Lacocca’nın şahlandırdığı bir beygir!

Kız gibi değil, at gibi at!

Meraklısına…

Entrikası, ihtirası, kanunsuzu, polisiyesi, tütünü, cikleti bol Amerikan filmlerinin ikinci aktörü! Üstelik vahşi, hızlı ve yakışıklı!

“Binicen üstüne, vurucan kırbacı, vurucan kırbacı…“ dedikleri var ya hani, heh işte ondan!

Adını İspanyolca’da ‘vahşi’ anlamında kullanılan, İspanya’nın vahşi atları Mustang’lerden aldığını bildiğimiz ama esasında II. Dünya Savaşı’nın P-51 süper avcı savaş uçağı Mustang’den alan 1964 yapımı bu Amerikan parçası; Henry Ford’un, başarısını hiçbir zaman hazmedemediği ve o yıllarda şirketin bölüm şefi olan Lee Lacocca’nın tımarlayıp şahlandırdığı bir beygir.

Bu nalsızın tohumu II. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru filizleniyor. Savaş sonrası tüketimin hızla artması ve Amerikalı’ların otomobili en büyük statü sembollerinden biri olarak görmeye başlamasıyla 1960’lı yılların Amerika’sında bu değişimi farkeden Ford yöneticileri, otomobil tutkunlarının direksiyonunu yeni bir yöne çeviriyor…

Lakin geçimsiz Henry, otomobil dünyasının nabzını hızlandıracak bu değişime karşı çıkıyor.

1924 doğumlu Lee Lacocca, 1992’de emekli oldu.

Bunun üzerine Lacocca, Ford’u veri yağmuruna tutarak; 18-35 yaş arası gençler ve kendini genç hissedenlerin ayağını yerden kesmekle kalmayıp 271 HP gücündeki gazlı beygirin marşına basıveriyor…

Mustang ilk olarak; 17 Nisan 1964 günü Ford’un Michigan Dearborn tesislerinde 271 HP gücündeki 4.6’lık motoru, cool görüntüsü, deri koltukları, kemik direksiyonu, ön panjurundaki yabani at logosu ve ilk günden 25.000’lik satış rakamı ile rekora koşmayı başarıyor.

Logosunda bir terslik olduğunu dile getirenlere de; Bu bir yarış atı değil, yaban atı, istediği yöne koşar, üstelik satışlara bakılırsa doğru yöne koşuyor!” diyor sevgili Lacocca.

Amerikalı’ların otomobil anlayışına yeni bir bakışı açısı getiren  Mustang, kısa sürede rakibi olmayan bir otomobile dönüşüyor…

Sonrasını filmlerden biliyorsunuz zaten…

Benim gibi avuç dolusu bozuklukla anca aktörlük yaptığı filmlere gider, kedi ciğer misali izler, pul koleksiyonu vaadi ile çağırılan ama raf dolusu araba koleksiyonunuzu görenlere de “param yetmediğinden değil, küçük parçalardan hoşlanıyorum” ayağı ile yürürsünüz. Artık koşar mısınız, tırmanır mısınız orası size kalmış… J

Unutmadan ayağınızı pedala korkak alıştırmayın. “Aslan besleyen yemini düşünmez” değil mi?

Ben ve daha nicelerimiz bu metal beygire hayran. Boşuna demedim kız gibi değil, at gibi at diye…

Ulusa sesleniş,

Manita yapacağım diye lastik yakan yurdum insanı; kıçını koltuğundan, ayağını pedalından uzak tut!

Haberin ola metal beygir, yastık altı yatırımlarıma çoktan başladım. Şimdi burada dur. Günü geldiğinde kapımda çok bekleyeceksin.

İlk Mustang Reklamı:

YouTube Preview Image
Comments
  1. Rançodas

    okuyunca dedim: ne oldu bizim mustang hayalimize? paramızda var şimdi ama az yaksın küçük olsun bıdı olsun saçmalıklarıyla doldurduk kafamızı. aslında öbür türlü de bu makineler için kapitalizmin saçmalıklarıyla doldurmuş olacaktık kimine göre. Tuğçe hanım ortak girelim mi bi taneye :)