Mahir Ünsal Eriş – Bu adamı okusanıza!

mahir-ünsal-eriş-472x315Kitap hakkındaki ipucunu her kitabın ilk cümlesi verir diye bir kaide mi var? Mahir Ünsal Eriş’in son kitabı Olduğu Kadar Güzeldik’te, kitabın hissiyatını tam da aksine son cümlesi özetliyor: “Bu kitabı annem babam oğullarıyla gurur duysun diye yazdım.”

Tam da bu naifliğe sahip hikayeleri, bu denli güçlü ve sahici yapan da belki aynı naiflik. Çünkü her bir hikayenin öyle güçlü bir dili ve anlatımı var ki, o an nerede olduğunuzdan bağımsız şekilde kendinizi başka küçük hayatların içinde buluveriyorsunuz. Bir nevi sahil kasabası filmi izler gibi gözünüzde her şeyi canlandırabiliyor, sevdiğiniz oyunculara bu hikayelerin içinden roller biçip kafanızın içinde kendi filminizi çekebiliyorsunuz.

Başrollerinde öğrencisinden randevu evi çalışanına, sarhoşundan küskün futbolcusuna türlü türlü insanın olduğu hikayelerin her biri ağızda başka bir tat bırakıyor. Öte yandan Eriş’in, “hikayenin sonu muhakkak vurucu olmalıdır,” kuralına uymasına gerek bilmahirunsal-580x427e kalmamış – hikayelerin sonunu tahmin edebiliyor bile olsanız, dilin şahane kullanımı sayesinde aynı iştahla okumaya devam edebiliyorsunuz. Benzetmelerin gücü ve anlatımın canlılığı her şeyi birebir yaşadığınızı hissettiriyor. Bu yüzdendir ki, köy romanları haricinde bir şeyler okumayı dilerseniz bu topraklara ait olan, Mahir Ünsal Eriş’i bi okusanıza! Bir yazar hakkında tek kitapla kolay kolay karar verenlerden değilim ama, şuna eminim ki, söz konusu bu adam olduğunda hiç pişman olmayacaksınız.

Ben bugün bi koşu gidip “Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde”yi de alacağım mesela – daha önce çıkan bu kitabı arada nasıl kaçırmışım, hayret etmiyor değilim, ediyorum.