Justin Bieber sendromu

Justin Bieber, malum dünyanın konuştuğu bir isim. Justin Bieber (Biber demek daha kolay ama neyse) 2 Mayıs’ta ülkemizde bir konser verecek. Anlayacağınız yurdum teanager kitlesi; “Alamanya’dan abimler gelmiş, evde bir şenlik havası” modunda tarifsiz bir coşku içerisinde.

Justin Bieber için peri masalının başlaması 2008 yılına dayanıyor. Onu 2008 yılında keşfeden menajeri Scoot Braun. Justin’in YouTube’a koyduğu videoları görüp beğenen Scoot Braun onu rap şarkıcısı Usher ile tanıştırdı, ardından da kurdukları şirketten bir albüm yaptı. İlk single’ı ‘One Time’ iyi bir çıkış yakalamış olsa da Bieber’ı fenomen haline getiren şarkı ‘Baby’ oldu.

Andy Warhol’un pop-art sloganı olmuş bir lafı vardır. Warhol der ki: Herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak.” Bieber, bu fırsatı doğru stratejiler ile kullanmış mutlu azınlıktan birisi . Aslında bu fenomen çok iyi yapılmış bir pazarlama eserinin ürünü. Hatta kimi uzmanlar bu çılgınlığı çağımızın en hızlı yayılan salgını olarak görüyorlar. Sosyal medya’da çok iyi örgütlenen Bieber hayranları kendilerine “Beliebers” diyorlar. Yani ‘Believe’ yani ‘İnan’ kelimesinden türetilmiş bir tanım. Bieber kardeşimin en büyük gücü elbette sosyal medya. Elemanı twitter’da 34 milyondan fazla insan takip ediyor. Buna ilaveten 43 milyondan fazla Facebook hayranı mevcut. Ayrıca YouTube’dan tüm şarkılarının tıklanma oranı 2.9 milyar. Evet yanlış duymadınız milyar. Neredeyse dünya nüfusunun yarısı.

 

Şimdi bu bağımlılığı daha somut açıklamak adına size bir olay anlatayım. Geçtiğimiz senenin sonlarında, ABD’nin Connecticut eyaleti Newton kentinde, Sandy Hook İlkokuluna silahlı bir saldırı düzenlendi. Bu saldırıda 20’si çocuk, 28 kişi hayatını kaybetti. Asıl hikaye burada başlıyor. Saldırının yapıldığı akşam, The Ellen Degeneres Show’un konuğu Justin Bieber. Fakat malum bu kötü olaydan dolayı, bütün kanallar yayın akışını kesip bu olaya odaklanıyorlar. Bu durumu gören elamanın hayranları yani beliebers’lar bir tweet yağmuruna başlamışlar. İşte o gece programın iptaline genç ergenlerin verdiği tepkilerden bazıları:

–  Ah! Bu aptal saldırı bütün haberlerde ve benim Ellen’im ve Justin’imi engelliyorlar! Çok kızgınım!

–  Eğer bu flaş haber Ellen’i engellerse benim için bitmiştir.

–  Kahretsin, sadece Ellen’ı izlemek istiyorum bu saldırıyı değil!

Aslında daha binlerce tweet var. Daha küfürlü daha sert. Bunlar en yumuşak olanları. İşte dünyanın geldiği son nokta ve geleceğimiz olan çocuklar. Petrolü bol ülkelere demokrasi getirmeyi amaç edinmiş bir ülkenin geleceği için umut bağladığı sanal yeni nesli!

 

Geçtiğimiz günlerde Bieber’ın, otel odasında esrar çekerken çekilmiş fotoğrafları basına yansımış, bu olayın hemen sonrasında Bieber, sütten çıkmış ak kaşık edasıyla bunun bir hata olduğunu söyleyerek hayranlarından özür dilemişti. Sevgili gençler üzgünüm ama Bieber; para, şöhret, sex ve uyuşturucu karesinde çoktan okeye dolanmaya başlamış haberiniz yok. Bu arada Türkiye konserinde, onunla tanışmak, fotoğraf çektirmek isteyen hayranları için özel bir paket hazırlanmış. Sudan ucuz sadece 2.750,00 TL. Alalım verelim Jsutin’e güç katalım hesabı. Fakat bildiğim kadarıyla bu paket tükenmiş durumda. Anlayacağınız araya çok güçlü torpil sokmanız gerekecek (mesela Barack Obama). Ne diyelim boynumuzu büküp; “Gerçekler acıdır, biber de acıdır, o halde gerçek biberdir.” mantık önermesine inanmaktan başka çaremiz yok. Peki bu konuda tek suçlu Justin Bierber’mı. Bence hayır. Bu sömürünün asıl suçluları onun sırtından milyonlarca doları cebe götüren, müziği bir sanat olarak değil, aksine para kazanmak için bir endüstri olarak gören zihniyet.

Son olarak sevgili gençler sakın benim için tıpkı Okan Bayülgen misali bir Youtube videosu hazırlayıp, o değerli zamanınızı boşa harcamayın. Darılırım cidden. Peki “sen o yaşlarda ne yapıyordun?” diye bir soru soruyorsanız. Şöyle bir cevap vereyim: Hatırladığım kadarıyla, “Salinger kitapları ile yaşadığım platonik aşkın doruklarındaydım.”