Menteş’ten yeni roman: Ruhi Mücerret

8873_357187651065984_1805003469_n

Sanırım BB olarak en fazla bahsini geçirdiğimiz yazarlar hep Afili Filintalar tayfasındaki adamlar oldu. Emrah Serbes olsun, Alper Canıgüz olsun (ki yeni romanı Alper Kamu – Cehennem Çiçeği yakında raflarda olacak), (tek kitabı olsa da) Ah Muhsin olsun, Murat Menteş (MM) olsun hep diğer yazarlardan bir adım öndeler. Geçen yazılarımın birinde de onların, Afili Filintalar’ın yeni Türk edebiyatı için bir şans olduğunu belirtmişimdir. Geçtiğimiz ay sonunda internette Murat Menteş’in artık baskısı olmayan iki kitabı Aynalı Barikatlar ve Kaosa Mütevazi Bir Katkı’yı biçare ararken, Ruhi Mücerret isimli yeni kitabını gördüm müellifin. Çok takip etmiyordum son dönemde, açıkçası sürpriz oldu diyebilirim.

tumblr_mk4ies8cRv1rg4icfo1_500Tabii ki kitabı görür görmez kendimi bir kitapçıya vurarak hemen MM’nin yeni romanını aldım. Uzun bir zaman sonra bir yazarın yeni bir roman çıkartmasına çok sevindiğimi söylememe izin verin. Zira son 10 yıl içinde beni etkileyen üç beş kitaptan ikisini -belki de ilk ikisini- yazan bir adamdan, MM’den bahsediyoruz. Dublörün Dilemması’nı tek gecede bitirdiğimde şöyle bir pencereden dışarı baktığımı hatırlıyorum. Çünkü hava almam lazımdı. Böyle bir kitap yazılabilir miydi hakikaten? Bugün bile düşününce inanılmaz bir zevk almıştım o kitabı okurken. Ardından Korkma Ben Varım geldi MM’den. Bu kitabıyla en sevdiğim üç beş romancı arasına girerek, rüştünü ıspatladı bende müellif.

Dublör ve Korkma Ben Varım’a 10 üzerinden sırasıyla 10 ve 9 puan vermiştim kendimce. İkisi de benim için çok öte bir noktada duruyor. Ruhi Mücerret’e, o rengarenk kapaklı kitaba ilk defa sarılırken aklımda ister istemez o iki kitabın çıtayı çok yükseğe çıkarması, dolayısıyla beğeni baremimin de daha düşük olmaması için dua ediyordum bir yerde. Ama kitabı alırken de biliyordum ki bu bir MM kitabı. Yani Türkçesi, Nick Cave nasıl kötü bir albüm çıkarabilir, Woody Allen nasıl kötü bir film çekebilire tekabül ediyor bu endişem..

ruhi mücerret

Kitabın içinden içerik bilgisi vermeyeceğim. Bu da biraz yavan kılabilir yazımı, ama diğer türlüsü de alacağınız zevki gerçek anlamda düşürecek. Bildiğimiz MM tavrı kitap. Yani yine olaylar üç kişi -aslında iki kişi- tarafından anlatılıyor Avni Vav’ı saymazsak. Ruhi Mücerret, İstiklal Savaşı’ndan hayatta kalan tek kişi. Herkesin ölümüne şahitlik etmiş ve ülkece tanınan bir muharip gazi. Civan Kazanova ise hayatın sillesini yemiş, ömrünün yedi yılını sokaklarda adeta bir kayıp olarak yaşamış, fakat sonra MM’nin zekasına uğrayarak ayağa doğrulmuş, bir beden eğitimi öğretmeni. Masum Cici, Nazlı Hilal, Avni Vav ve Fujer Fuji de romanımızda son derece öneme haiz dört ara karakter.

140320131510024642098_2Kafanızda hemen diğer iki roman canlanmıştır eminim. Dublör’de de Korkma Ben Varım’da da hep ana karakterlerin anlatımıyla işlenirdi roman. MM yine yolla tefrika etmiş yeni romanını. Yani biz olayları bir Ruhi Mücerret, bir de Civan Kazanova’nın bize aktardıkları ile anlıyoruz, aslında anlamaya çalışıyoruz. Üçüncü romanında ben MM’nin dilinin daha çok oturduğunu, zaten olan tarzının iyice tescillendiğini gördüm. Yani bu kitabın üstünde Murat Menteş yazmasaydı, bu kitabın daha ilk sayfalarında eserin MM’ye ait olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirdim. (Bunu yapabildiğim üç yazar var: İsmet Özel, Attila İlhan ve küçük İskender) Edebi açıdan da ilk iki romana oranla çok daha güçlü bulduğumu söyleyebilirim Ruhi Mücerret’i. Dil akıyor. Epigraflar da ilk iki roman gibi sizi ayrı bir bağlıyor her bölüme.

Kitaptaki değinilmesi gereken konu -aslında çoğu kişi bunu bir handikap olarak belirtmiş- kitabın patlama yaratan sayfaları için okurun bir 200 sayfa okuması gerektiği. Ben bunu bir eleştiri olarak almıyorum, savunmuyorum da bu görüşü. Evet, MM’nin eserleri bir film havasında adeta koltuklara çivilercesine ilerler. Fakat elinizdeki edebi bir eser önce. Bu görüş sadece ilk iki kitabın getirdiği bir önyargı benim gözümde. Dolayısıyla Ruhi Mücerret’i Dublörün Dilemması ve Korkma Ben Varım’dan münezzeh değerlendirmek zorundayız. Nihayetinde üçleme yapmıyor MM. Ama ilk iki romanla da neler yaptığını gayet iyi biliyor..

fft2mm1724874

Uzun lafın kısası yine bir fenomen ortaya çıkarmış MM. Afili Filintalar tayfasını seven, takip eden biri olarak bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum size. Benim gibi bir MM fanıysanız zaten, bunu belirtmem bile gereksiz. Yazarın dilinin daha da oturduğunu, beklentilerin boşa çıkmadığını görün. Ve tabi Ruhi Mücerret’ten sonra gelecek roman için de yine bir umut beklemeyi de göze alın. Sağda solda kitap için iyi ve kötü diye iki -aslında içi çok da dolu olmayan- yorum duyacaksınız. Bunun kararı ise yine son kertede size kalacak. Kitap için en özendirici cümle ise Emrah Serbes’ten geliyor son olarak: “100 yaşından küçükseniz, bu romanı mutlaka okuyun.”