllerini almış olması da kaçırmamanız için başka bir sebep olabilir bence.

Kitapla ilgili yazmak için birkaç ek bilgi araştırırken güzel bir habere de rastladım. HBO, kitabı maksimum 6 sezonluk bir dizi şeklinde çekmek üzere yayın haklarını almış. Beni heyecanlandıran bu haberi de hemen sizinle buradan paylaşmak istedim. Bu kitabı kaçırmayın, böylece dizisini izlediğimizde de yeniden sizlerle buradan yorum yapma şansına erişmiş oluruz.

 

Comments
  1. İbrahim Sali

    Bu aralar isi gucu biraktim, kitaplara verdim kendimi lise caglarindan bu yana tutkuyla baglandim fantastik edebiyati tekrardan alevlendirmeye karar verdim, Bu kitabida gordugun iyi oldu, Su Aclik Oyunlari zimbirtisini bitireyim, ilk olarak bu kitabi okuyacagim, Konusu mukemmel ve merak ettirici, Su dizi olayinada sevindim HBO koptu gidiyor, Okudugumuz kitabin gorsele donusmesi insana mukemmel haz veriyor, Tesekkurler abi, Fantastik Edebiyat kitaplariyla ilgili 10 serinin bulundugu bi kritik bekliyorum senden, az bilinen ve mukemmel olanlardan secersen minnettar kalirim, Sevgiler.

  2. Enis Hazan

    İbrahimcim ben de HBO’nun dizi planını okuyunca sevinçten gözlerim doldu dersem yeridir, ben de senin gibi düşünüyorum kitabı okuduktan sonra film ya da dizide görmek hoşuma gidiyor benim de, karakterlerin bir bir kafada canlanması süreci efsanedir kesinlikle..O bahsettiğin seri ile ilgili bir çalışma yapayım bakayım neler çıkacak iyi fikir verdin sağolasın..Bu kitabı mutlaka oku eminim bayılacaksın. Bitirince kritiğini yapalım hep beraber dostum