Michael Jackson İstanbul’daydı!

Cover

“Bu insanlar ne yapıyor?” diye soruyor yanımdaki 7-8 yaşlarındaki çocuk. “Seni kutluyorlar” diyorum. Ne dediğimi pek anlamıyor sanırım, yine de bu hoşuna gidiyor. Elinden tutmasam sahneye fırlayacak gibi, müzik başladığından beri yerinde zor duruyor. Pamuk şekeri gibi kabarık saçları, “çikolata rengi” teni, genişçe bir burnu ve kocaman gözleri var. Ne kadar güzel, böyle olduğu gibi ne kadar kusursuz olduğunun farkında değil. Bir ara iki kolunu belime dolayıp bana iyice sokuluyor, onu çok sevdiğimi hissetmiş olmalı. Küçük Michael Jackson’u içime sokasım, herkeslerden saklayasım, onu gelecekte başına gelecek tatsız olaylardan, çevresindeki bazı beş para etmez, paragöz insanlardan koruyasım var. Ama bunu yapamayacağımı biliyorum. Yoksa dünya onun gibi benzersiz bir pop yıldızından mahrum kalır. Eninde sonunda o kendi kaderini yaşamalı. Ve artık aramızda olmaması önemli değil, Michael Jackson ölümsüz kelimesinin, deyim yerindeyse en somut hali.

YouTube Preview Image

Dün Ülker Sports Arena’da “Cirque du Soleil – Micheal Jackson The Immortal World Tour”ı izlerken bunları düşündüm. Dünya çapında izlenme rekorları kırdığı konuşulan bu gösteri, İstanbul’a beş performans için uğradı. Bu arada, hemen hatırlatayım, Cirque du Soleil 1984 yılında 20 sokak dansçısının kurduğu, Kanada merkezli bir dans ve akrobasi grubu.

Peki şov nasıldı? Güzeldi, bazı bölümleri çok beğendim, iyi ki izledim diyorum. Zaten Michael Jackson’ın birbirinden güzel parçaları çalarken aksi mümkün mü? Gösteriyi izleyen yüzlerce çocuk olması da çok hoşuma gitti, bazıları 4-5 yaşlarında, Michael Jackson’la ilgili bir fikirleri olduğundan şüpheliyim ancak çok eğlendiklerini gördüm, zaten amaç da bu. Ve 70 yaş ve üzeri de pek çok insan vardı. MJ hayranlarının yaşı yok. Galiba ben çok daha görkemli, dans konusunda çok daha iddialı, çarpıcı ve kalabalık bir şov bekliyordum. Sanırım bu tür duygular, insanın beklentisiyle ilgili.

YouTube Preview Image

Gösteri boyunca kaç şarkı çalındı saymadım. Yani sahnedeki dansçıları izlerken bu hiç aklıma gelmedi. Kostümler yaratıcıydı, hepsini beğendim. Özellikle Thriller kostümleri çok başarılıydı. Dangerous’taki minyon kadın akrobatı görmeliydiniz. Öyle şeyler yaptı ki, kendisine eşlik eden altı erkeği pek fark edemedik. Gösteri boyunca en çok alkışı, tek bacağı olmayan ve inanılmaz figürler yapan erkek dansçı aldı. Işık oyunları, dekor, tabii ki koreografi, şarkıların sıralaması, havada uçuşan dansçılar, tümü güzeldi ancak Cirque du Soleil benim aklımı başımdan almadı. Sanırım başka ülkelerde ekipleri biraz daha kalabalıktı.

Gösteri süresince en yoğun yaşadığım duyguya gelince: Her şarkıda sahneye Michael Jackson da fırlayacakmış gibi hissettim, daha doğrusu, bunu çok diledim diyelim. Ancak iyi ki de orada değildi, çünkü Cirque du Soleil ekibi çok yetenekli olsa da, eminim Michael Jackson danslarıyla yine hepsini “fon” durumuna getirir, gölgede bırakırdı.

YouTube Preview Image

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *