Kışlık bakımın 7 anahtarı

Bugün öyle bir soğuk esiyor ki, “benden sonrası sonrası tufan” diyor. Niyeti ciddi, gidecek sonbahar. Peki, sonbahara bile ısınamazken kapımıza dayanmış kışa nasıl kucak açılacak? Bu mevsimde hastalıklar en büyük sorun. O nedenle, bugünden tezi yok bağışıklığınızı güçlendirmek için birtakım acil önlemler almanız şart. Tamirat başlasın!

Detoks
Detoks ağır ve disiplinli bir rejimdir ve kesinlikle doktor kontrolü altında uygulanmalıdır. Etkili bir detoks programı, en az 3 gün olmalıdır. Mümkünse bu günler hayatın rutinlerinden uzak, dingin bir şekilde geçirilmelidir.
Detoks gününde balıktan süt ve süt ürünlerine, kırmızı etten yumurtaya kadar birçok gıda yasaktır. Ana gıda olarak çeşitli kombinasyonlarda genellikle çiğ meyve, sebze ve bunların suları kullanılır. Enginar sapı, havuç ve elma favori gıdalardır. Bütün taze sebze ve meyveler, yeşillikler, tohumlar tüketilir. Pirinç veya darıdan pilavlar, yanında yeşilliklerle servis edilir. Açlığa müsaade edilmemeli, 30 dakika ila 2.5 saatlik aralarla gıda alınmalıdır. Saat 07.00’de ılık su ve limon suyu ile başlayan detoks diyeti, 19.30’da yine limon suyu ile biter. En geç saat 22.30’da yatılır.
Tansiyonu düşük ya da yoğun olarak çalışanlara ve bazı rahatsızlıkları olan kişilere detoks diyeti kesinlikle önerilmez.

Yoga
Yoga egzersizleri sırasında ruh ve  beyin bedene eşlik eder. Kuvvet ve esnekliğiniz artar, denge ve konsantrasyonunuz gelişir. Sahip olduğunuz esneklik sayesinde, soğuk havalarda sakatlanma ve incinme riskiniz azalır. Zihniniz temizlenir, cildiniz ve gözleriniz parlar, ruhunuz arınır. Derin bir nefes aldığınızda o ana odaklanabilmeyi, aldığınız soluğu bedeninizin ihtiyacı olan her bir noktaya rahatça ulaştırabilmeyi sağlar. Stres ve negatif enerjiyle yollarınızı ebediyyen ayırır.

Uyku
Uzun ve hareketli yaz günlerinde raydan çıkan uyku düzenimizi toparlamak için en uygun mevsimdeyiz. Özellikle karaciğerin çok önemli enzimler ürettiği 23:00-05:00 saat aralığında uyuyor olmak ‘tamirat’ sürecinde elinizi oldukça güçlendirir. Üst üste uykusuz kalınan geceler, bağışıklığınızla barışık olamayacağınız günleri getirir; uyku borcunuza sadık kalmanız menfaatiniz gereğidir. Serde gençlik olsa da, soğuk kış günlerinde tökezlememek için, uyanık olmalı ve uykunun hatırını saymalısınız.

Egzersiz
Gün içinde yapılması gereken 45 dakikalık egzersiz ter yoluyla toksinlerden kurtulmanızı sağlar. Özellikle saat başlarında yapılan 5 dakikalık hızlı dans, üzgünüm ama, günlük ‘tamirat’ ın kaçınılmaz bir parçasıdır.

Su tüketimi
Su yeterli süre tanındığında, neredeyse tüm toksinleri çözüp, eriyik halinde tutup, atılım için başka bir yere taşıyabilir. Tıpkı şehir kanalizasyonu ve sanayi atık sistemleri gibi, su da atık maddelerin vücuttan çıkartılması için gerekli araçtır. Bu yüzden, ‘tamirat’ sürecinde dokulardan kana bırakılan tüm toksinleri ve artıkları eritip, nötrleştirip atmak için fazladan saf alkalik su içilmelidir. Su aynı zamanda besinleri yiyeceklerden çıkartıp onları kana taşıyan ve eriyik halinde hücrelere ulaştıran elementtir.

Himalaya tuzu
250 milyon yılda oluşmuş bu tuzun içerisinde 84 farklı mineralin olduğu kanıtlanmıştır. Tuzla ilgili tüm ezberleri bozar, mucizeler yaratır. Vücudun asit ve baz dengesini, elektrik yükünü, dolaşım sistemini ve organları olumlu etkiler.
Vücutta biriken toksinlerin ve ağır metallerin dışarı atılması sağlar. Sağlıklı bir yaşam için su, temiz hava ve doğru beslenmenin peşisıra, doğru tuz da olmazsa olmazdır.

Probiyotik gıdalar
Probiyotikler, kaliteli bir yaşam sürmemiz için yaşayan, mikro organizmalardır. Sözkonumuz olan ‘tamirat’ ın en donanımlı savaşçılarıdır. Sindirim sisteminin sağlığını, dengesini ve verimliliğini artıran bir takım yararlı bakteri ve maya sınıflarıdır. Bu bakteriler, bağırsakta ve birçok fermente süt ürününde doğal olarak bulunur.

Vücudumuzun savunma gücünü artıran hücrelerin büyük bir kısmı sindirim sisteminde bulunur. Probiyotik maya ile yapılan yoğurt, kefir ve özel sütlü içeceklerin içindeki faydalı bakteriler, barsağa canlı olarak ulaşır. Daha sonra barsak duvarına yapışarak, zararlı bakterilerin tutunmalarına engel olur. Biyolojik değeri yüksek süt ve süt ürünleri tüketilip, probiyotik içeren besinlerden yararlanılması, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Comments
  1. Benan

    Anilcim kalemine Saglik…tecrubelerini ve izlenimlerini paylaşman benim için bir başlangıç oldu.Tesekkurler…Devamı dileğiyle :))