Kadının adı yok!

Ruth Orkin tarafından çekilen “American Girl” adlı yukarıdaki fotoğraf aslında kadın olmanın zorluğuna ironik bir bakış. Kadın olmak ülkelerden, coğrafyalardan, sınırlardan bağımsız olarak yerçekimli ya da yerçekimsiz her ortamda zor. Tıpkı Cemal Süreya’nın o müthiş dizelerinde dediği gibi:

“Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil.”

 

Yıllar önce Duygu Asena’nın Atıf Yılmaz tarafından filme de çekilen Kadının Adı Yok kitabının ismi feminizmin öncü cümlelerinden biri olmuştu. Aradan yıllar geçmesine, sözde ileri! demokrasiye balıklama atlamamıza, kişi başına düşen milli gelirimizin bilmem kaç bin lira olmasına, en hızlı gelişen dünyanın bilmem kaçıncı ekonomisi olmamıza, eşekten inip lüks ciplere binmemize rağmen ne değişti. Her gün gazetelerin 3. sayfalarında boy boy haberler; töre cinayetleri, eski kocası tarafından öldürülen anneler, sevgilisi tarafından dövülen kızlar, kendisini ret ettiği için bir mahluk tarafından öldürülen hayatının baharında üniversite öğrencileri. Tuhaf olan ise bir kadın tarafından doğurulup, büyütülen bir varlık tarafından öldürülmek. Bütün bunlar olurken nedense kimse masaya elini vurup, yüksek sesle Kadın Haklı Beyler demek istemiyor.

Önümüzdeki pazar 25 Kasım. O gün tüm dünyada “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edildi. Peki neden 25 Kasım. Şimdi o günün dokunaklı hikayesine dönelim.

 

Dominik Cumhuriyetinde 1960 yılının 25 Kasım sabahında kuzey bölgesinde bir uçurumun dibinde 3 kadının cesedi bulundu. Patria, Minerva ve Maria, onlar Mirabel Kardeşlerdi. Dönemin Rafael Leonidas Trujillo diktatörlüğü olayın kaza olduğunu söyledi. Ertesi sabah gazetelerde bu ölümlerin bir kaza sonucu meydana geldiğini anlatan haberler çıktı. Ama gerçekler göründüğü gibi değildi.

Asıl gerçek diktatörlük karşıtı Clandestina hareketinin kurucuları ve kadroları olan bu kadınların “tehlike olarak görülmesi” ve tecavüz edilip vahşice katledilmeleriydi. Mirabel kardeşler, ülkelerinde siyasal özgürlük için yılmadan mücadele ederek diktatör Rafael Leonidas Trujillo’ya meydan okurlar. Bu yüzden diktatörlük tarafından zulme uğrayarak pek çok kez hapsedilir ve 25 Kasım tarihinde katledilirler. Mirabel kardeşlerin öldürülmeleri Dominik Cumhuriyet’inde büyük bir tepki uyandırdı. Direniş hareketi güçlendi ve bir yılın sonunda diktatörlük, anti-Trujilo hareketi tarafından düşürüldü.

Mirabel kardeşlerden birinin kod adının Kelebek olmasından da esinlenerek; o günden sonra bu üç kız kardeş, gerek Dominik’te gerek bütün dünyada “Kelebekler” olarak anılmaya başlarlar. İlk önce 1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultay’ında; 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edilir. 18 yıl sonra, 1999’da Birleşmiş Milletler’in kararına dönüştü ve 25 Kasım uluslararası düzeyde “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak kabul edildi.

Evet beyler bu hayatta gerektiğinde “Kadın Haklı” diyebilme yürekliliğine sahip “Adam“lar arıyoruz…

Comments
  1. Esra

    Hemen hemen her kadın hayatının bir kısmında ya da büyük bir kısmında; zorbalığı, şiddeti, baskıyı, kendi olamamayı hatta kadın olamamayı yaşamak zorunda kalıyor. Kendisi dilediği kadar birey olduğunun farkında olsun, evine gidince eşinden, abisinden, babasından göreceği her türlü şiddete tek çare var ki, feminist erkekler!
    Bu sebeple; “feminist kadınlara değil, feminist erkeklere” ihtiyacımız var.

    21. yüz yılda erkeğin kadından tek farkı; “damacanayı kapıdan mutfağa taşımak” kadar olan güç farkıdır. Hala kendini üstün sanan zavallılara duyrulur :)

  2. SELAMİ ÖZÇİL

    KADIN EVLENİP YUVA KURSA SEN KENDİ AİLENDEN ÇIKTIN DERLER
    ARTIR KAYNANANA SAYGI GÖSTERECEKSİN
    ONA SAYGIDA KUSUR ETMEYECEKSİN
    KOCASININ AİLESİ KENDİ AİLESİNDEN
    ÖN PLANA ÇIKMAK İSTER
    SANKİ KENDİLERİ ONUN AİLESİNDEN ÜSTÜNMÜŞ GİBİ

  3. SELAMİ ÖZÇİL

    KADININ ADI YOK BU SORU ÇOK ŞEY ANLATIR NEDEN İSE
    KADIN ERKEĞİN GÖZÜNDE BAZEN
    ELDE EDİLECEK DEĞERSİZ BİR VARLIK GİBİDİR
    BAZENDE UĞRUNDA ÖLÜNE BİLECEK NİTELİKTEDİR

  4. SELAMİ ÖZÇİL

    BİR ERKEYİN GÖZÜNDE KADIN NEDİR
    MELEKMİ ŞEYTANMI ASRIN KÖLESİMİ
    DEĞERSİZ BİR MAL GİBİMİ
    BAZEN KADINLAR NEFRET EDİLECEK GİBİDİR
    BAZEN AYAKLARI ÖPÜLECEK
    HAKKI ÖDENİLMEYECEK BİR İNSAN NİTELİĞİNDEDİR

  5. SELAMİ ÖZÇİL

    HAYVAN OLSUN İNSAN OLSUN ANNE OLMAK BAŞKADIR
    FADAKARDIR TÜM ANNELER AMA NEDEN İSE DEĞERİ BİLİNMEZ

  6. SELAMİ ÖZÇİL

    8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
    NEDİR BİR ERKEĞİN GÖZÜNDE KADIN
    NE DEĞERİ VARDIR ONUN İÇİN
    KADIN BİR SEVGİLİ BİR EŞ BİR ANADIR
    HAYAT ARKADAŞIDIR NESİLLERİN ANA TEMELİDİR
    VAR OLUŞUN ÖN KAYNAĞIDIR HAYATIN TA KENDİSİDİR KADIN
    FANTEZİLERİMİZ ŞEHVETTİMİZ ZEKV KİMİZ İÇİN
    AĞIRLIĞIMIZI KALDIRAN ACIMIZI ÇEKEN
    ZORBALIKLARIMIZA ZALİMLİKLERİMİZE BOYUN EĞEN
    ACIMASIZCA DÖVDÜĞÜMÜZ KATLETTİĞİMİZ KADINDIR