Lüfer Bayramınız kutlu olsun

Bir gün saat üçte köprüde
üç martı insanlara bakıp imrenecek
bir adam iri bir lüfer çıkaracak denizden
işte o zaman bütün aşklar ve bulutlar geçecek aklından…

Geçen sene birincisi düzenlenen ve “Çocuklarımız Lüfer Yesin” sloganı ile başlatılan etkinliğin ikincisi Haliç çevresinde yarışmalar, film gösterimleri ve paneller eşliğinde devam ediyor. Balıkçılık camiasında yıllardır tartışılan boy yasakları, kıyıdan açıkta avlanmak gibi düzenlemeler yeniden belirlendi. Bu süreçte özellikle sivil toplum baskısı önemli bir rol oynadı.

Ve adına bayram düzenlenen Lüfer balığı. Dünya üzerindeki en lezzetli balıklardan birisi boğaz lüferidir. Bu balık tam bir İstanbul beyfendisidir. Bir söz söz vardır lüferden sonra palamut yemek, attan inip eşeğe binmek gibidir. Birde lüfer rakı ile birlikte yenmezse piç olur. Şairin dediği rakı şişesindeki balık işte bu balıktır.

Bizde lüfer diğer balıklarla karşılaştırılmaz; etinin lezzeti, kendinden daha büyük balıklara saldıracak kadar gözü pek olması dikkat çeker. Öyle ki bazı balıkçılar boğazda bir yunus’a karşı lüferlerin verdiği savaşı gördüklerini anlatmaktadırlar. Yunus, lüfer sürünün içinden geçer. Lüfer sürüsü yunus’a saldırır; yunus düşmanlarının ısırıklarından kurtulmak için taklalar atar ve umutsuzca çırpınır. Lüfer büyük miktarda Boğaziçi’inde veya Boğaz çevresinde olduğu kadar Marmara’da ve Karadeniz’de avlanır. Bazen İzmir ve Selanik körfezlerinde veya Suriye, Mısır kıyılarında da bulunur. Ancak İstanbul sularında ve Karadeniz sahillerinde yakalananların eti çok lezzetli olur.

Lüfer; küçük, orta ve büyük boy olmalarına göre farklı özel isimlerle anılır.

– 10 cm’den küçük olanlara Defne Yaprağı

– 10-15 Cm arası olana Çinekop

– 15-20 cm arası olanlara Sarıkanat

– 20-30 cm arası olanlara Lüfer

– 30-50 cm arası olanlara ise Kofana ismi verilir.

Mayıs ayına kadar lüferler yumurtalarını Marmara’ya bırakırlar; sonra Boğaz’a doğru yola çıkarlar. Aslında lüferlerin ne çok büyüğü ne de çok küçükleri makbuldür. Çok büyükleri çok fazla yağlı, küçükleri çok yağsız olur. Anlayacağınız bu balık tam lüfer boyutlarında yenmelidir. Lüfer en güzel ızgarada yenir. Evet “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” kampanyası kapsamında bu balığı yaşatmaya devam etmeliyiz. Hepimiz  “Lüfer Koruma Timi”nin destekçisi olarak bu İstanbul beyfendisine saygımızı esirgemeyelim. Bu balığın gerektiği gibi yumurtalarını bırakması ve çoğalması için elimizden geleni yapalım. Şimdi bu bayramı tüm yurtta ve yavru vatanda törenlerle kutlayalım…