İstanbul’da Kuzey ışıkları..

tord1

Fosforlu ışıkların dans ettiği bir karanlıkta, denizin 20 bin fersah altında bir sessizlikte, hiç kıpırdamadan durduğunuzu ve yüzünüze serin bir rüzgarın vurduğunu hayal edin. İşte bu Kuzey havasıdır!

Cazı hep sevdim. Son yıllarda daha çok dinliyorum. Kuzey Avrupa cazıysa çok değil bundan birkaç yıl önce keşfettiğimden bu yana, vazgeçilmezlerim arasında.

Geçtiğimiz yıl ilk kez, nisan ayında Londra’da Southbank’te, Norveçli caz piyanisti  Tord Gustavsen’i dinlerken, kendi adıma isabetli bir keşif yapmış olmaktan memnundum.

Piyano, saksafon, davul ve kontrbastan oluşan Tord Gustavsen Ensemble, puslu mavi bir ışığın altında başka alemlerden sesleniyordu sanki. Tord Gustavsen olağanüstü güzel başı, siyah takım elbisesinin içinde dengesizce devinen ufak tefek vücuduyla hizmetkarının önünde saygıyla eğilen sadık, mağrur bir uşak gibiydi.

Tutkuluydu. Tutkulu insan salyangoz gibidir. Özsuyuyla tutunur tutunduğu şeye ve onu oradan koparıp almak zordur. O da piyanosuna böylesine tutunuyordu. Çekip alsan aniden kabuğunun içine saklanacak ve görünmez olacaktı sanki.

Sanatçının kibirli olanı makbul olabilir, çoğu da öyle olabilir ama olmayanı bulduğunuzda aradaki farkı çok net anlıyorsunuz. Tord Gustavsen kendini değil siyah Steinway’i devleştirdi gece boyunca. Queen Elisabeth Hall’daki yüzlerce kişi, o çalarken sahnede sadece piyanoyu ve bir ışık hüzmesini görüyorduk. Gecenin sonunda zorla, yutkunarak söylediği kelimelerle teşekkür edip aramızdan ayrıldı ve sanırım her nereden geldiyse oraya, uzayda bilmediğimiz bir yerlere geri döndü.

2MST_Tord+Gustavsen+Quartet09

Dün akşam bir kez daha, bu kez İstanbul’da dinledim Tord Gustavsen’i. Aksanat’ın cep sineması kıvamındaki “çok amaçlı salon”unda, küçük bir sahnede küçük bir kalabalığa çaldı. Yine aynı mağrur duruşu, tam, yerli yerindeydi.

Akbank Caz Günleri kapsamında sahne alan Tord Gustavsen dörtlüsü, 2012 yılının en iyi kuzeyli caz albümü sıfatına layık bulunan son albüm The Well’den çaldı biraz, biraz da yakında çıkacak olan yeni albümden.. Londra’da Southbank’te dinlediğimden farklı seslerdi duyduğum.. İstanbul’a pek yakışan tınılardı, biraz doğulu biraz batılı ama bütününde ne oralı ne de buralı.

3tord-gustavsen-quartet

Tord Gustavsen 1970 doğumlu, Oslo’da konservatuar okumuş, ayrıca psikoloji lisans derecesi var. Bitirme tezi “The Dialectical Eroticism of Improvisation” adını taşıyor ve müziği hakkında önemli ipuçları veriyor. Merak edenler bu tezi ve Gustavsen’in müzikal düşleri hakkında daha fazlasını, kişisel web sitesi www.tordg.no’da bulabilir.

Uzun yıllar Kuzey Avrupa’nın önde gelen caz sanatçılarına eşlik ettikten sonra kendi triosuyla EMC’den 4 şahane albüm çıkaran Tord Gustavsen’in Quartet’i ise 2008 tarihli bir proje. Piyanoda Gustavsen, davulda Jarle Vespestad, kontrbasta Mats Eilertsen ve saksafonda Tore Brunborg’dan oluşan dörtlünün The Well’i de ismiyle müstesna: Güzel ve şifalı. Hazır kar yağarken ister sıcak saleple ister bir kadeh viskiyle buyrun buradan başlayın dinlemeye:

YouTube Preview Image