Lethal Weapon 2’nin “Ölümcül Evi”

Gerçekten “ölümcül” bir ev: Garcia House

Leathal Weapon 2’yi izlemeyen 30 yaş üstü okur var mı burada parmak kaldırsın! İzlemeyenler hemen yazıdan sonra izlesinler yazılı yoklama yapacağım. Hepinizin aklına –daha doğrusu filmi seyredenlerin aklına diyelim – kazınan efsane sahnesiyle Garcia House karşınızda.

Şimdi gelelim bu efsane sahneye ve eve dair ipuçlarına…

Mel Gibson…

Lethal Weapon 2

Kötü adamların tepedeki cam, metal ve beton karışımı kalesi…

Kamyonetine çelik halat bağlayıp… Neyse… Bundan sonrası spoiler olur diyerek evden ve filmden kısa kısa bahsedelim.

lethal-weapon-2-original

İlk filmde Mel Gibson’un canlandırdığı gözü pek –aslında bildiğiniz çatlak!- polis memuru çavuş Martin Riggs ve Danny Glover’ın canlandırdığı Afro-Amerikalı aklıselim ortağı çavuş Roger Murtaugh ile tanışırız. Amerikan aksiyon sinemasına “iyi polis-kötü polis” formülünü hediye eden 1987 tarihli ilk film o kadar sevilir ve tutulur ki 1989 yılında bu yazımızın konusu olan ikinci film çevrilir.

Filmin kısa öyküsü şöyle:

Los Angeles polis teşkilatından Çavuş Roger Murtaugh ve ortağı Martin Riggs, uyuşturucu karteli ile ilgili bir davanın peşindedir. Yaptıkları bir takip sonucunda ellerine 1 milyon dolarlık bir uyuşturucu paketi geçer. Bunun üzerine Murtaugh ve Riggs gözlerini bu işin arkasındakileri aklamaya çalışan avukat Leo Getz’e diker. Getz’i köşeye sıkıştıran dedektifler, onu tanık koruma programına alırlar.

Ancak Getz’in aleyhinde tanıklık edeceğini duyan uyuşturucu kartelinin üyeleri bunu engellemek için her şeyi yapmaya hazırdır. Riggs ve Murtaugh hem kendilerinin hem de Getz’in hayatını korumak zorunda kalacaklardır.

Filmi hala izlemeyenler için –tabii hala kaldıysa!- çok da tüyo vermek istemiyorum ama Mel Gibson’un çok ama çok sinirlendiği bir senaryo sekansından sonra filmin finaline doğru  -çok da enteresan bir yolla- yerle bir ettiği –elbette aslında maketini!- “Garcia House” ya da bilinen başka bir adıyla “Rainbow House”, kendinden söz edilmeyi gerçekten hak eden bir ev.

garciahouse2

Hollywood sinemasının çok sevdiği bir mimar ve tasarımcı olan ve 1994 yılında ölen John Lautner’in  1962 yılında jazz müziğin efsanelerinden Russ Garcia için inşa ettiği bir ev Garcia House… Paranın su gibi aktığı Amerika – Los Angeles’ta geçen yüzyılın ortalarında pek çok başka müthiş örneğinin de inşa edildiği modern mimarinin en nadide parçalarından biri Rainbow House… “Kaliforniya Modernizmi” olarak adlandırılabilecek bir ekolün dâhilerinden biri olan Lautner, oldukça kişisel kendi mimari diliyle insanları binalarla; binaları da doğayla organik bağlarla birleştirmenin çok cesur denemelerini yapmıştı.

gh

Bina Los Angeles Hollywood Hills’de meşhur Mulholland Drive yakınlarında bir kartal yuvasında inşa edilmiştir. Hollywood’un altın yıllarının tüm ihtişamını içeren ev Milo Baughman imzalı rahat koltukları, Karl Springer kahve masaları, Willy Daro Agate ve Achille Castigliano tasarımı harika lambaları, Charles Hollis Jones tasarımı yatakları, Warren Platner dizaynı yemek masası ve Edward Fields halılarıyla adeta bir tasarım müzesidir aynı zamanda…

Cam, çelik ve betonun doğa ile ustaca birleştiği bina, sonraki yıllarda kuru hava şartlarının, statik zorlamaların ve zemin sularının etkisiyle oldukça yıpranmıştı. Sonrasında binanın kası andıran formdaki bileşenleri ve şeffaf mekânları, Lautner ruhuna aykırı bir dizi duyarsız ve özensiz tadilat geçirdi.

lautner_garcia_sketch

Neyse ki daha sonra binanın imdadına Dreamworks’de çalışan Bill Damaschke ve ortağı John McIlwee yetişti. Binanın özüne ve Lautner’in mimari ruhuna aykırı müdahalelerden özenle kaçınarak evi 21.yüzyıla taşıyabilecek kalitede ve özende bir restorasyona giriştiler.

Önce binanın daha önceki sahipleri tarafından bazı kullanım ve mahremiyet (evin çok büyük bir kısmı camdan oluşmaktadır) amaçlı öze aykırı eklemeleri, tasarımın aslına uygun bir şekilde yenilemiş ya da farklı bir bakış açısıyla yeniden tasarlamışlar. Sonrasında da evin iç dekorasyonunu elden geçirme gereği duymuşlar. McIlwee sözlerine şöyle devam ediyor: “Ultra modern bir dekorasyon asla istemedik ama aynı zamanda da geçen yüzyıl ortalarının bir karikatürünü de yapmak en son arzumuzdu.”

garcia

Sonrasında New York’lu dekoratör Darren Brown’la yolları kesişen ikili, aradıkları kanı Brown’da bulmuşlar. Brown şöyle diyor:  1970’lerin parlak ışıltılı zamanlarından ilham alarak erkeksi bir bekâr evi – aslında kalesi- yaratmak istedim. Stüdyo 54 ve Bianca Jagger tasarımlarına baktım. Sonrasında da şık ve pahalı unsurları eklektik ve oldukça cesur bir yaklaşımla bir araya getirdim.”

Sonuç olarak bu kadar modern bir yapıda kendinizi soğuk bir ortamda hissetmeniz çok mümkün iken dekoratör Darren Brown’un cesur hamleleri sayesinde içine girdiğinizde ev, sizi sıcacık bir iç mekânla karşılıyor.

garciah2

Şimdi benim tavsiyem, iTunes’dan Sting ve Eric Clapton’un Lethal Weapon 3 için yazdığı “Probably Me” adlı nefis şarkıyı indirin ve yazıyı okurken fonda onu dinleyin.

Başka bir film ve onun evinde görüşürüz…

Filmin fanlarından biri tarafından editlenen custom fragmanı da pek leziz:

YouTube Preview Image

Not: Bu yazı www.bast-home.com.tr Mart sayısında da yayımlanmıştır.