Kara bir komedi ‘Sessizlik’

İstanbul Devlet Tiyatrosu 2012 – 2013 sezonuna 14 farklı yeni younla başladı. Bu repertuvarın ana eksenlerinden birini ‘kadın’ üzerine kurgulayan İstanbul Devlet Tiyatroları’nda yeni bir oyun seyirciye ‘Merhaba’ dedi.

‘Sessizlik’, orjinal adıyla ‘Silence’, Moira Buffini’nin kaleme aldığı ortaçağ atmosferinde geçen bir oyun… Zira kadının yüzyıllar boyunca erkek toplumunda var olabilmesi sessizliği ekseninde son derece sürprizli bir şekilde ele alındığı bu oyun, kuşkusuz oldukça beğeni toplayacağa benziyor.

Oyunun konusundan çok, reji ve uygulamalarının bu kadar kusursuz işleyişini sağlayan yardımcı oyuncuları ne kadar çok övsek az. Zaten oyun bittiğinde yardımcı oyuncuların performanslarını daha çok alkışlıyor izleyici. Dekorları değiştirişleri, arabayı çekişleri, hele ki kar ve yağmur sahnelerinde sergiledikleri üstün performans, oyunun akıp gitmesini sağlıyor. Buradan kendilerini bir kez daha tebrik ediyorum.

Oyunun konusu ise kısaca şöyle: Cumbria Lordu Silence ve ağabeyinin sürgüne yolladığı Fransız Prensesi Ymma, İngiltere kralı Ethelred tarafından zorla evlendirilir. Silence’ın kendisiyle ilgili ‘kendisinin bile bilmediği’ bir sır, herkesin kaderini bir anda değiştirecektir. Oyunun tanıtımında “Şiddet ve gaddarlığın hüküm sürdüğü karanlık çağ İngiltere’sinden, isteğimiz ve irademiz dışında dayatılan yazgılar karşısındaki sessizliği tartışan tarihsel bir komedi…” olarak yazıyor kısaca Sessizlik…

Oyun gerçekten tam anlamıyla bir kara komedi. Bazı sahneler oldukça komik. Bunda oyuncuların yetkin performanslarının payı da kuşkusuz büyük.

Gerçekleri gizliyerek veya sessiz kalarak yaşamı sürdürebilmek mümkün müdür? Oyun, tarihsel bir dekor içerisinde bu sorunun yanıtını arıyor. Sahne sunumu ve akıcılık konusunda oldukça başarılı bir iş çıkarılmış. Özellikle Rahip Roger rolünde oynayan Süleyman Atanısev, mükemmel bir oyunculuk sergiliyor.

Funda Eryiğit, özellikle rolünde konuşma, mimikler ve oyunculuk açısından oldukça iyi bir performans ortaya koyuyor. Zaten bütün oyuncuların performansı şapka çıkartılacak cinsten. Her saniyesi merakla ilerleyen ve ne ile karşılaşacağımız konusunda merak uyandıran unsurlarla dolu. Mesajlar didaktiğe kaçmadan yedirerek veriliyor.

Kısacası mutlaka bu sezon görülmesi gereken bir oyun ‘Sessizlik’… Son olarak İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun yeni sezona dair oldukça güzel mesajını da size aktarmak isterim… “2012-2013 Tiyatro Sezonu dünyanın ve ülkemizin bulunduğu sıkıntılı ortamda, belirsizliklere rağbet etmeden, kararlı bir ruh haliyle başladı. Bu çalkantıları göz ardı etmeden, hem yerli, hem de evrensel bakışlara göz atan, temel insanlık sorunlarını ve çatışmalarını irdeleyen, Devlet Tiyatrosu’nun temel misyonu olan klasikleri olduğu kadar öncü metinleri de izleyiciyle buluşturacak, farklı tiyatro tatlarını içeren bir repertuvar hazırladık. Bu repertuvarın ana eksenlerinden birini de her sene olduğu gibi “kadın” olmak üzerinden kurguladık. Çünkü kadınların söylenmemiş tarihinin, erkekler üzerinden anlatılan insanlığın yarım kalan öyküsünü tamamlayan en önemli parça olduğu kanısındayız.”