Kötü Ruh…Kötü kopya

80’li yıllarda çekilen korku / gerilim türü filmlerin çoğunun ortak bir özelliği vardır. Artık birer kült olmaları ve karakterlerinin en az süper kahramanlar kadar ünlü ve hatırlanıyor olmaları. Örnek verecek olursak bugün Freddy Krueger’ı, Jason Vorheees’i, Leatherface’i veya Michael Myers’ı tanımayan yoktur. Evil Dead yani Türkçe adıyla Kötü Ruh da bu dönemde çekilen ve bugün Ash karakteriyle birlikte bir kült olarak anılabilecek bir filmdi. Hatta yönetmen ve aynı zamanda filmin senaryosunu da yazan Sam Raimi, Kötü Ruh’dan sonrasında Army Of Darkness adlı filmiyle de sadece Ash karakteri üzerine yoğunlaştı, dönemine göre yine gayet başarılı bir filme de imza attı. Bruce Campbell’ın kariyerini başlatan karakteri Ashley “Ash” Williams da klasikler arasındaki yerini böylece almış oldu. O günkü teknoloji ile ciddi efektlerle ve emeklerle hazırlanan bu filmlerin bugünkü kopyaları -ya da yeniden yapımları diyelim- çok daha gerçekçi sahneler içermesine rağmen ne yazık ki çoğu zaman orijinalinin ucuz bir kopyası olmaktan kurtulamıyor.

evildeadwoods

Hayran kitlesi tarafından heyecanla beklenen Kötü Ruh da bence bu tarz hayal kırıklıkları arasında yerini almaya adaydır. Sebebine geçmeden önce, standart bir korku filminde klişe olarak neleri sayabiliriz bir göz atalım:

1-      Genelde 3 kız iki erkek ya da 2 kız üç erkekten oluşan ve İçerisinde bir geek, bir aptal sarışın, yakışıklı bir erkek barındıran bir grup ergen

2-      Ormanın ortasında hiçbir iletişim imkanının olmadığı bir kulübe ya da ev

3-      Bodrum katından gelen sesler ve ısrarla o bodrum katına girmemeleri gerektiğini öğrenemeyen bu gençler

4-      Bir büyü kitabı, paslı gereçler, ölü hayvanlar ya da insan uzuvları

5-      Sessiz sahnenin ardından aniden sizi koltuğunuzdan uçuran bir gürültüyle korkutma çabaları

6-      Ve ormandaki evde bir bir sırayla ölen, en son bir ya da ikisinin hayatta kaldığı bir senaryo

Evil Dead filminin ilki de aynen bu senaryo ile çekilmişti ama arada bir fark vardı. O dönem bu klişeler korkutup germekle birlikte aynı zamanda o filme yeterli dozda komedi öğeleri de katıyordu ve izleyenlerin beklentisi bu yöndeydi. Dikkat ederseniz bu komedi öğeleri o dönemin gerilim filmlerinin çoğunda vardır. Ancak artık bu klişeler tabiri caizse ayyuka çıktı ve film çoğunlukla korkutup germekten ziyade güldürmeye yönelik oldu.

evildead01

Yeni Evil Dead de bunun en güzel örneğidir. İlk versiyonuna göre kan revan seviyesi bir hayli yüksek olan bu filmde son derece gerçekçi uzuv kopma, ölüm ve yaralanma  sahneleri var. Efektler üzerine ciddi uğraş verilmiş orası kesin. Ancak ben filmi izlerken keyif aldım dersem yalan olur. Aradan geçen bu kadar zamanda yeniden çekilen ve “bugüne kadar izleyip izleyebileceğiniz en korkunç film” sloganıyla pompalanan yeni kötü ruh beni ve salondaki diğer izleyenleri korkutmak yerine fazlasıyla güldürmekten öteye geçemedi ne yazık ki. Eğer bu filmi ilk versiyonuna bir saygı duruşu babında çektik diyorlarsa da o zaman bu filmi yapanlara şunu hatırlatmakta yarar görüyorum. Ash’in olmadığı bir Evil Dead bana sorarsanız zaten baştan olmamıştır.

Şunu da hemen belirtmek isterim ilk Evil Dead’in çok büyük bir hayranı değildim dolayısıyla gerçek fan’ların bu filmden keyif alma ihtimalini es geçemem. Ancak benim gibi korku filmi sever bir izleyici iseniz bu filmin sizi de tatmin etmeyeceğini hatta vasat geleceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yine de “Yok arkadaşım ben gider görür kararı da kendim veririm sana mı soracam” derseniz saygı duyarım ama filmden sonra “Ah ben ne yaptım keşke izlemeseydim” diye bana gelmeyin. İyi seyirler dilerim.