Mesut’tan önce Mesut’tan sonra

İngiltere’de sempati duyduğum iki takım var; biri Liverpool diğeri Arsenal. Son yıllarda ise ibrem Arsenal’e doğru kaydı. Bunda en büyük etken, Liverpool takımının özellikle yönetimsel anlamdaki yanlışları ve de Arsene Wenger’e duyduğum inanılmaz saygı. Son olarak da tabi ki, Türk asıllı bir Alman olan Mesut Özil’in bu takıma gelmesi ve gelir gelmez klişe futbol tabiriyle ‘harikalar yaratması’ . Kuzey Londra ekibi Arsenal için Arsene Wenger ile bambaşka bir dönemin kapıları açılmıştı, buna Wenger öncesi Wenger sonrası da diyebiliriz. Eğer böyle oynamaya ve bir ‘gunners’ olmaya devam ederse, Arsenal için bir devrin adı da Mesut Özil olabilir.

Kimsenin ‘adam olmaz’ dediği ama Wenger’in adam ettiği Ramsey, Wilshire gibi süper savaşçıların bir lidere ihtiyacı vardı. Bu, öyle bir lider olmalıydı ki, hem oynatması hem de oynaması gerekiyordu. Bunu da büyüklük taslamadan yapmalıydı.

Ozil is a Gunner

“…Çünkü Arsenal’i cephane işçileri kurmuştur, onun için “The Gunners” ya da “The Red Army” denmiştir. Ve bu, içinde savaşçı tınıları barındıran kültür, ister istemez özellikle Arsenal altyapısından yetişen oyuncularda fazlasıyla hissedilir. Yani savaşçılardan oluşan bir takımı komuta etmek gerçek bir usta işidir…”

İşte bu noktada, hocaların hocası Wenger’in mahareti bir kez daha gün yüzüne çıkıyordu, ‘para harcamıyor’ diye eleştirenlere, gerektiğinde sonuna kadar harcamasını biliriz, mesajını Mesut’la veriyordu. Bu sayede “The Red Army” saha içindeki komutanına kavuşuyordu. Tabi Kuzey Londra ekibinin taraftarı da Mesut’la haklı övünçlerini yaşarken, Real Madrid’lilerin bu ‘acı kayıpları’nın ardından dizlerini dövmekten başka çareleri kalmıyordu.

mesut

***

Yazının sonunda ise Türk Milli Takımı’nı tercih etmedi diye, Mesut’a mesafeli yaklaşanlara bir çift sözüm var: “Almanya’nın yetiştirdiği Türk çocuklarına değil, 70 küsur milyonun içinden yetiştiremeyip, heba ettiğimiz Türk çocuklarına yanalım.” Ve Mesut Özil’in şu sözlerini anımsayalım:

“My family and I will always be Turkish but I was born and I live in Germany. I feel more comfortable in a Germany shirt.”

NOT: “70 küsur milyon içinde Heba olan yetenekleri” de başka bir yazıda ele alacağım.