“İçeriden Ölmek” de mi mümkün?

Evet, kesinlikle mümkün. Ölümün binbir türlü hali var malumunuz, “içeriden ölmek” de bunlardan biri. Bunun belki de en güzel anlatıldığı kitaplardan biridir Robert Silverberg’in “İçeriden Ölmek”i. İngilizce’den çeviri romanları pek tercih etmesem de çeviriler ve tavsiyeler iyi olunca cazibesine dayanamadığım kitaplar oluyor arada ve “İçeriden Ölmek” in kelimeleri de tatilde tükettiğim kelimelere dahil. Hatta “İyi ki de tüketmişim ben bunu, bir yüz kere daha tüketirim” dediklerimden.

Romanımız 1972 yılında yazılmış ancak dilimize İthaki Yayınları tarafından  Elif Ersavcı çevirmenliğinde yeni aktarılmış 2011 yılında. İthaki Yayınları’nın Başka Kitaplar serisine dahil romanımız ki Başka Kitaplar serisi “E(leştiri) vitamini, ironi ve kara mizah” içeren kitaplardan oluşuyor. Bu tarz “başka” eserleri sevenlere ayriyeten tavsiyemdir bu seri.

Romanımız David Selig adında, zihin okuma becerisine sahip, orta yaşlı bir adamın hikayesini anlatıyor. Kitap ilerledikçe geriye dönüşler ile Selig’in çocukluğundan başlayıp yavaş yavaş hayat hikayesini ve bugüne nasıl geldiğini öğreniyoruz. Selig’in derdi zihin okuma yetisini yaşı ilerledikçe kaybediyor olması. Roman bunun etrafında dönüyor ve Selig bizlere nasıl “içeriden öldüğünü” anlatıyor roman boyunca.

Kitabın benim için en çarpıcı özelliklerinden biri çevirinin iyi olması. İyi çevirilerin az bulunduğu ülkemde böyle eserler bulunca kaçırmamak gerekiyor. Elif Ersavcı’yı çeviri konusunda kesinlikle tebrik etmek gerekiyor zira birkaç dizgi hatası hariç çeviride hiçbir pürüz yok. En önemlisi çeviri “çeviri kokmuyor.” Orijinali Türkçe olan bir roman okuyormuşsunuz hissi uyandırıyor ve bu da kitabı soluksuz okumanızı sağlıyor.

1935 doğumlu Amerikalı yazar, Hugo ve Nebula ödüllerini kazanarak önemli bir başarının altına imza attı.

Kitabın kurgusu ve düzeni ise beni kendine hayran bırakan başka bir özelliği. Kitap boyunca Selig’in aklında dolaşıyor olmamız bize sanki bir zihin okuma yetisi veriyor ve biz de kendimizi bir Selig olarak görüyoruz. Kitabın kurguyu mükemmelleştiren diğer bir yanı da meşhur referansları. Selig çok entelektüel bir adam ve hikayesini bizlere aktarırken bir sürü referans kullanıyor; Shakespeare’den tutun Dante’ye, Freud’a, Kierkegaard’a, Beauvoir’a kadar bir çok ismin referansları var kitapta. Selig edebiyat, bilim, sanat ve diğer birçok açıdan ufkunuzu geliştirmenize yardımcı oluyor. Kitabın düzenine gelecek olursak, düzen ile kastettiğim bölüm ayırımları ve bölüm düzenleri. Kitabımız bölümlerden oluşuyor ve bu bölümlerden bazıları Selig’in para kazanmak için üniversite öğrencilerine yazdığı dönem ödevlerinden oluşuyor. Kâh Kafka’nın romanları üzerine yazıyor Selig kâh entropi üzerine. Bu bölümleri okumak ayrı bir keyif çünkü sizi ana anlatıdan uzaklaştırıp Selig’in dünyasına biraz daha girmenizi sağlıyor. Hem de yapısal olarak da farklı oldukları için yazar aynı zamanda araya “başkaldırılar” eklemiş oluyor.

Kitabın benim için sorunlu tek yanı sonuydu. Sonu biraz optimistik bitiyor ve kitabın geri kalanına göre biraz sönük kalıyor benim görüşüme göre. Daha iyi bir son bekliyordum okurken ama sonunun böyle olması kitabın geri kalanının güzelliğine asla gölge düşüremiyor. Eğer kitabı okursanız eminim siz de akıl okuma yetinizin olup olmadığını komik bir şekilde kontrol edecek, entropi üzerine kafa yoracak ve içeriden ölüp ölmediğinizi sorgulayacaksınız. Şimdiden iyi okumalar.

Künye: İçeriden Ölmek. Robert Silverberg. Çeviri: Elif Ersavcı. İthaki, 2011.

Comments
  1. Doğu

    merak ediyordum, şimdi merakım iyice arttı. okuyacağım…