‘İcat Çıkaran’ hatun kişiler…

Son zamanların fenomeni olan dizi ‘Seksenler’de bir ‘icat çıkarma yauv!’ mevzusu var ki bugünün konusunun çıkış noktasını oluşturmakta. Bilmeyenlere hemen diziden kısacık bahsedeyim ki durum net olarak anlaşılabilsin. Seksenli yılların ilk durağında henüz darbe  ile darp edilmemiş memleketimden insan, mahalle ve aile manzaralarının anlatıldığı dizide bir aile babasını oynayan Rasim Öztekin ev hanımlığı ile meşgul olan karısının zaruri yada gereksiz her isteğine (bkz: icat çıkarma yauv!) hanımsavar cümlesiyle yanıt vermektedir. Hevesi kursağında kalan ev hanımının ‘zaten sizin gibiler yüzünden memlekette bir şey icat edilmiyor’ demesi o an kafamda şimşekleri çaktırır!

Akabinde memleketimde neler icat edilmiştir sorusuyla girip, daha sonra hemcinslerine faydası olan icatları yapan kadın mucitler kimlerdir sorusuna dönüşen merak fırtınası başladı. Merakımı gidermek için bundan altı yıl önce elime geçmiş ama gerekli ilgi ve alakayı tarafımdan görememiş olan National Geographic çıkışlı Büyük Buluşlar kitabını yakınıma alıverdim. Üzülerek belirtmeliyim ki çok fazla kadın mucit ya da icat bulamadım bu nadide eserin içerisinde! Az olsun öz olsun dedim ve aşağıda sıraladım dişil mucitleri :

 

Bulaşık Makinesi: Annem bana kalır!

Bulaşık belasından bizi kurtaran bu icadı bir erkeğin icat etmesini zaten beklemiyorduk. Fakat ben on çocuklu bulaşık yıkamaktan bitap düşmüş bir annenin hüneridir bu diye düşünürken durum hiç de öyle değilmiş. İcadın mucidi Jasephine G. Cochron oldukça varlıklı sosyetenin ileri gelenlerinden bir hatunmuş. Sürekli verdiği partiler, yemekli toplantılar sonrasında değerli porselen tabaklarını kırmasınlar diye hizmetçilerin dokunmasına izin vermeyip tek tek bulaşıkları kendisi yıkıyormuş. Sonradan başa çıkamamış olacak ki kafayı bu işe iyice takmış. Oldukçada yüklü bir miktar harcadığı çalışmalarını altı yıl sürdürmüş ve sonunda vakıf olmuş. O dönem bulaşık makinesi için 30’u aşkın kadın patent almış olsa da en başarılı olan J. Cochran’ın icadı olmuş.  Gerçi makineyi pazarlama sürecinde ‘Bugünkü aklım olsaydı, bu işe girişmeye cesaret edemezdim’  diyerek icat sürecinden daha fazla zahmet çektiğini belirtmiş. Ama zahmetine değmiş değil mi?

Sutyen :  Can kurtaran geldi!

Her ne kadar özgürlük düşkünleri için sutyen kullanmak özellikle sıcak yaz aylarında işkence gibi gelse de itiraf edelim yer çekiminin oluşturacağı sonuçlara karşı önemli bir kalkandır. Daha beterinden (bkz: korse) bizi kurtarmış olması bir yana türlü görsel kaygıları anında ortadan kaldırabilir. Etkili olduğu diğer alanları artık okuyucunun hayal gücüne bırakıp sadede geliyorum…

Bir kaynağa göre 1913 yılında Mary Phelps Jacop aldığı korsenin bir türlü elbisesine uymaması sonucu canı burnuna gelir ve hizmetçisi Marie’nin yardımı ve birazda biçki dikiş hüneriyle bugünkü sutyenden çok uzak bir modeli yaratırlar. Tabi M. Jacop daha sonra bu modeli geliştirip 1914 yılında patentini alır. Artan ilginin sonucu elde birkaç yüz adet ürün üretse de pazarlama sıkıntısını aşamaz. Bunun sonucunda icadın patentini 1500 Dolar karşılığında Warner Kardeşler korse şirketine satar. Not: Bazı kaynaklar Marie Tucek’in 1893’de ilk sutyeni yaratıp patentini aldığını söylüyor. O kaynaklara göre Mary sadece daha kullanışlısını üretmiştir.

Bebek Bezi : Kullan at devri!

Vakti zamanında bebeklerin altına bağlanan geleneksel kumaş bezlerin üzerine bir de naylon külot giydiriliyormuş. Bu durumda çocukların ciltleri pişik, bezleri yıkayıp paklamak zorunda olan annelerinse ellerli harap oluyormuş. Bu durum bir kadının kariyerini bırakıp çoluk çocuğa karışmasıyla son bulmuş. Nasıl mı?

Marion Donovan İngiliz Edebiyatı okuyup uzun süre Harper’s Bazaar ve Vogue dergilerinde çalışmış bir güzellik editörüyken hayatının aşkını bulup evlenmiş olacak ki işten güçten elini eteğini çekmiş. Bebek sahibi olunca çekilen malum sıkıntılar onu çeşitli bezlerle deneyler yapmaya sevk etmiş. Uzun süre denedikten sonra en iyi çözümün paraşüt naylonu olduğuna karar veren Donovan  1949’da sızdırmaz çocuk bezi külotunu satışa sunmuş. Akabinde tek kullanımlık çocuk bezini de geliştirmiş. Fikir çok tutsa da Donovan talebi karşılayamayacağı için patenti Keko Corporation’a satmış. Geliştirilen ürün günümüzün modellerine kadar uzanıp anne babaların hayatını kurtarmış…

Aslında kadının hayatını kolaylaştıran kadın mucitler bu kadarla sınırlı değil ama yerimiz sınırlı merak edenler daha fazlası için biraz araştırma yapacaklar artık… Kaynağım National Geographic – Büyük Buluşlar. İyi okumalar, sevgiler :)

 

Ve Tanrı Kadını Yarattı diyelim mi? ( Brigitte Bardot Dans)

YouTube Preview Image

 

Comments
  1. Esra

    Yazının sadece “sutyen” kısmı ile ilgilenmiş olmamın sebebi, bekar ve asla doğum yapmayacak bir kadın olmam değil öncelikle onu belirteyim 😀
    Fakat hep merak ettiğim bir durumdur, sütyen mi yoksa sutyen mi yoksa südyen mi diye yazıldığı? Üşenmedim tıkladım TDK’ ya; kullandıkları tanımlamayı “vuuhuu baby” tepkisi ile okusam da şaştım kaldım, çünkü ikisini de yazmışlar ama hangisi doğru belirtilmemiş :/ Normalde hatalı olanı yazmazlardı, fakat bu kelime için “bknz” yönlendirilmesi kullanılmış. Umarım siz de bana icat çıkarma demezsiniz ama bu kelimeyi pek sık kullanıyoruz ve ben gerçekten merak ediyorum hangi yazılış doğru? Siz sutyen yazmışsınız, sanırım doğru ki, şimdi fark ettim; bu yorumu yazarken, diğer iki yazdığım kelimenin altı kırmızılanmış 😀 Kendi etti kendi buldu gibi oldu sanırım 😀

    • Ebru Şenkartal

      selam esra valla yorumunu yeni gördüm aynı mevzuya kafayı takıp ufak bir araştırma yaptım tabi ki 😀 sanırım doğru yazılışı kullandım değilse da affola :)

    • serdar

      bırakın bu işleri benim başıma icat çıkarmayın yauvv 😀