İşte Vans kaykay takımı

GENEL FOTO-BÜYÜK KULLINACAK, AÇALIMKaykayı seviyoruz. Ülkemizde kaykayın tanıtılması ve daha fazla kaykaycının yetişmesi için atılan her adımı da sonuna kadar destekliyoruz. Bu yüzden Vans’in bir kaykay takımı kurduğunu, üstelik bununla da kalmayıp bu takımı Türkiye turuna çıkardığını öğrendiğimizden beri, son derece heyecanlıyız.

Vans’in böyle bir takım kurmasında kuşkusuz, kaykay ve sokak kültürünün markanın DNA’larına köküne kadar işlemiş olmasının payı büyük. Nasıl işlemesin ki? Dile kolay, 1966’dan beri kaykay ayakkabıları üreten bir markadan söz ediyoruz. Steve Cabballero, Tony Alva ve Christian Hosoi gibi efsane isimler, Vans’in global kaykay takımının her zaman üyeleri olmuş.

1970’li yıllardan beri birçok ülkede bu sporu desteklemek için kaykay takımları kuran Vans’in bu takımlara yatırım yapmasındaki en önemli amacı, dünyanın dört bir yanında kayılacak keşfedilmemiş lokal spotları keşfedip, yerel kaykaycılarla bir araya gelmek.

İşte Vans Türkiye takımı da aynen bunu yaptı. Cenk Kuli, Can Uzer, Yiğit Akbıyık, Alphan Nukan, Ali Osman Ensar ve Alper Çanakçı’dan oluşan ve bu yılın başında Vans Türkiye kaykay takımı çatısı altında bir araya gelen kaykaycılar, 8–23 Mayıs tarihleri arasında ilk Türkiye turlarını başarıyla tamamladılar. Daha önce hiç kaymadıkları yerleri keşfettiler, yerel kaykaycılarla bir araya gelip görüş alışverişinde bulundular ve belki de hayatlarında hiç kaykaycı görmemiş insanlara bu sporu tanıttılar.

Altı arkadaşın macerası, 8 Mayıs’ta Bursa’dan start aldı. Bursa’da başlayan tur, sırasıyla İzmir, Ankara ve İstanbul’da tamamlandı. Normalde, her şehirde ortalama üç gün geçirilmesi planlanmışken, Antalya’daki aşırı yağmur yüzünden sporcular bu şehri rotalarından çıkarmak zorunda kaldı. İzmir’in önemi biraz daha farklıydı. Zira 1966–A European Skateboard Movie filminin ilk gösterimde de Vans takımı hazır bulundu.

takim

Yollarda verilen kaykay molaları ve ufak kazaların dışında ekip, su kanallarından kapalı pazar yerlerine, feribottan sıradan caddelere kadar hemen her yerde kayma imkanı buldu. Gece-gündüz demeden kayan sporcular, gittikleri yerlerde yerel kaykaycılarla buluşup sadece onların bildiği ya da daha önce denenmemiş spotlara yöneldiler.

Tabii her şey gülük gülistanlık değildi. Hem nasıl olsun ki? Tam 2000 km’lik bir yolculuktan söz ediyoruz. Örneğin Ankara’da Türkmenistan parkından güvenlik ekiplerince çıkarıldılar. Ya da İstanbul’da Bağdat Caddesi’nde kaykay yaptıkları için, soluğu karakolda aldılar. Bunların dışında kazası da bir hayli bol bir yolculuktu. Allahtan kafa göz yaracak kadar ciddi kazalar olmadı ama ekibin her üyesi bol bol düştü. Gerçi bu düşüşler sebebiyle Yiğit’in bileğinde hafif bir kırık olsa da, kaykay şovu durmadan devam etti.

Bu arada kaykay severlere güzel bir haberimiz var. 23 Mayıs’ta turu sonlandıran ekip, temmuz ayında çıkması planlanan 15 dakikalık bir kısa film ve fotoğraf kitapçığı üzerinde çalışmaya başladı. Çıkacak kitapçık skateshop’lardan ve bazı kafelerden ücretsiz olarak elde edilebilecek.