Kitaplar yürüyüşe geçti!

Vaktiyle Amerika’da o metro senin, şu otobüs benim dolaşan gezgin kitaplara dair haberleri siz de duymuşsunuzdur muhakkak… Toplumsal bir okuma bilinciyle hareket eden insanlar, ellerindeki kitapları okumayı bitirdikleri yere bırakıyor, bu vesileyle aynı kitaptan başkalarının da faydalanmasını sağlıyorlardı. Böylece koskoca şehirler adeta birer açık hava kütüphanesi haline geliyor, kitaplar raflarda tozlanmaya terk edilmiyor, hikayeler ve karakterler elden ele dolaşıyordu.

bcn-metro-reading

Bu haberi okuduğum zaman “Vay anasını,” demiştim – “adamlardaki saygıya ve duyarlılığa bak.” Zira aynı şeyi Türkiye’de yapmaya kalksak, metroda ya da parkta bir defalığına rastladığımız kitapları, bir daha görememe ihtimalimiz hayli yüksek olurdu. Gezgin kitapları sahiplenen nice bilinçli yurttaş, ya bunları sahaflara götürüp “okutur” ya da sayfalarından okumak haricinde faydalanmanın bir yolunu mutlaka bulurdu. Velhasıl sahiden de öyle oldu, 1-2 sene önce İstanbul Metrosunda canlandırılmaya çalışılan benzer bir girişim hüsranla sonuçlandı. Metro girişindeki standlara bırakılan kitaplar 3 gün içinde bir daha dönmemek üzere sırra kadem bastılar :)

Gel gelelim, Bilkent Üniversitesi’nin başlattığı “Ayaklı Kitap” projesi, en azından kampüs çevrelerinde durumun bu derece vahim olmadığını gözler önüne seriyor. Bilkent Edebiyat Topluluğu’nun gerçekleştirdiği projeyle, şu anda yaklaşık 200 adet kitap ayaklanmış vaziyette kampüsü arşınlıyor, elden ele gezerek pek çok kişi tarafından okunmanın keyfini sürüyor. Satılmaması için etiketlenip içine kullanma talimatı yapıştırılan ve genel bir mekana bırakılan kitabı okumak isteyen kişi, İnternetten kaydını yaptırıyor; kitabı okumayı bitirdikten sonra da başka insanların faydalanması için yine genel bir mekana bırakıyor.

DSC_0551

Bir üniversite kulübünün böyle bir girişimi başarıyla sürdürmesi, Türkiye’nin yakın zamanda kitabı yalnızca para kazandıracak bir eşyaymışçasına görmeyebileceği hususunda umutları artırıyor. Belki 50 yıl sonra biz de şehirde başına bir iş gelmeden dolaşan kitaplar görebilir, metrobüste yolculuk ederken gözlerini akıllı telefonlarına değil de, hevesle okudukları kitaplara odaklayan insanların varlığına şahitlik edebiliriz. Kitap okuyan adamdan genellikle zarar da gelmeyeceği üzere, bu şehir bir ihtimal daha emniyetli bir yer olur 50 yıl sonra belki, kim bilir? :)

No Responses