Kablosuz elektrik ve Nikola Tesla

Bir çocuk günün birinde bir elektrik fırtınasına şahit olur. Yıldırımlar, şimşekler hiç bir şeyin ortasında çaktıkça, büyülenmiş bulur kendisini. Elektrik mühendisi olarak kariyerine başlaması, şaşırtıcı değildir. Gerçi üniversiteyi tamamlamış sayılmaz bile. Asıl şaşırtıcı olan resimde gördüğünüz bütün pırıltıların mucidinin kendisi olmasıdır. Karşınızda Nikola Tesla.

Sırbistan kökenli Tesla, Fransa’da kurulmakta olan, Thomas Edison’a ait aydınlatma şirketinin ana istasyonunda işe başlar. Orada patronu olan, Edison’un baş mucitlerinden Charles Batchelor, bir referans mektubu ile onu Edison’a yollar. Mektupta şöyle yazıyordur: ‘Hayatım boyunca iki büyük adam tanıdım. Biri sensin, öteki ise bu genç çocuk. Onu işe al’.

Edison, Tesla’yı işe alır. Ona ‘direk akım (DC)’ jeneratörü ile ilgili sorunları çözme görevi verir ve bunu başarırsa kendisine 50 bin dolar prim vereceğini söyler. Direk akım şu an bu yazıyı okuduğunuz ekranı ve cihazı çalıştıran ve kabaca şarj ettiğiniz veya pille çalıştırdığınız her şeyde kullandığınız bir akım türüdür. En büyük problemi ise bu akımın elektriği uzaklara verimli olarak taşıyamamasıdır. Tesla bu problemi kökünden çözmenin yolunu bulur ve ‘alternatif akım (AC)’ adlı yeni icadını Edison’a sunar. Bu yeni akım türünde elektronlar kısa mesafeli gel-git’ler yaparak elektriği iletmektedirler ve bu sayede çok uzaklara kadar taşınabilinen, daha düşük maliyetli bir elektrik iletimi mümkündür.

Konunun üstesinden gelen Tesla sonuç itibarıyla Edison’dan primini alamaz ve hatta Edison onunla ‘Amerikan vize sistemini henüz anlamamışsın’ diyerek dalga geçer. Aslında o bir şakaydı sen ciddiye almışsın demek gibi bir şeydir bu. Tesla istifasını verir ve bir süre hayata küser. Bir yıl kadar geçimini sağlamak için yevmiye karşılığı kanal kazar. Edison ile Tesla’nın düşmanlığı bu olay ile başlar ve hiç sona ermez.

Çok parlak bir bilim adamı ve inanılmaz bir dahidir Tesla. Alternatif akım ile ilgili onlarca patent alır. AC için hidroelektrik santrallerini, elektrik üreten jeneratörleri, elektrik iletim hatlarını, elektrik trafolarını, transformatörlerini, endüsksiyon motorlarını icat eder. Bugün elektriği evimizdeki herhangi bir prize taşıyan bütün sistemin mucididir diyebiliriz. Komiktir ki, Edison, alternatif akımın zararlarını insanlara göstermek ve Tesla’nın icadını alt etmek amacıyla alternatif akımla çalışan ‘elektrikli sandalyeyi icat eder. Hatta o dönemde elektrik verilerek sokak ortasında hayvanlar öldürülür. Mesaj açıktır. Bu akım sizi öldürmeye yeterli, evinizde bundan istiyor musunuz?

Yukarıdaki resme bir bakın. Gördüğünüz şey bir Tesla bobinidir. Bu bobin, düşük voltajdaki elektriği çok yüksek voltajlar halinde havaya yayan bir iletim cihazıdır. Nasıl çalıştığına gelince, örnek olarak bahçe sulama fıskiyelerini düşünebilirsiniz. Tesla, bu alet sayesinde, insan sağlığını tehdit etmeyecek çok yüksek bir voltajı gökyüzüne göndererek, toprak ile gökyüzü arasında bir elektrik gerilimi sağlamayı hedefler. Eğer ışık istiyorsanız, sadece bir ampul almanız yeterli olacaktır. Çünkü Tesla bütün elektriği kablosuz olarak iletmenin peşindedir ve bunu yaptığı bazı deneyler ile de kanıtlamıştır. Tesla, bobini sayesinde, sadece elektriği değil, dünyanın herhangi bir yerine mesajlar, haberler, müzik ve hatta filmleri de kablosuz olarak iletebilecekti.

Bu projenin büyük ölçekteki finansmanını bir yatırımcı ile anlaşarak çözmüş ve ilk büyük istasyonunu kurmaya başlamıştır. İşin sonlarına gelmek üzereyken, beklenmeyen bir hadise olur. 12 Aralık 1901’de, Marconi, Atlantik üzerinden bir radyo sinyali iletmeyi başarır ve Radyonun babası olur. Tesla’nın yatırımcısı ise, Marconi’nin icadından etkilenerek, finans sponsorluğunu öteki tarafa kaydırır ve kablosuz elektrik bu tarihten sonra rafa kaldırılır. Marconi, radyonun babası ünvanını, Tesla’dan almış olsa bile, radyosunu çalıştırmak için kendisinin 17 kadar patentini kullanmıştır. Aslen Tesla radyoyu icat etmiş olsa dahi, tesla bobini için radyoyu ihmal etmiştir diye düşünmeliyiz, çünkü olan aynen budur.

Kablosuz elektrik, Marconi’nin radyoyu bulması ile uykuya dalarken Tesla şöyle der: ‘Dünya henüz buna hazır değildi. Zamanının çok ötesinde bir fikirdi. Ama aynı kanunlar, gelecekte bunu muhteşem bir başarıya çevirecektir’. Tesla’nın, aynı zamanda bundan 100 yıl kadar önce, güneş ve kozmik ışımalardan da elektrik üretilebileceğini ortaya koymuş olması ne kadar ilginç değil mi? Daha henüz biz bu teknolojiyi yeni yeni kullanmaya başladık.

Yaş ilerledikçe bizim dâhide bazı çılgınlıklar boy gösterir. Çok ileri fikirlerle ürettiği icatları insanlar tarafından yeterince anlaşılamadığından olsa gerek ki, biraz da agresifleşmeye başlar. Çılgınlıklar diyorum, çünkü onun fikirleri, insanları dehşete düşürmeye başlamıştı. Bir alarm saati büyüklüğündeki cihaz (deprem makinesi) ile binaları veya köprüleri birkaç saat içerisinde tuzla buz yapabiliyordu. Ya da ölüm ışını adını verdiği bir icadıyla, havada uçan düşman uçaklarını 400km öteden yok edebiliyordu.

2. Dünya savaşının patlak verdiği yıllarda Tesla’nın yaklaşık 200 adet patenti mevcuttu ve yüzlerce bilimsel makalesi bulunmaktaydı. Tesla, küçük bir otel odasında fakir halde geçirdiği 10 yılın ardından, ölü bulunur. Bütün bilimsel çalışmalarına Amerikan devleti el koyar. Ölüm sebebi, halen gizemini korumaktadır. Kimi insanlar ölümünden FBI’ı sorumlu tutan komplo teorileri üretirler. Neticede icatları, hükümet tarafından, yıkıcı olarak görülmektedir ve Nazilerin elinde geçmesinden korkulmaktadır.

Bugün etrafınıza baktığınızda çalışan bütün elektrik sisteminin mucidi bu adam, yaşasaydı, etrafımızda 3G gibi dolanan ve insan sağlığına hiçbir zararı olmayan bir elektrik akımı bulunacaktı. Araçlarımızın da aynı elektriği kullanma şansı olduğundan fosil yakıtlar çoğunlukla kullanılmayacaktı (ki bu teknoloji de hibrid araçlarıla yeniden kullanılmaya başlandı). Kazandığı bütün parayı insanlara faydalı olan icatlar üretmeye yönelik çalışmalar ve deneyler yapmaya harcayan bu büyük adam maalesef tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gitmiş gibi bekliyor. Buna en iyi örnek, halen çoğumuzun Edison’u elektriğin mucidi olarak görmemizdir. Bugün Tesla’nın o tozlu sayfalardaki fikirleri, tekrardan gözden geçirilerek, teknoloji üretiminde kullanılıyor. Çok yakın bir zamanda, tekrar eski itibarına kavuşacağından ise ben eminim. Orda gökte bir yerlerde seyrediyorsan, iyi seyirler Tesla. Az kaldı ben eminim. Sana da iyi seyirler sevgili okur..

Comments
  1. Metin Tiryaki

    Büyük adamdır Tesla ama kıymeti bilinmemiştir gerçekten. İcatları arasında uzaktan kumanda cihazı, x-ray, neon ışık, manyetik rezonans filan da vardır. (Kendisine ithafen Tesla adını alan bir rock grubunun da Magnetical Resonance diye bir albümü vardır o da efsanedir, mutlaka dinleyin.)
    Bir çok filme konu olmuştur (prestige vb.) ama daha yakından tanımak isterseniz “Tesla : Master of Lighning” diye bir belgeseli vardır, bir yerlerden bulup izleyin.
    Eline sağlık Erdal Baba, bizde Tesla’yı yacedttik sayende : )

  2. Emrah Gürkan

    Erdal’ım gercekten harika bir yazi olmus