Karadayı…Geciken adalet, adalet değildir

Sizi bilmem ama ben sonbaharı seviyorum. Soyadımın eşanlamlı kelimesi olması bir yana, sararan yapraklar, yağmurlar ve toprak kokusu, lay lay, loy loy…gibi klişelere tabii ki de girmeyeceğim. Benim sonbaharı sevmemin farklı bir nedeni var. Her ne kadar yerli dizi pek seyretmesem de her sonbahar mutlaka izleyecek bir tane bulurum ve o dizi günlerimi her hafta beklemeyi severim. Son yıllarda bu bekleyiş çoğunlukla Kenan İmirzalıoğlu dizileri sayesinde gerçekleşti. Kendisini Ezel’den beri severim. Hem gerçek hem de mecazi anlamda.

Aslında Deliyürek’ten beri takip ediyorum. Tabii ki Yandım Ali, Yazı Tura ve Şener Şen’le beraber oynadığı Kabadayı filmlerini de es geçemem. Ama bugün Türk dizi tarihinin en sıkı yazılmış (her ne kadar Monte Kristo Kontu’ndan alıntı dense de pek bi bağlantı kuramadım ben) ve en başarılı dizisi olabilecek Ezel ile birlikte artık sonbaharlarda Kenan dizisi bekler olduk arkadaşlarla beraber. Kenan İmirzalıoğlu’nun iyi oyuncu olup olmadığı tartışmasına hiç girmeyceğim çünkü herkes için görecelidir bu kavram ve ben bir eleştirmen değilim. Ama Necati Şaşmaz’ın oyuncu olup Tırtlar Vadisi ile kitleleri sürükleyebildiği bir ülkede Kenan İmirzalıoğlu her dizisiyle en az 4 Oskar’lıktır bunu da belirtmeden geçemem.

Oynadığı roller birbirine çok yakın olabilir, ama yıllar içerisinde bence kendisini geliştirmeyi çok iyi başarmıştır. Nitekim yine bir sonbahar ve yine bu kış mevsiminde pazartesileri dizi keyfi yapabileceğim yeni olayımı buldum. Karadayı. 09 Ekim Pazartesi akşamı ilk bölümü yayınlandı ve heyecanla beklediğime kesinlikle değdi. Kadro gayet iyi; Kenan İmirzalıoğlu,Bergüzar Korel ve tabii ki de bir Çetin Tekindor gerçeği var ki yadsınamaz. Ay Yapım bu işi kesinlikle çok iyi biliyor. Yönetmeni Ezel’den de tanıdığımız Uluç Bayraktar ve Cem Kargı. Müzikler tabii ki de Toygar Işıklı, ki zaten dinlerken hemen Ezel müzikleri kıvamını seziyorsunuz. Hal böyle olunca daha ilk bölümden beni heyecanlandırmaya yetti de arttı bile.

1970 yıllarında geçen hikaye,kunduracı ve aynı zamanda oturduğu mahallenin sayılan bir abisi olan Nazif Kara (Ç.Tekindor) ve oğlu Mahir Kara’nın hikayesi. Oğlunu her zaman adaletli ve merhameli olarak yetiştirmeye çalışan eski mahkum ve gerçek bir kabadayı ola Nazif Bey rolünde Çetin Tekindor’un nasıl bir performans sergilediğini anlatmak için yazacak kelime bulamam bu yüzden lütfen izleyip kendiniz görün. Ama kabadayı deyince aklınıza bugün sokakta veya diğer dizilerde gördüğünüz ipsiz sapsız dallamalar gelmesin. Burada bahsi geçen eski mahalle kabadayıları. İhtiyacı olana yardım eden, mahallenin düzenini huzurunu koruyan, gerçek delikanlı sayılan cinsten.

Bir kumpas sonucu idam cezasıyla karşı karşıya kalan babası Nazif Bey’i ne pahasına olursa olsun kurtarmaya karar veren oğlu Mahir’in hikayesini izledik ilk bölümde. Kıyafetler, karakterler, mekanlar kısacası diziyi oluşturan her türlü detay gerçekten çok iyi seçilmiş ve de kaliteli bir çekimle birleşince ortaya seyretmesi heyecan ve keyif verici bir dizi çıkmış. Sonraki bölümlerde karşıma ne çıkar bilemem ama daha ilk bölümden bu dizi kendini belli etmiş gibi görünüyor. Sürekli aynı dramlar üzerine kurulu, ajitasyon, kahır ve gözyaşı bombası dizilerden size de benim gibi gına geldiyse, buyurunuz Karadayı’yı seyre.

Dipnot : Mahir’in müstakbel nişanlısı rolünde oynayan Melike İpek Yalova’nın Türkan Şoray’a olan benzerliğine lütfen bir göz atın. Gerçekten inanılır gibi değil.

Karadayı dizisi fragmanı:

YouTube Preview Image

 

Comments
  1. İbrahim Sali

    Senden boyle yazi gormek sasirtti beni acikcasi abi, Acikcasi ezeli takip ediyordum ama hep klise dizilerde oynuyor bu adan kendini gelistiremeyen Turk dizi sektorunun sevilen yuzu kenan, o yuzden gereksiz bi dizi bence Cetin Tekindor gibi bi ustadin olmasi izlenilesi yapiyor diziyi soylemeden edemeyecegim.

  2. Enis Hazan

    Hiç yerli dizi takip etmediğim için genelde yazmam böyle yazılar ama bu adamı özellikle bi severim, takip ederim İbrahimcim. Evet belki hep birbirine çok yakın rollerde oynuyor ama baktığın zaman ortalıktaki onca adama kıyasla kaliteli bir jöndür türk sinema ve dizi sektötünde. Kaliteli işleri insanlar bilsin isterim, bu yüzden yazma gereği duydum. Etrafta bu kadar çöp dizi varken arada iyi bişeyler olunca takdir etmek gerektiğini düşünüyorum.

  3. Berrin Akcan

    ne oynadığı dizilerin klişe olduğunu, ne de Kenan’ın kendini geliştiremeyen bir oyuncu oldugunu düşünmüyorum. Çok fazla dizi izlemeyen biri olarak bu adamın rol aldığı işleri hep seyrediyorum. Özellikle ezel başkadır benim için. karadayı da aynı şekilde iyi bir iş olmuş. Ayrıca son bir kaç yıldır türk dizi ve sinema sektöründe çok önemli bir gelişme var. sadece oyunculukla ilgili değil; senarist ve yönetmen olarak da çok iyi ve yenilikçi bir tarz var. Ve kesinlikle iyi işler takdiri hak ediyor. Ayrıca Kenan’ın son sinema filmi Uzun Hikaye, onun hep aynı rolleri oynayabildiğini ve kendini geliştiremediğini söyleyenlere cevap niteliğinde olmuş. Zaten kendisinin de bu rolü kabuk etmesindeki neden, üzerine yapışan kabadayı imajını kırmak ve daha farklı karakterleri de oynayabildiğini göstermekti. Başarıyla altından kalkmış, sıcacık bir adam olmuş. Neticede hem kenan, hem sinema filmi, hem de karadayı olmuş.

    • Enis Hazan

      Yorumun için teşekkürler Berrin her kelimesine katılıyorum,hatta Uzun Hikaye ile ilgili yazım da 19 ekim günü yayında olacak ilgini çekebilir.